21 Kasım 2017 Salı

Yatırımlar değerlendirildi

YURTTAŞLIK VE İSPİYON

06 Kasım 2017, 20:55
Bu makale 754 kez okundu
RAFET ASLAN

 Bir ülke düşünün, kuralsızlık diz boyu, yapanın yanına kalıyor. Aynı suçu defalalarca işleyen adam, ya adliye binasının arka kapısından, ya da ceza evini nezaket ziyaretinden sonra, tekrar aramıza katılıyor.

Bütün bunlar da yetmiyor. İşlediği suçların yükselişine basamak olduğu bu ülkede, “ben ceza evindeyken” söylemini her konuya başlık yapıyor. Ne yazık ki toplumun büyük bir bölümünde karşılık bulan bu ilşki tarzı, suça teşvik değilse bile suçluya itibar ve saygınlık kazandırıyor.
Peki; bu yanlışın nedeni nedir, nasıl değişir ve önlenebilir? Ya da “kardeşim burada bir yanlışlık ve rahatsılık yok” diyorsanız devam edin.
Bazı konularda cezaların yetersiz olduğunu kabul edelim. Ama ceza evleri suçluları topluma kazandırıcı, tedavi edici değil, adamın yıllarca orada bilenip dışarı çıktığında, üstüne şahitlik yapanı, kendisini şikayet ya da ihbar edeni, içerideyken kendisine destek olmayanları, içeriden verdiği emirleri yerine getirmeyenleri intikam listesine alıyor.
Ayrıca bizim sistemimizde, önleyici hizmet anlayışı yok. Suç potansiyeli olan ve suçluluğu tesçillenmiş kişilerin bile, ilgili birimlere şikayet ve ihbar edilmesi değerlendirilmiyor. Suçun işlenmiş olması esas alınıyor.
Bir olayı ihbar eden, suçluyu ve suçu güvenlik kuvvetlerine bildiren insan adeta suçu işleyene teslimi yapılmaktadır.“Bak ağabeyciğim, senin suç işlediğini bize bildiren kişi şudur, artık gerisi sana kalmış. Bizden söylemesi diyorlar.
Bence eksik yapıyorlar. İhbar ederek güvenlik güçlerine yardımcı olan o ispiyoncu hainin adresini ve kendisini suçlunun bulması konusunda da yardımcı olunmalı. Yoksa o haddini bilmez, yarın işlenmiş bir cinayeti, kaçırılan bir çocuğu, uyuşturucu baronlarını, tanık olduğu yolsuzluk ve hırsızlığı güvenlik güçlerine, savcılık makamına bildirme gaflet ve ihanetinde bulunabilir.
Bizim ispiyonculuk olarak bildiğimiz, arkadaşımızı dostumuzu satmak olarak bildiğimiz bazı değerleri, gelişmiş ülkelerin okullarında yurttaşlık görevi olarak çocuklara öğretiyorlar.
Almanya’da Türk komşusu ile pikniğe giden Alman aile, trafikte hiç kimsenin görmediği, teknik olarak tespit edilemeyecek trafik suçunu, polise bildiriyor. Bunu öğrenen Türk komşu ona sitemlerini bildirdiğinde, Alman komşunun cevabı; “Sizin komşuya ihanet zannettiğiniz, bilerek yaptığınız kuralsızlık, çevrenizde yaşayan insanlara yapılmış bir ihanettir. Eğer ben bunu yetkili kurumlara bildirmeseydim, benimki de ülkeme ihanet olurdu.”Demiş.
Peki biz ne zaman güvenlik güçlerine yardımcı olmadan suçun, pisliğin önlenemeyeceğini öğreneceğiz. Devlet kurumları, kendisini bilgilendiren, devletine yardımcı olan vatandaşını ele vermeyeceğinin, hatta onu koruyacağının teminatını nasıl ve ne zaman verecek. 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV