ELEKTRİK KESİNTİSİ
Önceki gün, İstanbul başta olmak üzere, Sakarya, Kocaeli, Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne’yi etkileyen elektrik kesintisi oldu.
Toplumun her kesimi bu elektrik kesintisinden etkilendi. Konut sahipleri alıştıkları hayata biraz ara verdiler. Elektrikli ev aletleri, gelip giden enerjiyle bozulma riskine girdi. Marketler, süper marketler, Mumla ya da diğer aydınlatma araçlarıyla durumu idare ettiler. Ama, bölgedeki fabrikalar, büyük üretim sıkıntısı yaşadı.
Bakanlık yetkilileri, oluşan arızanın kötü hava koşullarından kaynaklandığını ileri sürerek, dünyada da böyle büyük kesintilerin yaşandığını söylediler.
Bazı gazetelerin haberine göre, elektrik kesintisi Bursa Tepeören’deki trafonun kötü hava koşullarından etkilenmesi ile başladı. Bu durumun İstanbul’un Anadolu yakasına verilen elektriği olumsuz etkilediği belirtildi. Anadolu tarafında elektrik sıkıntısı baş gösterince, bu sefer Avrupa yakasına elektrik veren Ambarlı, Hamitabat ve Unimar santrallerine yüklenme oldu. Doğalgazda da sıkıntı olunca bu santrallara gaz verilemedi. Dolaysıyla Üniteler devreye giremedi. 380 000 voltluk sistemdeki arıza, domino etkisiyle 6 ili birden vurdu.
Olayın gelişimi ve oluş gerekçesi güzelce anlatılmış. Dünyanın her yerinde böyle arızaların olabileceği, hatta bu arızanın tekrarlanabileceği de söylenmiş. Elbette ki olabilir.
Benim vatandaş olarak duymak istediklerim vurgulanmamış, biraz arka planda kalmıştır. Arızanın nedenleri ve tekrarlanmaması için alınan önlemleri, Sanayicinin uğradığı kayba ilişkin tespitten sonra neler yapılacağını duymak isterim. “Bu tür arızaların tekrarlamamasının garantisi yok” alıştırması yerine, böyle büyük arızaların olmayacağının garantisini isterim.
ABD ve Kanada gibi ülkelerde de elektrik kesintisi örneği verilirken, Bu ülkerden başka şeylerin de örnek alınmasını beklerim.
Oysa İstanbul Elektrik Mühendisler Odası Başkanı Erhan Karaçay yaptığı açıklamada; Arıza santralarda değil iletim hattındaydı diyor. Teknik ayrıntıları anlatıyor. Ama asıl vurguladığı konu: TEİAŞ’ ta yeterli sayıda teknik personelin bulunmamasıdır. Dolaysıyla bakımların yeterli ve düzenli yapılmamasıdır.
Bereket Ülkemizde, örnek verilen ülkelerdeki gibi fırtına, kasırga, hortum, tsunami volkan yerleşik felaketlerden değil. Çünkü bizim enerji sistemimiz şeffaflığa örnek olacak kadar açıkta….





Yorum gönder