15 Kasım 2018 Perşembe

DUAYEN GAZETECİ HAYATINI KAYBETTİ

TRAKYA VE BALKANLARDAKİ TÜRKLERİN KÖKENİ

23 Şubat 2018, 22:55
Bu makale 7735 kez okundu
TRAKYA VE BALKANLARDAKİ TÜRKLERİN KÖKENİ
Refik ENGİN

 Günümüzde halkımız kökenlerini öğrenmek için internetten nüfus kayıtlarına girmektedir. Hiçbir zaman arşivler kitaplar size istediğiniz bilgileri tam verememektedir. Çünkü kayıtlar kısa ve kısıtlı olarak genelde şikâyet veya olaya göre kayıtlardır. Kimlik kökeni öğrenmek için uzun yıllar araştırma yapılması lazımdır.

Trakya'da kime sorsanız “Biz Karamandan göçmüşüz veya Horasan’dan” der. Bu yanlıştır. Çünkü eski nüfus kayıtlarında soyad olmadığından ve ad benzerliğinin çok olmasından bir hayli karışık durumlar vardır. Ayrıca kişilerin nüfustaki adı ile gerçek hayattaki adları farklı olabilmektedir.

Trakya ve Balkan kökenli kişilerde soyun Dede veya nene neslinden geldiğini tespit etmek zordur. Halk arasında iç güveyisi denilen gelenek ile ocaklar(Aileler) kaynatanın lakabı ile kayıtlarda olmuştur. Trakya ve Balkanlar Anadolu’ya göre farklıdır. İnsan iş gücüne dayanan büyük çoğunlunun da çiftçi ve hayvancılık ile geçinen toplumlar da 500 yıllık aile soyunun erkek nesli tarafından sürdürüldüğü düşünülemez. Değişen yer adları ve bağlı oldukları merkezlerin geçmişteki ile günümüzdeki adlarının tam olarak bilinmemesi de köken tespitinde tıkanılan noktalardır.

Ataerkillik ve Anaerkillik

Ataerkillik, erkek otoritesine dayanan bir tür toplumsal örgütlenme düzenidir.. Bu düzenin temelini erkeğin üstünlüğü fikri oluşturur; soy erkekler tarafından belirlenir, hâkimiyet erkeklerindir.

Anaerkillik, toplumda kadının, özellikle "ana"nın etkin olma halidir. Matriarka veya maderşahilik olarak adlandırılan bir tür toplumsal örgütlenme düzenidir.

Anadolu Arap kültürünün etkisi ile Ataerkil, Trakya ve Balkanlar ise Anaerkil toplum yapısına bağlıdır. Kısacası Trakya ve Balkanlar Türk Kültürü ve inancı Şamanizm etkisinde, Anadolu ise Arap kültürü ve inançları etkisindedir.

Her iki yapının da İslamiyet evvelki inanç kültürleri izleri daha hâkimdir.

Kişilerin nüfusaa göre ve toplumlara göre soy bulma durumu da vardır. Esasında ilk defa nüfus sayımı 1831 yılında sadece erkeklerin sayımı yapılmıştır. 1844 yılında yapılan nüfus sayımında ise, kadınlar da sayıldı. Daha sonraları 1884 yılında ve 28 Ekim 1927 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından nüfus sayımları yapılmıştır.

Osmanlı arşivinden eski yerleşim yerlerini bilenlerin arşivden almaları ile kayıtları bilmeleri yine de soy tespitinde yeterli olmaz. Çünkü her yerleşim yerinde olanların o günün şartlarına göre erkeğin lakabına göre kayıtlı idiler. Yukarı da belirtildiği gibi iç güveysi gelenler de ocağın lakabını taşımak zorunda idiler. Hala Trakya ve Balkan kökenliler de bu uygulama yapıldığında o ocağın lakabı devam etmektedir. Yalnız soyadını gelen erkek devam ettirmektedir.

Trakya ve Balkanlara Göç Eden iİk Türk boyları

Türkler tarihte en çok göç yaşayan milletlerden birisidir. Anadolu’ya nazaran Trakya ve Balkanlar da göç uzun bir süre yaşanmış ve hala da devam etmektedir. Trakya’ya ve Balkanlara göç Osmanlı evveli ve sonrası olarak iki bölümde incelenmelidir. Osmanlı evveli göçler, İtil, Ural Türkleri ile Gök oğuzların (Gagavuzların), Pomakların ve Macarların vb. göçleri olmuştur. Karesi Beyliği, Karesi oğulları Beyliği, Karasi Beyliği veya Karasi oğulları Beyliği, Anadolu Selçuklu Devleti'nin gerilemesinden sonra Oğuz boyları tarafından Balıkesir - Çanakkale ve Bergama yöresinde kurulan Anadolu Türk Beyliğidir. Bu yöredeki ilk Türk devletidir. 1341 yılında Osmanlı Devleti tarafından sona erdirilmiştir. Uzun yıllar yöreye hâkim olmaları nedeniyle Yunanistan’ın bir bölümüne kısa süreli hâkim olmaları nedeniyle Osmanlı’nın gelecekte işlerini kolaylaştırmıştır.

Karamanoğulları

Trakya'da

1345-1352 yılları arasında Rumeli’ye geçiş ile birlikte Trakya Balkan göçü de başlamıştır.

1466 yılında Karamanoğlu Devleti Fatih tarafından yıkılınca günümüzdeki Yunanistan ve Makedonya civarlarına büyük toplu göç olmuştur. Bunu 2. Bayezid zamanda 1481 yılındaki Büyük Türkmen göçü takip etmiştir.

Trakya ve Balkanlara yapılan göçlerin tersine dönmesi Osmanlı’nın gerileme devrinde başlamıştır. 1862–1865 yıllarında Başlayan Tatar ve Çerkez göçleri ile geri dönüş göçlerimiz başlamıştır. Hala da devam etmektedir. Kısaca anlatmaya çalıştığımız göçler ile yerleşim ve kökenler hakkında birkaç satırlık 100 yılı varmayan soyu araştırmak gülünç olur.

Geçmişi araştırmak gerek...

Elbette yeni nesil kuşaklar geçmişlerini öğrenmeli ve araştırmalıdır. Ayrıca göç edilirken toplumlar genelde toplu halde belirli yerlere gitmiş veya gönderilmiştir. Evlilikler genelde akraba olmamak koşulu ile ilk 3 nesil kendi toplumundan olmuştur. Toplumun kendini koruma ve bazı kuralları ile bu uygulamalar 1980 yılına kadar etken olmuştur.

Her kişi geçmişi ile övünmek, geçmişindeki başarıları bulmak istiyor. Geçmiş acı, gözyaşı ve yoklulardan ibarettir. Ayrıca geçmişi ile övünmek güzeldir amma yaşadığı devirde geleceğine övünecek bir şeyler bırakmayı da düşünmek gerekir.

Kişi, bilmediğine düşmandır! Hazreti Ali'nin “Nehcü'l-Belâga”sında geçen çok güzel bir sözü vardır; “İnsanlar bilmedikleri şeylere düşmandırlar” der. Onun için öğrenmeli ve öğretmelidir.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV