26 Eylül 2018 Çarşamba

Alkollü sürücü ortalığı birbirine kattı

TRAKYA VE ÇELTİK

07 Haziran 2018, 21:52
Bu makale 250 kez okundu
TRAKYA VE ÇELTİK
Bülent KÜÇÜK

 Kabuğu ayıklanmamış pirince çeltik denir. Yani pirincin tarladaki hali diyebiliriz. Türkiye pirincinin yüzde 54'ü Trakya'da yetişmektedir. Bu önemli bir rakamdır.

 

Türkiye'nin çok büyük oranda pirinç ihtiyacı Edirne'nin İpsala ovasından karşılanmakta. Çeltik üretimi gerçekten çok zor ve zahmetli bir iş. Çeltik çok sulu bir tarım arazisi istemekte hatta sulu ve bataklık tarzında diyebileceğimiz tarlalarda çamurun içinde yetişmekte. Zaten zahmetli oluşu da bu çamurun içinde yetişmesinden kaynaklanmakta.

Trakya'da her yıl çeltik hasadı dualarla ve kurban kesilerek başlar ve devam eder.

Çeltik fiyatları, ithal pirinç gibi konulara girmek istemiyorum... Bu tür yaklaşımlar bana göre spekülatif yaklaşımlardır. Şu husus önemle belirtmek isterim ki bütün dünyada pirinç, buğdaydan sonra en önemli besin kaynağımızdır. Türk mutfağında da pirinç önemli bir yer tutar.

ÇELİTK ÜRETİCİSİNİN SORUNLARI

Çeltik üretiminde en büyük sorun zirai ilaçlama, hastalık ve zararlılarla mücadeledir. Devletimiz bu konuda gerekli bütün çalışmaları yapmakta çiftçimize destek vermektedir. Bir de girdi maliyetlerinin yüksek olması sorunu vardır. Bu konu da siyasiler tarafından her zaman istismar edilebilmektedir.

 

Girdilerin yüksek olması ürünün fiyatının yükselişi olarak tüketiciye yansımaktadır. Zirai ilaçlama konusunda ise çiftçimizin eğitimli olması çok önemlidir. Bu konuda bilinçlendirme de devam etmektedir.

 

KÖYDEN KENTE GÖÇ

Köyden kente göç bütün hızıyla devam ederken tarım alanları sahipsiz kalmakta, tarımımız günden güne geriye gitmektedir.

 

Gelişmiş ülkeler insanların tarımla uğraşmalarını teşvik ederken bizim ülkemizde insanların tarımı bırakarak kentlere göçmeleri çok üzücü bir durum.

 

İşsizlik ve yatırım dengesizliğine neden olan köyden kente göçü tersine çevirme çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Teşvikler ve AB hibeleriyle üretime milyonlarca euro destek verildi. Buna karşın kırsal nüfus yıllık yüzde 1,99 azalırken, şehirlerde arttı.

 

Türkiye’de 1950’li yıllarda başlayan köyden şehirlere göçü, devlet teşvikleri ve AB hibe programlarıyla tersine çevirme çalışmaları hızla devam ediyor. Kentlerde işsizliğin artmasına, nüfus ve yatırım dağılımında dengesizliğe neden olan göçün durdurulması çalışmaları yeni yeni meyvelerini verse de, bu çabaların rakamlara yansımadığı görüldü. Kalkınma Bakanlığı’ndan derlenen verilere göre, 1970’lerde 10,2 milyon olan şehirli nüfusu kırsal kesimde 25,3 milyonla yüksek seviyede seyrederken, 2014 yılına gelindiğinde kentlerde 67,7 milyona ulaştı.

Netice olarak Trakya  her ne kadar göç vermese de, bu politikalar devam ettiği sürece insanlar tarlasını çubuğunu bırakıp şehirlere göç etme eğilimindedirler. Türkiye'mizin tarım politikaları Trakya'yı da etkilemekte bu tarıma elverişli toprakların tarım dışı kalması sorunu ile yüzyüze kalma olasılığı artmaktadır...

 

Köyden kente göç ve tarım topraklarının atıl kalması sürdürülebilir bir olgu değildir. Umuyorum ki 24 Haziran seçimlerinden sonra tarım politikaları tekrar gözden geçirilecektir.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV