Bugünlerde Libya, UMH (Ulusal Mutabakat Hükümeti) ve General Halife Hafter haberleri sık sık verilmektedir. Bir asır öncesinden gelen ve Batılıların ilgi ve iştahını kabartan Libya sevdası devam etmektedir. Nedir bu Libya sevdası?
1911-1912 Osmanlı-İtalyan Savaşı, Türk tarihinde Trablusgarp Harbi olarak da bilinmektedir. Bu harp, İtalyanların Türklere karşı öteden beri besledikleri kötü ve düşmanca niyetlerinin fiili bir hareketi olmakla beraber bunun dışında çok önemli bir özellik daha vurgulamaktadır. Osmanlı Devleti’nin uluslararası ilişkilerinde her ne kadar bazı devletlerle dostane görüntüler var ise de harp öncesi ve sırasında bu devletlerin de gerçek niyetleri ortaya çıkmıştır.
İtalya’nın bağımsız devlet oluşu
Şimdiki İtalyan tarihine göz atıldığında görülür ki, Avrupa devletleri sömürge siyasetine yöneldikleri tarihlerde İtalya, henüz birleşik, kaynaşmış hatta bağımsız denilebilecek bir devlet halinde değildi. İtalya’yı bağımsız devlet haline koyma mücadeleleri 19’uncu yüzyılda başlamıştır.
1820 ve 1831 yıllarında bölgesel ve küçük çaplı ayaklanmalar halinde kendini gösteren bu mücadeleler, 1870 yılında amacına ulaşmıştır. İtalyanların kurtarıcısı olan Kont Kavur’un önderliğiyle devlet merkezi Roma şehri olmak üzere bir krallık meydana gelmiştir. O tarihte Sardunya (Piyemonte) Kralı olan II. Viktor Emanuel İtalya Kralı ilan edilmiştir. İtalya’nın sömürge siyaseti, bağımsız ve güçlü İtalya Krallığı’nın kurulduğu bu yıllardan sonra başlar.
Toprak koparma gayretleri
13 Temmuz 1878 Berlin Antlaşması ile birçok Avrupa devletleri, Osmanlı Devleti’nden çıkarlar sağlayıp topraklar koparırken Fransa ve İtalya bundan yararlanamamışlardı. Sonradan bu iki devlet, sürekli olarak fırsat kollamışlardır.
Fransa, Berlin Kongresi dağıldıktan üç yıl sonra 1881’de bir bahaneyle Tunus’u işgal etti. Bu işgal olayına Avrupa devletleri ses çıkarmadılar. Fransızların bu hareketinden Tunus’ta gözü olan İtalya memnun kalmamıştı. Kendi topraklarına en yakın bu Afrika parçasını İtalya topraklarına katmayı doğal bir hak olarak görüyordu. Fransa’ya karşı koyacak güçte olmaması nedeniyle bir girişimde bulunamadı.
İtalya, kendi kamuoyunu ve silahlı kuvvetlerini hazırlamaya başladı. 30 Eylül 1911 tarihinde Trablusgarb’a saldırdı. Hemen hemen hiçbir devletin tepkisiyle karşılaşmadı. Osmanlı Devleti, Avrupa’dan adeta dışlanmıştı. Tepkilerini ve sesini kimse duymak istemiyordu.
Harbin başlaması ve tetiklenen ayaklanmalar
İtalyanların Osmanlı toprağı Libya’ya asker çıkarmasıyla Rusların kışkırttığı Ermeniler başkaldırdılar. Babıali bununla meşgul olduğu sırada 1896’da Girit Rumları yeniden ayaklandılar. Yunanistan bu ayaklanmayı destekledi ve hatta asker bile gönderdi. 1897 Türk-Yunan Savaşı başladı. Yunan ordusuyla yapılan bu savaş, Osmanlı İmparatorluğu’nun tek başına giriştiği ve zaferle bitirdiği son savaş olmuştur.
1908’de Trablusgarp’ta isyan başladı. 1910 yılı Nisan’ında devlet nizamına uymak istemeyen ve vergi vermemekte direnmeye başlayan Arnavutluk’un çeşitli bölgelerinde de ayaklanmalar görüldü. Arabistan’ın Havran ve Asir bölgelerinde de ayaklanmalar oldu.
M. Kemal’in Trablusgarb’a gidiş planı
Bu tarihlerde İttihat ve Terakki Komitesi’nin Genel Merkezi henüz Selanik’tedir. Kolağası Mustafa Kemal, bu merkezin üyelerinden biridir. Merkez toplantılarını genellikle gece yapar, Mustafa Kemal’in ne olursa olsun uzaklaştırılmasını isteyenler o gün gündüz toplanmışlar ve Mustafa Kemal’in Trablus’a gideceği kararı vermişlerdi.
… Mustafa Kemal gideceği konusunda olumlu kararını verir. Toplantının başkanı Hacı Adil Bey’in elini sıkar. Hacı Adil Bey, kendisine 1.000 altın vereceklerini söyler. Mustafa Kemal, Trablus’a bu şekilde varır. … İlk olarak Trablusgarp Sevkiyat Memuru genç bir teğmen ile karşılaşır. O gece teğmenin toprak tabanlı evinde kalır. 
Harekât alanı
1911-1912 Osmanlı-İtalyan Harbi’nin harekât alanı, Afrika kıtasında Trablusgarp vilayeti ve bağımsız Bingazi sancağıyla Trablusgarp dışındaki Doğu Akdeniz, Ege Denizi, Yunan Denizi, Adriyatik Denizi, Kızıldeniz’deki Osmanlı Devleti’ne ait belli başlı limanlar ve adalardır.
Trablusgarp vilayeti ve Bingazi sancağı (şimdiki adıyla Libya), coğrafi nedenlerle üçe ayrılır: Trablusgarp, Bingazi ve Fizan…     (Devam edecek)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.