Her akşam duvarın dibinde şilte üzerine uzanarak battaniyeye sarılmak… Ne kuru ekmek var, ne bir kaşık çorba; ne ellerini ısıtacakları bir soba, ne eğri büğrü de olsa bir mangal... En önemlisiyse sevgi ortamının olmayışıdır. Halepli bunları yaşarken mevsimin kışa döndüğünü de göz ardı etmemek gerek...
Kimisi yollara düşmüş göç etmiş, kimisi IŞİD’in eline geçmiş; kimisi hor görülmüş dövülmüş, kimisi iteklenmiş sövülmüş. Nice insanın anasını babasını, eşini çocuğunu, akrabasını ve yakınını kaybettiğini, ciğerinden parça koptuğunu unutmayalım.
Osmanlı döneminde Halep
Tarihte her zaman büyük öneme sahip bir şehir olmuştur. Şehir dokumacılığı, meşhur sabunları, ticari faaliyetleri, altın çarşıları ve mimarisiyle dikkat çekmiştir. “Halep oradaysa arşın buradadır” tümcesi, deyimlerimiz arasında yerini almış, Âşık Ömer’in “İşte geldim gidiyorum, şen olasın Halep şehri” dizesi, Halep’i Türk edebiyatının içine çekmiştir.
Halep, Hama ve Rumkale tarafları, hâssa-i hümâyûn için bülbül toplamaya gidilen bir yerdir.[i]
Kıbrıs’taki kalelerin -özellikle Magosa- tamiri için yeterli sayıda duvarcı ve marangoz ustası alet ve edevatıyla birlikte Halep ve Şam’dan gönderilmiştir.[ii] Barut için güherçile,[iii] kıyafet ve kereste[iv] bazı dönemlerde Halep’ten temin edilmiştir.
I.Dünya Harbi ezici ağırlığını Halep üzerinde de hissettirmiştir. 7’nci Ordu’nun ve Yıldırım Ordularının harekât alanı içinde kalmıştır.
Günümüzde Halep
2012 yılına kadar dört milyon insanın yaşadığı Halep, şimdi adeta bir hayalet şehirdir. Basında çıkan bombalama resimlerine bakınca tarihi yapıların ciddi anlamda zarara uğradığını görüyoruz. Şehir, Suriye’nin ticaret merkezi olma özelliğini de yitirmiştir.
Savaştan sonra yüzbinlerce insan evlerinden uzakta ve ağır kış şartları altında yaşam mücadelesi vermektedir. İdlip kırsalında hayat mücadelesi veren insanlara Türkiye bütün olanaklarıyla yardım elini uzatmış ve masum insanları kanatları altına almıştır.
Yardım ve destek
Aylarca muhasara altında olan Halep için Türkiye yardım seferberliğine girişmiştir. Son günlerde dar alanlarda kalmış insanlar için Türkiye müdahil olmuş, gerek onların Türkiye’ye gelmelerinin sağlanması gerekse yardım malzemesi gönderilmesi için insanî koridoru açmıştır.
Halep’ten tahliye edilenlerin ilk andan itibaren sınırda karşılanmasıyla başlayan süreç, çadır kentlerin kurulması ve göç edenlerin çadır kentlere yerleştirilip ihtiyaçlarının karşılanmasıyla devam etmiştir. Kızılay ve AFAD gibi devlet ile koordineli çalışan kurumların organize etmesiyle göç edenler İdlip’te on binlerce kişilik çadır kentlere yerleştirilmiştir.
Temenniler
Anadolu Ajansı tarafından çekilmiş resimler zaman zaman metro istasyonlarında sergilenmektedir. Bu resimlere baktıkça olayın ciddiyetini net şekilde anlayabiliyoruz. Ve tabii ki, İstanbul’da zor şartlar altında hayat mücadelelerini sürdüren Suriyeli kardeşlerimizin nasıl bir badireden kaçtıklarını net olarak görebiliyoruz.
Türk insanının kardeşlik duygusu hiçbir zaman eksilmemiş, Türk insanı Halepli kardeşlerine şefkat dolu kucağını açmıştır. Temennimiz mevcut durumun bir an önce sona ermesi, hakça ve insanca bir yaşamın yeniden vücut bulmasıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.