Acı verici bir ayrılık hikayesinden araba kazasına, hepimiz hayatımızda bize büyük acı veren olayları hatırlarız. Ancak, bir deneyim sinir sistemimizin stres ile taşmasına neden olduğunda, bu bir tür psikolojik yara izi oluşturabilir. Buna, “travma” adı verilir. Travmaya dayalı terapi, yaşanılan travmanın etkilerini yönetmenize ve bu etkilerden iyileşmenize yardımcı olabilir.

Travma terapisi nedir?

Travma terapisi, yaşadığınız travmatik bir olayın ruh sağlığınız üzerindeki etkilerini azaltmayı amaçlayan psikolojik bir tedavi uygulamasıdır. Yapılan pek çok araştırma, her 2 kişiden 1’inin yaşamının bir döneminde travmatik bir olay yaşadığını göstermektedir. Travmalar, her cinsiyetten, yaştan, ırktan, cinsel yönelimden ve kökenden insanı etkileyebilir. Travmaların etkileri fazlasıyla ağır olsa da, iyileşme mümkündür. Travma terapisi, travma sonrası stres bozukluğu dahil olmak üzere, travmanın etkilerini ele almak için özel olarak tasarlanmış terapi yöntemleridir. Bilişsel davranışçı terapi veya yeniden işleme terapisi gibi travma tedavilerinde temel hedef; baş etme becerilerinin geliştirilmesi, kendi içinde ve yaşamın diğer alanlarında güvenliğin sağlanması, ardından travmayı güvenli bir ortamda hatırlamak, yas tutmak ve acının üstesinden gelmek ve son olarak da olup bitenleri bütünleştirerek sıradan yaşamla yeniden bağlantı kurmayı içerir.

Akut ve kronik travma

Akut ve kronik travma arasındaki farklar; “Tek bir travmatik olaydan hemen sonra akut travma yaşayabilirsiniz. Belirtileri, bazen 3 gün bazen de 1 aya kadar sürebilir. Ayrıca savaş, terör, doğal afetler, araba kazaları, ciddi tıbbi olaylar, fiziksel şiddet ve cinsel saldırılarda da akut travmalar görülebilir. Bazı kişiler, travmatik bir olay yaşadıktan sonra kısa sürede iyileşebilir. Ancak, bazı kişilerde “travma sonrası stres bozukluğu” da görülebilir. Kronik travmalarda ise travma; istismar, aile içi şiddet gibi üzücü olaylara uzun süre maruz kalmak nedeniyle gelişebilir. Ayrıca, dünyadaki olumsuzlukların da büyük etkileri olabilir. Örneğin pandemi döneminde, dünyada gelişen olayların sizi nasıl etkileyebildiği de bir başka örnektir. Küresel çapta yetkililerin açıklamaları veya yapılan bilimsel açıklamalar hem çocuklar hem de yetişkinler üzerinde benzeri görülmemiş travmalara neden olmuştur.

Travmalar için en iyi tedavi hangisidir?

Herkesin bir travma karşısındaki tepkisi farklıdır. Dolayısıyla, bir hasta için yardımcı olabilecek bir yöntem, diğeri için faydalı olmayabilir. Bu, travma terapisinde herkes için işe yarayan tek bir yol olmadığı anlamına gelmektedir. Bilişsel davranışçı terapi (CBT), travmalara karşı genellikle ilk savunma hattı olarak kabul edilmektedir. Yapılan araştırmalar, CBT’nin travma sonrası stres bozukluğu dahil travma ile ilgili semptomları hafifletmede etkili olabileceğini göstermektedir.

CBT, yararsız düşünce kalıplarını tanımlamanıza, zor durumlarla başa çıkmak için başa çıkma becerilerini öğrenmenize ve diğer insanların neden öyle davrandıklarını daha iyi anlamanıza yardımcı olarak çalışır. Bilişsel davranışçı terapinin travmadan iyileşmenize ne kadar sürede yardımcı olabileceği ile ilgili belirlenmiş net bir süre yoktur. Hastanın gelişmesine bağlı olarak, bazen birkaç ay sürebilir. Bu süre, bazen de birkaç yıla kadar uzayabilir.

Erkılınç: Nitelikli yayınları ve istihdam olanaklarını koruyacağız Erkılınç: Nitelikli yayınları ve istihdam olanaklarını koruyacağız

Travma için alternatif terapiler

Travma tedavisi için bir dizi terapi yöntemi umut verici görünse de, bu alanlarda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Bazı tamamlayıcı tedavilerin de terapileri desteklediği bilinmektedir. Bunlar arasında; akupunktur, derin nefes egzersizleri, meditasyon, yoga, Tai Chi, aerobik egzersizi de yer alır. Araştırmalar, bu uygulamaların hem sinir sistemini rahatlattığı, kardiyovasküler sağlığı iyileştirdiği ve kilo yönetimini iyileştirdiği hem de travma sonrası stres bozukluğu belirtilerini hafifletebildiğini bulmuştur. Bu yöntemlerin dışında, kişinin dengeli bir yaşam tarzı sürmeye çalışması da önemlidir. Yapabiliyorsanız, her gün 7-8 saat arasında kaliteli uyku çekin ve besin değeri yüksek gıdaları bol miktarda tüketmeye çalışın. Mümkün olduğunca rahatlama tekniklerini sık tekrarlayın. Sevdiklerinizle düzenli olarak bağlantı kurmak için vakit ayırmak da iyi bir fikirdir.

Kaynak: Haber Merkezi