DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ
Demokratik kitle örgütleri, ya da sivil toplum örgütleri, siyasal iktidarları denetleyen, yönlendiren, yanlışına ve doğrusuna göre iktidarlara tavır alan, çok önemli kurumlardır.
Eğer sivil toplum örgütleri olmasa, iktidarın yaptığı yanlışlara anında müdahale edecek, uyaracak bir kurum yoktur. Halkın gelecek seçimde, sandıkta vereceği dersi ya da açılan davaların yıllar süren sonuçlarını beklersek, atı alan Üsküdar’ı geçmiş olur.
Sivil toplum örgütleri, çağdaş toplumun sigortasıdır. Eğer bu örgütler, üslendikleri görevin bilinç ve sorumluluğuyla davranırlarsa, ülkemizde çok şey değişir.
Türkiye’de örgütlenme mücadelesi çok eski değildir. Hele Avrupa ülkeleriyle karşılaştırınca biz dünkü çocuk sayılırız.
Örgütlerin kuruluş amacının dışına çıkması, belli ideolojilerin eline geçmesi, belli kişi ve anlayışların güdümüne girmesi gibi etkenler, bu örgütlerin kalıcılığı ve verimliliği konusunda olumsuzluklar yaratmıştır.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi, aralıklı darbelerle örgütlü topluma son verilmiş, bireyselliğin, bana neciliğin, gemisini kurtarma kaptanlığının, altta kalanın canı çıksın anlayışının tohumları ekilmiş, ne yazık ki başarılmıştır.
Biz nesli tükenmekte olan 68 ve 78 kuşağı da her şeyin içinde bulunduk, örgütlü toplumun oluşmasını savunduk. Sivil toplum Örgütlerinde aktif görev aldık. Fakat gençlerin önünü açamadık. Belki de önlerini tıkadık. Bakın partilere, bakın demokratik kitle örgütlerine, hiç birisinde gençler ağırlıkta değil.
Gençlerimizin, çocuklarımızın geleceği için en doğru yerde bulunur ve mücadele ederiz. Fakat o doğru alana bir türlü çocuklarımızı ve gençlerimizi sokmayız. Hasbelkader aramıza sızmış genç varsa eğer, onu bir şekilde bertaraf ederiz. Bu alışkanlıktan vazgeçmemiz olası görünmüyor. Vesayeti elimizden bırakamıyoruz.
Eğer 12 Eylül öncesi dernek ve diğer kitle örgütleri işaret ettiğimiz yanlışlardan ve darbe süzgecinden geçmeden bu güne gelebilseydi, Türkiye bu gün demokratikleşmenin 2. aşamasını yaşıyor olacaktı.
Tekirdağ özelindeki kitle örgütlerinin çalışmasını, oluşmasını izliyorum. Onlara katkı vermeye çalışıyorum. Demokratikleşme sürecinde amacına uygunluk ve temsil konusunda sapmalar olmazsa, umut verici gelişmeler olabilir.
Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde demokratik kitle örgütleri, kişi hak ve özgürlüklerinin gelişmesi, iktidarların ve üretim gücünü elinde tutanların denetlenmesi ve kontrolsüz güçlerin engellenmesi bakımından çok önemlidir.
Ben bu kitle örgütlenmelerinin önemini bilen birisi olarak, bu örgütlenmeler içerisinde bulunmaya çalışıyorum. İtibar ve saygı görüyorum. Mutlu oluyorum. Eğer bu demokratik kitle örgütlerini, siyasi partilerimizi, meslek odalarını gençler başta olmak üzere sahiplenirsek, her şey çok değişecek.
Örgütler gerçek sahipleri tarafından temsil edilecek. Bu demokratik kitle örgütleri denetleme, yönlendirme ve projeleriyle mesleki alanda ve ülke genelinde olumlu gelişmelere katkıda bulunacaktır. İktidarların yanlışını anlatmak ve engellemek için seçim ve oy zamanını beklemeden, demokratik uyarı yollarıyla onların yanlışlarına engel olunacak. Doğrularına katkı verilecektir.
Demokratik kitle örgütleri demokrasinin, hak ve özgürlüklerin adı konmamış sigortasıdır. Onları sahiplenmek te insanlık görevidir.





Yorum gönder