Yedirmeyiz

    Son yılların moda lâfı, “yedirmeyiz”… Kediye eti, kurda kuzuyu, çakala tavuğu… Hem ramazan ayını hem Kadir gecesini, hem de bir milli günü birlikte yaşıyoruz. Bu sözler ekranlarda son günlerde daha fazla duyulmaya başladı. Bir de işin tehdit boyutu da var tabii.

    “Çakala tavuğu yedirmeyiz” deriz de, ensesi kalın gırtlak çapı büyük olan kişiler kul hakkını, kamu malını, haksız kazancı yiyince böyle demez, hesap sormayız.

 

***                        ***                         ***

Yanlış anlama (!)

    19 Mayıs 1919… Atatürk’ün Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı Koronavirüs nedeniyle sessiz sedasız idrak ettik. İnsanın meczubu olur da basının, kanalın, idarecinin meczubu olmaz mı? Olmaz olur mu canım, o nasıl söz? Önce bildiklerimizi masaya yatıralım:

  • Cumhuriyet tarihi bilgisine son derece vakıf olan ünlü sporcularımızdan biri 19 Mayıs

Atatürk’ü Anma ve Çocuk Bayramı’nı kutladı (!). İyi ki birisi bu tarihin yılını da sormadı.

  • Geçen yılki kutlamalarda ben sormuştum birine, Samsun Savaşları nerede oldu diye (!).

“Kıbrıs’ın yanında” şeklinde cevap almıştım. Gemlik kazası Umurbey köyünde doğan Celâl Bayar’ın Milli Mücadele’deki rolünü birkaç Gemlikliye sormuş ve ağızlarından tek söz alamamıştım.

  • Bir televizyon kanalımızda 19 Mayıs günü, “Atatürk’ü Anma ve Cumhuriyet Bayramı”

şeklinde ekranlara yansıtılmıştı. Gerçi ilgili kişi hakkında inceleme başlatılmış, ama nasıl bir sonuç çıkacak bilemeyiz.

 

***                        ***                         ***

 

    Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, “Kadir Gecesi” ile 19 Mayıs gününde buluştu. Akşamleyin ısrarla kanalları taradım. Yine malum kanallarda bu milli güne yer verilmezken yapılan dualarda da Atatürk’ün ismi zikredilmedi. Bana çok üzüntü veren bu durumu her milli günün sonrasında düşünürüm. Sorun, milli eğitim politikamızın yetersizliğinde… Atatürk yeteri kadar tanıtılamamıştır.

    Atatürk adının dualarda yer almamasının nedeni de din işleri politikamızın yetersizliğindedir. Bir de işin içine FETÖ zihniyeti girince mesele içinden çıkılmaz hal almıştır. İlkokul yıllarımızda başlayan Kur’an’ı öğrenme gayretleri, sadece süre ezberlemekle geçmişti. 33 yaşımdan beri Kur’an-ı Kerim’i diğer kutsal kitaplarla karşılaştıra karşılaştıra okurum.

    Anlayamadıklarımı başka bilim adamları ve yayınlardan öğrenmeye çalışırım. Televizyon kanallarında yapılan dualarda Cumhuriyet’in kurucusuna dua edilmemesi üzüntü verici bir şeydir. Kaldı ki, Ermeni ve Yahudi vatandaşlarımız kendi dini mabetlerinde Cumhuriyetimizin kurucusu için dua ederler. Atatürk, hepimizin anlayabilmesi için Kur’an-ı Kerim’i Türkçeye de çevirttirmiştir.

    Bu işin ayıbı kime aittir? 

     

***                        ***                         ***

 

    Cumhuriyet Arşivi kayıtlarında gözüme çarpan bir hususu ilginç buldum. Burada zikretmek ve sizlerle paylaşmak istiyorum.

    14 Eylül 1950 tarih ve 123-71-9 kayıt numaralı belgede, “Pathe News, Warners Brothers ve Paramount Aktualite haber filmleri merkezi muhabirlerinin çektikleri Zafer Bayramı törenleriyle ilgili filmlerin banyo yapılmak üzere yurt dışına çıkarılmasına izin verilmesi…”açıklaması vardır.

    Acaba bu filmler şimdiye kadar izlediğimiz görüntüleri mi içeriyor, yoksa daha farklı bir boyutu mu var?

 

***                               ***                              ***

 

    Yine Cumhuriyet Arşivi kayıtlarında, 20 Aralık 1925 tarih ve 16-79-16 kayıt numarasında “Kurtuluş Savaşı sırasında Avranya-Samsun vapurunu Yunanlardan elde edenlerin vârislerine

Deniz Ganimetleri Kanunu gereğince verilecek hisselerin sahipleri ve miktarları” denmektedir.

Bu vapurun safahatı hakkında bir araştırma var mıdır? Vârislerine hisselerini sormayalım ama emtia cinsleri nelerdir acaba?

 

***                               ***                              ***

 

    28 Mayıs 1925 tarih ve 15-82-1 kayıt numarasında ise, “Türk Tayyare Cemiyeti’nin yazışmalarıyla Cemiyet’in İtalyan sanatçıya sipariş ettiği Atatürk büstleri ve resimleri” ibaresi vardır.

    Bu büstler ve resimler nerededir?  Bir açıklaması var mıdır?

 

***                               ***                              ***

 

    Stalin döneminde Sibirya içlerine sürgüne gönderilirken yolda öldürülen Türkleri, muhalif Rusları, Rus Yahudilerini de Hitler mi öldürmüştü acaba?

    Mart 1940’ta Kış Savaşı olarak bilinen bu savaşı kazanınca Polonya’nın Kızılordu tarafından işgal edilen bölgelerinden Katyn ormanlarında 7.000 silahsız savaş esiri Polonyalı subayın da Stalin’in emriyle katledildiğini hatırlıyor muyuz?

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.