24 Nisan 2018 Salı

Ninenin, başkan sevgisi

YENİ KRİZ

14 Nisan 2018, 22:06
Bu makale 115 kez okundu
YENİ KRİZ
Cengiz Baysu

 ABD, İsrail’e 700 küsur milyon dolarlık yardım yapıyor. Daha önce de bölgemizde taşeron olarak kullandığı YPG terör örgütüne yüzlerce TIR dolusu silah ve cephane göndermişti. Bu silahlar nereye gitti?

İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman’ın açıklamalarına göre, ABD Kongresi 2018 yılı içinde füze savunma sistemlerini geliştirmesi için İsrail’e verilmek üzere 705 milyon dolarlık ödeneğe onay vermiş. Liberman sözlerine, “düşmanlarımız artık bizden korksun. Geliştireceğimiz füze sistemleri karşısında akılları duracak” demiş.
Bu düşmanlar kimlerdir, sorusunu soralım hemen… ABD, yeni senaryoların maddi alt yapısını oluşturmuştur. Irak’ın, Suriye’nin hatta kısmen de olsa İran’ın gücünü kırmış durumda… Şimdi de İsrail’i güçlendirerek bölgenin tartışılmaz hâkimi durumuna getiriyor. Aslında bazı ülke/lerin pohpohlanması bazı ülkelerin de yalnızlaştırılması her zaman tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor.
Yeni krizler
Türkiye, Rusya ile yakınlaşma içine girince S-400 füzelerini almış ve Batı’nın gazabına uğramıştı. NATO da bu konuyu dile getirerek bu füze sistemiyle NATO hava savunma sistemlerinin entegre olamayacağını belirtmişti. Böyle bir dönemde Türkiye köşe sıkıştırılmak istendiğini anlamış ve her iki tarafı da memnun edecek silah alımı anlaşmalarına imza koymuştur.
Gerek Batı gerekse ABD, büyük pazar yeri olarak gördükleri Türkiye’yi kaybetmek istememektedirler. Bu yakınlaşmanın daha da ileri seviye gideceği ihtimali yüksektir. Ege krizi de bu dönemde yaratılmış ve iki NATO ülkesi karşı karşıya getirilmek istenmiştir. Küresel sebeplenme ve beslenme kaynaklarının giderek daralması hem suni krizleri hem de yakınlaşmaları beraberinde getirecektir.
Rusya’dan karşı ataklar
24 ülke İngiltere’ye destek olmak için Rus diplomatlarını sınır dışı etme kararı almış. Rusya Dışişleri Bakanı da benzer şekilde karar alacaklarını açıklamış. “Türkiye’nin AB ile müzakereleri durdurulmalı” diyen Avusturya Başbakanı’na (Sebastian Kurz) Türkiye sert tepkiler gösteriyor. Aşırı sağcıların ve İslamofobicilerin baskısıyla bu şekilde konuşmalar yaptığı kesin… Acaba Türkiye de Burgenland toprakları için Macarları mı kışkırtsa?
Trianon Antlaşması
4 Haziran 1920 tarihinde I. Dünya Savaşı’nın galip İtilaf devletleri ile Macaristan arasında, Fransa’nın Versay kentindeki Trianon Sarayı’nda imzalanan ve savaşı resmen sona erdiren antlaşma imzalanmıştı. Almanya’da olduğu gibi Macaristan’da da bu anlaşma tepkiyle karşılanmış ve kaybedilen toprakların geri alınmasına yönelik politikalar izlenmesine neden olmuştu.
Müttefik devletlerin savaştan sonra Macaristan’a barış şartlarını sunması oldukça gecikince bunun nedeni olarak önceleri Macaristan’daki komünist rejimin varlığı gösterilmiş, sonraları ise Romanya’nın Budapeşte’yi işgali döneminde (Ağustos – Kasım 1919) yaşanan siyasi çalkantılar işaret edilmişti.
Sonunda Müttefikler yeni hükümeti tanıdılar ve 16 Ocak 1920 tarihinde imza koydukları antlaşmanın bir ön metnini Macar delegesine verdiler.
Antlaşmanın şartları
Bu antlaşma ile Macaristan, topraklarının ve nüfusunun 2/3’ünü kaybetmiş, iki milyona yakın Macar, ülke sınırlarının dışında kalmıştı.
Slovakya, Ruthenia’nın Karpat Dağları altında kalan kısmı (bugün Zakarpatskaya adıyla Ukrayna’nın bir ili), Pressburg (Bratislava) ve bazı küçük yerler Çekoslovakya’ya verilmiş, Batı Macaristan (Sopron hariç Burgenland’ın çoğu) Avusturya’ya verilmişti.
Hırvatistan (Medimurje dahil), Slovenya (Prekomurje dahil), Voyvodina ve Banat’ın bir kısmı Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı’na (Yugoslavya’ya); Banat’ın büyük kısmı ve Transilvanya Romanya’ya; Fiume İtalya’ya; Slovakya’nın kuzeyindeki birkaç köy Polonya’ya verilmişti.
Macaristan ordusu, 35 bin kişi olarak sınırlandırıldı. Hafif silahlı bu ordu sadece iç güvenlik ve sınır güvenliğinden sorumlu olacaktı. Macaristan’ın ödeyeceği ağır savaş tazminatları sonradan belirlenecekti.
Fransa
Afrin kantonu kelimesini diline dolamış Fransa’ya karşı neden tavır koyamıyoruz? Onun söylediklerine karşı hep kendimizi savunmak zorunda kalıyoruz? Örneğin; Fransa’ya karşı Korsika konusunu açalım. Korsikalı liderleri ülkemizde ağırlayalım.
Korsikalıların yaptıkları gösterilerde alt düzeyde devlet görevlilerimizi bulunduralım. Korsika eylemlerini destekleyen demeçler verelim.
PKK konusunda sicili oldukça bozuk olan Fransa ile karşı karşıyayız. Yedi teröristi de şimdi Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etmişler. Alkışlıyoruz (!). Hatta boncuk da takın onlara…
Yazar ve aydınlarımızın da bu konuda çok yazılar yazması herhalde uygun olacaktır.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV