Türk Dünyası, yeryüzü üzerinde, Ekvatora göre Kuzey Yarımküresinde, Başmeridyen’e göre ise Doğu Yarımküresinde yer almaktadır. Matematik konum olarak, yaklaşık 20° Doğu (Batı Trakya), 90° Doğu (Turfan Havzası) boylamları ile 35° Kuzey (KKTC), 55° Kuzey (Kazakistan) enlemleri arasında, kabaca bir dikdörtgeni oluşturur. Dikdörtgenin eni 79 boylam derecesine eşit olarak, 280 dakikalık (4 saat 40 dakika) bir zaman dilimine tekabül eder. Kuzey-Güney doğrultusundaki boy farkı ise 20 enlem derecesidir ki, 2.220 km.’lik bir mesafedir.
Özel konumu itibariyle, Türk Dünyası; Asya kıt’asının orta ve güneybatısında, adeta Eski kara kütlelerinin tam ortasında yer almaktadır. Okyanuslara bağlantısı, batıda Türkiye üzerinden Karadeniz, Ege ve Akdeniz aracılığı ile olmakta ve Atlas Okyanusu bağlantılı denizyolu ulaşımı yapılmaktadır. Türk ülkeleri birbirleriyle kara sınırı ile bağlantılı olduğundan, kara ulaşımı kolaylığına sahiptir. Öte yandan Türk Dünyası, Asya-Avrupa-Afrika ülkeleri arasındaki havayolu bağlantısını sağladığından büyük bir önemi vardır.
Türk Dünyası, bir bütün olarak; kuzeyden Rusya Federasyonu, doğudan Çin, güneyden Pakistan, Afganistan ve Iran, güneybatıdan Arap ülkeleri ve batıdan ise Avrupa ülkeleriyle sınırlıdır. Ancak Türkiye-Nahçıvan ile diğer Türk ülkeleri, Ermenistan topraklan ile kesintiye uğramaktadır.
Türk Ülkeleri’nin tamamı, orta enlemlerde, yani orta kuşakta yer almaktadır. Bu itibarla tropikal ve kutup iklimleri görülmez, iklim şartları bakımından tarım ve hayvancılığa elverişli topraklara sahiptir, insan hayatı için çok iyi bir ortam oluşturan Türk Dünyası toprakları, öteden beri köklü kültür ve medeniyetlerin kurulmasına yol açmıştır.
Türk Dünyası’nın toplam nüfusu; bugün için , yaklaşık olarak 250 milyonu aşar. Söz konusu bu toplam nüfusun % 25’i Türkiye’de yaşamaktadır. Türk Dünyası’nın dil, din, ırk, kültür ve medeniyet bakımından ortak paydaları vardır. Söz konusu bu ortak paydalar, Türk Dünyası Birliği’nin yapılanmasında önemli rol oynamaktadır.
Tarih içinde yaşamış Türk devletlerinin yaşadıkları zaman ve mekâna bakılırsa Türkler, Batı Hunları ile 434 ‘den itibaren Avrupa’da yaşamaya başlamışlardır. Oysa bugünün Amerika Birleşik Devletlerinin Amerika kıtasındaki tarihî geçmişi 200 yıl öncesine ancak dayanır. Anadolu’da çeşitli Arkeolojik kazılar yaparak, Anadolu’nun Türkler’e ait olmadığını ispatlamaya çalışanlar, Amerika ve Avustralya’da da araştırma yapmalıdırlar.Dünya ölçeğinde, zaman ve mekân ilişkisi kurularak ve Siyasî Coğrafya’nın süzgecinden geçirilerek denilebilir ki; Japon Denizinden Adriyatik Denizi’ne kadar uzanan geniş topraklar, Türk Dünyası olarak kabul edilmelidir.
Ve bugün Türk Dünyası, Batı Avrupa ve Rusya’yı güneyden bir hilâl şeklinde çevirmektedir. 
19. ve 20. yüzyılda aralıksız süren Türk soykırımına rağmen, bu hilâl hâlâ dimdik ayaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.