Bir din adamımızdan

Düzce-Akçakoca ilçe müftüsü Selânik göçmenlerinin Sabetayist olduğunu ve Müslüman olmadığını söylemiş. Tabii Selânik göçmenleri ayağa kalkmış. Bazı kalın kafalıların halkı bölmek, İslamiyet’in hoşgörüsünü ve mütedeyyin Müslüman olmanın asaletini fark edememek, Kur’an-ı Kerim’in bir adım önüne geçmek gibi derdi vardır. Bence daha da önemlisi insan olduklarının farkında değildirler.

Bir başka din adamımız

Ayasofya’da Cumhurbaşkanı’nın önünde konuşan imam,

“…Bu ve bu gibi mabedler, mabed olarak devam ettirmek için inşa edilmiştir, hediye edilmiştir.

Daha sonra okuduğu “…Öyle bir zaman geldi ki, bir asır gibi bir zaman içerisinde ezan, namaz ve her şey yasak oldu ve müze haline çevrildi…

Evet, onlardan daha zalim ve kâfir kim olabilir?” ayetiyle sözlerine devam ederek “… Bir daha bu zihniyetin bu ümmetin başına gelmesini mukadder buyurma ya Rab!” demiştir.

Aldıkları maaşta o vatandaşlarımızın da vergileri, harçları, hakları vardır. Ya şimdi haklarını helâl etmezlerse? Üç beş kişi olsa helâlleşirsin de nerede bulacaksınız hepsini be cahil adamlar!

Başka bir din adamı

2017 yılının Haziran ayında da Hasan Akar isimli Hoca, “1938’de geberen p…” ve annesi Zübeyde Hanım için de “Selanik’te resmi kayıtlarda g…..’de çalışıyor” demişti. Yapılan tahkikat sonucu hakkında yakalama kararı çıkarılmış, ancak adresinde bulunamadığı bildirilmişti.

Cahiller ve meczuplar

2018 yılında Kocaeli’de iki gençten adı Yusuf olan kişi, Atatürk büstünün önünde Atatürk’e kinini kusmaya kalkmıştı. Diğer arkadaşı ise görüntüyü çekmişti. Polisler bu iki kişiyi yakalamış ve mahkemeye sevk etmişlerdi. Bu kişiler tutuklanmışlardı.                            ***                           ***

Sonuç

Toplum olarak devlet yıkıp yeniden kurmaya ve birbirimizle kavga etmeye mütemayil bir milletiz. Her yıkılışta işbirlikçi hainlerin var olduğunu görmek mümkündür, tıpkı bugün olduğu gibi… Tarihteki Türk devletlerine bakınız.

Devletimiz bugün iki acımasız terör örgütüne, emperyalist devletlere ve ekonomik güçlere karşı amansız bir mücadele vermektedir. Mücadele bugün için başarılıdır ve etkindir. Mücadelenin başarıya ulaşmaması için dış mihraklar ve içeride işbirlikçiler toplumu kaynatmaya devam ediyorlar.

Türkiye, bir iç savaşın eşiğinden dönmüştür. Polis askere, asker halka ve polise silah kullanmıştır. Halk ve silahlı güçler birbirine kırdırılmak istenmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, Cumhuriyet öncesi ve sonrasında meydana gelen irticaî ayaklanmaların yüz yıl sonra tekerrür etmiş olmasıdır.

Unutmayın, yüz sene sonra da bugünkü örgütü ve liderini yaşatacak birileri çıkacaktır. İrtica, bu memlekette kanserojen yapıdadır ve sökülüp atılması çok zordur. Bugün devletimiz yaralarını kendi kendine sarmak zorunda kalmıştır. Batı’nın ne kadar destek (!) verdiği ve ne kadar dostça davrandığı ortadadır.

Yunanistan Başbakanı Mitçotakis de Batı Trakya Türkleri ile ilgili sorun yaşıyor. Türk köylerine Pomak köyleri, azınlık çocuklarına da Yunan çocukları diyor. Komşu, karıştırma yapmaktan vaz geçmeye niyetiniz yok galiba?

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.