DEVLET HASTANESİNDE ACİL SERVİS
Geçtiğimiz Cuma günü, eşimin yüksek ateş şikayetiyle, Tekirdağ Devlet Hastanesi acil servisine gittik.
İlk başvuru masasındaki görevli hemşire, bizi geniş salon içindeki polikliniğe yönlendirdi. Saat 21 00 numaramız 124 tü.
Salon olağan üstü kalabalıktı. Kavga dahil, çeşitli nedenlerle yaralanmış hastalar ile durumu ağır olanlar, içerideki acil müdahale polikliniğine yönlendiriliyor. Durumu biraz iyi olanlar diğer iki polikliniğe yönlendiriliyordu.
Sıramız geldiğinde, muayene odasına girdik. Kalabalıktan, gürültü ve izdihamdan illahlah etmiş bir karşılanma beklerken, içeride son derece ilgili, güler yüzle hastanın hatırını soran bir doktor ve inatla işine sarılmış, zorluklara meydan okuyan bir hemşire ile karşılaştık.
Muayeneden sonra tansiyon ölçümü, tekrar doktora, yine yakın ilgi, yine saygılı tavırla enjeksiyon odasına sevk edildik.
Enjeksiyondan bir süre sonra tekrar doktora gittik. Ateş ölçümünde beklenen düşüş olmayınca, bir süre bekledikten sonra tekrar doktora..
Sonuçta, müşahade odasında serum takılmasına karar veren doktor, yine güler yüzle “seni iyileştirmeden göndermeyeceğim abla” deyince, biz kendimizi misafirlikte zannettik. Yani bizim dikkatlerimizi, ilgimizi hastalık üzerinden alarak, insanlık örneği bir doktorun üzerine götürdü.
Saat 12 00 de polikliniği bitmesi gereken doktor ve hemşire, saat 001 de dışarıda hasta kalmadığından emin olduktan sonra gitmeye hazırlanıyorlardı ki, ben; “çok yoruldunuz ama bana birkaç dakikanızı ayırabilirmisiniz” dediğimde doktor ve hemşire aynı nezaketle beni kabul ettiler. Hasta yakını ve bir yurttaş olarak kendilerinden memnuniyetimi ve teşekkürlerimi bildirdim. Çalışma koşulları konusunda biraz sohbet ettik. Müşahade odasında, aynı doktor kontrolünde, hastanın ateşi istenilen seviyeye düşünce eve gönderildik. Evde bekleyenlere, hastalığı sorma fırsatı bırakmadan hastanedeki olanlar anlatılıyordu..
Bu yazıyı okuyanlardan”bize iyi davranılmıyor” diyenler varsa, aynaya bakmalarını da tavsiye ederim. Karşıdaki insanın içindeki hangi duyguları uyardığınız çok önemlidir.
Salondaki üzerinde her tür içeceğin izi bulunan oturakları, kullanıcı hatasından kaynaklı kirli tuvaletleri, personelin kullanmadığını, bahçeye atılan çöp poşetlerini ve sigara izmaritlerini uzaydan gelen yaratıkların atmadığını hatırlatırım. Bir hastaya 15 yakın zorlamaları ve Gürültü patırtı artık normal davranış olmuş. Acil servise ilaç yazdırmaya gelen işgalciler ve bir doktorun 160 hastayı muayene ettiği tabloyu düşünelim.
Daha önemlisi, kötünün bir virgülünü bile kaçırmayan aynı gözler, iyi davranışları görmemek için kör oluyor. Görmek zorunda kalırsa da söylememek için lal oluyor.





Yorum gönder