Eski vekil isyan etti
banner57

25.Dönem AK Parti Edirne Milletvekili, uzun yılladır esnaflık yapan Şemsettin Emir, devlet yöneticilerini maskelerini takıp halkın içine karışarak ortak akıl çerçevesinde birebir dertlerini dinlemeye davet ederek, “Bu işler makam odalarında oturarak olmuyor. Sıcak koltuklarınızı terk edin her evde yangın var” dedi. Pandemi nedeniyle Vakıflar'ın 3 ay ertelediği kiraların yansımaya başladığına dikkat çeken Emir, “Esnafa düşük faizle kredi verdin. Ama geri ödemeli. Hibe olarak ver. Krediler verildi ama 3 ay sonra ödemeler başladı. Bizim işlerimiz düzelmedi ki” dedi.
Eski milletvekili Emir, vali ve belediye başkanı başta olmak üzere tüm yönetici ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerine seslendi. “Ey yöneticiler, ey sivil toplum örgütleri. Maskelerinizi takın. Maskelerinizi takarak halkın sıkıntılarını birebir dinlemeye davet ediyorum. Vali ve Belediye Başkanı başta olmak üzere Edirne'nin tüm yöneticilerini, tüm STK'larını ortak akıl çerçevesinde maskelerini takarak halkın içine karışarak birebir dertlerini dinlemeye davet ediyorum. Bu işler makam odalarında oturarak olmuyor. Sıcak koltuklarınızı terk edin. Her evde yangın var” diyen Emir şunları söyledi:
“AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE”
“Güneşin çarığı, çarığın ayağı sıktığı bir dönemdeyiz. Klasik bir şeyler söylemek istemiyorum. Ne şiş yansın ne kebap. Bana dokunmayan bin yıl yaşasın zihniyetinde mikrofon uzatıldığı zaman o zihniyette konuşmaktan hicap ediyorum. Bu tür konuşanları da her türlü sıkıntı olmasına rağmen hem sivil toplum örgütlerinin başında olacaksınız hem de size bağlı olan o kurumları müdafaa etmeyeceksiniz. Onların sıkıntılarını, acılarını, dertlerini haykırmayacaksanız o zaman orada o makamlarda bulunmanızın bence bir anlamı yok. Zaten sivil toplum örgütleri diyelim ki konumuz esnaf ya da ticaret odası. Al birini vur ötekine. Bir şehrin ticari hayatı canlı değilse inanın o şehirde yaşayan insanlar mutsuzdur. O zaman ben de diyorum ki eğer şehre bir şey katamayacaksanız bir vizyonunuz, heyecanınız yoksa bu tür yerlere talip olmayın. Talip olacak olan heyecanlı, gayret içerisinde olan insanların önünü kesmeyin. 
“KONUŞMA DEĞİL EYLEM ZAMANINDAYIZ”
Maalesef Edirne'mizde gerek esnaf konusunda gerek ticaret erbabı konusunda bugün Kayseri'deki, Konya'daki atraksiyonu göremiyoruz. Denizli'deki esnafın ve ticaret erbabının heyecanını, vizyonunu, gayretini göremiyoruz. Bunları hep söylüyoruz ama fayda yok. Konuşmaktan da söylemekten de yoruluyorsunuz. Zaman zaman esnaf kardeşlerimizle konuşuyoruz. Biz de yetkili yerlere söyledik. Onlar da söylemekten yorulmuş. Şu anda biz konuşma zamanında değiliz. Eylem zamanındayız. Sıkıntı büyük. Bu sıkıntı sadece benim haneme düşmüyor. Her hanede şu anda maddi ve manevi sıkıntı var. Maddi plandaki sıkıntılar evin içerisindeki maneviyi sıkıntıyı da getirir. Şu anda iki taraftan sıkıntı mevcut. Eğer biz bir masayı kaldırmak istiyorsak tek elimizle kaldırmaya çalışırsak sakatlanırız. Ama 4 kişi 4 tarafından tutarsa bu masa rahatlıkla kalkar. 
“TOPYEKÛN HAMLE GEREKİYOR”
Bir tarafından ticaret odası bir tarafından esnaf odası bir taraftan muhalefetiyle iktidarıyla siyasi partiler bir taraftan belediye dolayısıyla topyekûn bir hamle yapmamız gerekiyor. Bakıyoruz herkes kendi sahasında top çeviriyor. Mikrofon uzatıyorlar. Bu mikrofonlara söylemesi gerektiği şeyleri söylemiyorlar. 'Vali ne der, Emniyet Müdürü ne der, Esnaf Odası Başkanı ne der?' diye düşünüyorlar. Esnaf Odası Başkanı adına konuşuyorsan benim söylediklerime esnafım ne der? Belediye Başkanı adına konuşuyorsan halkım ne der? Bir de bunun hesabını yap. Sıkıntının olduğunu söylemek bile sıkıntı. İnsanlar hiçbir şey olmamış gibi hareket ediyorlar. Netice itibariyle bu bir istişare. 
“EDİRNE'DE YILLARDIR ORTAK AKIL YOK”
Edirne'de hala 30-40 seneden beri ortak akıl göremiyorum. Devlet kademeleri başka bir tarafta, belediye başka bir tarafta, esnaf odası başka bir tarafta, ticaret odası başka bir tarafta. Gidin bakın bakalım diğer illerde de böyle mi? İktidar partisi olsun muhalefet partisi olsun. Eğer o şehrin menfaatiyle ilgili orada oturan insanların hayatına dokunacak, onların refahını arttırabilecek herhangi bir hamle yapılıyorsa dini meşrebi, siyasi görüşü ne olursa olsun insanlar onun üzerinde 'şap' diye kenetleniyorlar. Çünkü bulunan yerin refah seviyesi yükselsin diye. Eğer insanların refah seviyesi yükselmezse sen bana bütün gün nutuk at. Bütün gün konuş. Her gün yüz bin kere Atatürk de. Yüz bin kere İslam de. Bir anlamı var mı? Bütün bu kısır çekişmeleri bir tarafa bırakıp gerçekten dünyanın başına bela olan bu pandemi denen lanet hastalığı bir şekilde Allah'ın izniyle bu millet geçirecek. Hangi hastalık bütün insanlığı yok etmiş? Elbette bu da gidecek. Ama bu nasıl geçecek? Delip mi geçecek, yaralayıp mı geçecek, öldürerek mi geçecek? Bunu söylerken şahıs olarak söylemiyorum. Psikolojik, sosyolojik olarak söylüyorum. Bunun bir sürü cephesi var. Sadece 'ben para kazanayım. Benim marketim var. Pandemiden de çok mutluyum. Marketteki satışlar patladı. Bir ayda 2 villa aldım.' demek de çok doğru olmaz. Öbür taraftaki adam siftah yapamıyor. Çoktan çok azdan az gidiyor. O zaman sen de başka şeyler yapacaksın. Sosyal faaliyet yapacaksın. Çok para kazandım diyeceksin. Kazanamayan insanlara gıda desteği yapacaksın. 
Ortak hareket etmeliyiz. Bir kesim iyi istifade etti. Bu işin bir sektörle ilgisi yok. Diğer sektör ne olacak? Bir düğünün iptali 40 sektöre sıkıntı yaratıyor. 40 sektörde milyonlarca çalışan insan var. Bu zincirleme gidiyor. Ama ben demiyorum ki düğünler serbest olsun. Burada sivil toplum örgütlerine, belediyeye, devlete düşecek görevler var. Herkes görevini titizlikle yapsın. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. Bugün dokunmazsa yarın dokunur. 
“ÜÇ AY KİRA ALMA KARDEŞİM”
Pandemi başladığında burada vakıflarla ilgili sıkıntı oldu. Sonuç ne? 3 ay ertelenmiş. Oradaki ücretler daha sonra yansımaya başlamış. Devletin imkânı var mı var. 3 ay kira alma kardeşim. Esnafa düşük faizle kredi verdin. Ama geri ödemeli. Ben de diyorum ki esnaf kendi kendini geçindirmeye çalışan insanlar topluluğudur. Orta direk denen bir mekanizma. Bu orta direk çökerse ülke çöküyor. Bunu daha önce gördük. Hibe olarak ver. Krediler verildi ama 3 ay sonra ödemeler başladı. Bizim işlerimiz düzelmedi ki. Bunları niye söylüyoruz? Böyle bir durum var. Bilmiyorlar mı? Biz yine söyleyelim. 40 kere söyleyelim. Bu muhalefet etmek değil sıkıntının isharıdır. Canlı olarak isharıdır. Burada bir sıkıntı var. Şimdi 3 ayda ortalık düzelmedi. Bunu 6 ay sonra 1 yıl sonra al. Faizini de kaldır. Faizsiz ver. Neticede bu insanlar tekrar işlerine kavuşacak ve bu parayı size ödeyecekler. Esnaf adam zaten bankaya borcunu ödemedikten sonra ticaret hayatını döndürme imkânı var mı? Yok. Onun için diyorum ki herkes titiz bir şekilde gerek yerel iktidar gerek Türkiye'yi yöneten iktidar bunları esnaf odaları başkanından ziyade fiilen burada bulunan yerel siyasetçiler her dükkâna girerek her ferdi dinlemeli. Her dükkân sahibini dinlemeli. Bunların hepsini dinleyerek ortak bir kanaat çıkaracaksın. Ortak kanaatini de hükümet yetkililerine söyleyeceksin. 
Biz yerelde esnafımızın ortak olarak tespit ettiğimiz sıkıntıları bunlar. Çaresi de bunlar. Bunlar da talepleri. Bu insan ayakta kalmalı. Tekrar 75-80 gün kapatırlarsa ne olacak peki? 'Hayat devam etsin, canlılık devam etsin, mekanizma devam etsin bu insanlar bu tür desteklerle çalışanlarını işten çıkarmasın. O işçide yarın öbür gün sokakta milletin başına bela olmasın' deyip ciddi bir çalışma gerekir.  Yoksa siyaset Facebook'a fotoğraf atmakla olmuyor. Milletin sevinciyle yanında olmak da oluyor kederini paylaşmak da oluyor. Bu sıkıntılar paylaşarak azalır. Sevinçler de paylaşarak büyür. Sevincimizde halayımızı çekelim ama cenazede de birlikte ağlamayı öğrenmeliyiz. Herkes aklını başına koyacak.’  4Haber Merkezi

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.