Tekirdağ’da Kent Estetiği ve Orta Cami’de bir TUVALET
15 Ağustos 2018 Çarşamba

Dönüş yolculuğu başladı

Tekirdağ’da Kent Estetiği ve Orta Cami’de bir TUVALET

07 Şubat 2018, 21:10
Bu makale 4588 kez okundu
Tekirdağ’da Kent Estetiği ve Orta Cami’de bir TUVALET
Doç. Dr. İhsan ÇETİN

 Kentler insanlığın doğa karşısında birer yaşam alanları olarak kurduğu, sosyal mekânlar olarak tarif edilebilir. Bir kentin kültürü, kimliği, imgesi, hafızası, mimarisi, planlaması gibi birçok öğeyi ve niteliği bulunur. Bunların hepsi birbiriyle bağlantılı bir haldedir. Yani bir kentin kimliği o kentin sahip olduğu mekânlarıyla, mekân dokusuyla, kültürüyle, insanların gelenek ve alışkanlıklarıyla, şehir planıyla vs. unsuruyla yakından ilişkilidir. Yine bir kentin planlaması ve mimarisi o kent sakinlerinin kültürü, gelenekleri, refah düzeyi, yönetimi gibi başka faktörlerle bağlantılıdır. Kısacası, kent dediğimiz olgu fiziksel ve sosyal şeklinde iki ana boyuttan ve bunların saçaklandığı diğer birçok unsurdan oluşan karmaşık bir bütünüdür. 

Mimari ve planlama kentin imajı, kimliği ve yaşamını doğrudan etkileyen iki ana öğeyi oluşturur. Mimari onun estetiği, planlaması ise onun işlevselliğini ağırlıklı olarak biçimlendirir. Bir kent ne kadar estetik ise binalarını, anıtlarını seyretmek, sokakları ve caddelerinde gezmek bir o kadar keyif verir insana. Kentin kimliğini yansıtan tarihsel yapıları ne kadar iyi korunmuşsa o kent bir o kadar nevi şahsına münhasır ve estetik görünür ve sakinleri ile ziyaretçilerini bir o kadar mutlu eder. Mutlu şehirlerdir bunlar. Prag, Roma, Venedik, Lizbon gibi şehirlerin her yıl milyonlarca turisti kendilerine çekmelerinin temelinde sahip oldukları bu özellikler yatar. Bu ve bunun gibi kentler talihli kentlerdir. 
Türkiye’de ise kentleri bu bağlamda “talihli” olarak addetmek oldukça güç. Kentlerimiz maalesef modernleşme sürecinin başlıca kurbanlarından biri olmuşlardır. Otomobilin memlekete geldiği ve yaygınlaştığı 1950’ler sonrasında başta İstanbul olmak üzere, Anadolu kentlerinde büyük yıkımlar gerçekleşmiştir. Yine bu tarihlerde başlayan kırdan kente yoğun göçler sonucunda büyük kentlerde ortaya çıkan gecekondulaşma kentin içinde ve çeperinde plansız kentleşmenin kanser hücreleri gibi yayılmasına yol açmıştır. Bu yıkımlar en temelde “eski olanın köhne ve değersiz olduğu, dolasıyla kullanım tarihinin geçtiği, yeni olanın ise modern olanı, yeniliği temsil ettiği, dolayısıyla çağdaşlaşma için bir adım sayılacağı” şeklindeki sığ bir aklın ürettiği sakat bir kabule dayanır. Eski yapılara “kirlenmiş bir peçete” muamelesi layık görülmüştür. Kentlerin sahipleri yoktur, adeta kimsesizdir şehirlerimiz. Yapmayın, yıkmayın diyen elbet vardır, ama sesleri yetki sahibi erklerin fikrini değiştirmeye yetmemiştir. Bu durumun sakatlığı iş işten geçtikten çok sonra anlaşılmıştır. Böylece son dönemlerde eski yapıların korunması, restore edilmesi süreci başlamıştır. 
İşte Tekirdağ kent merkezinde de bu yönde bir çalışmanın yapıldığını görüyoruz. Yazının asıl meramını da bu oluşturuyor aslında. Kentin merkezinde bulunan Orta Camii’in restorasyonu geçtiğimiz yıl nihayet tamamlandı ve ortaya son derece muntazam bir cami çıkarıldı. Fakat heyhat! Yapılan tüm bu emeği kirleten, onu murdar eden bir başka şey daha yapıldı; bahçesine beton ve camdan kondurulan ve üzerinde dört cepheden görünen “TUVALET” yazısının olduğu bir ucube! Taşlarında geçmişin izlerini, estetiğini taşıyan bu camiin güzelim siluetini izlemek isteyen birinin bakışını mutlak anlamda üzerine çekip bu anı bozan, gözüne bir leke gibi yapışan, temaşanın gerçek anlamda “içine eden” bir taharet yuvası. İnsan sormadan edemiyor; bunu başka şekilde yapamazlar mıydı? Nasıl olur da restorasyondan sorumlu olanların veya yetkililerin onayını almış? Rahatsız olmadılar mı acaba? İtiraz eden kimse mi çıkmadı? Estetiği önemseyen kimse mi yoktu bu projede? 
 Eski, tarihî yapıları ihya ederek kentin kimliğini korumak kuşkusuz ulvi ve alkışlanması gereken bir gayedir. Fakat bu yapılırken aynı zamanda bu yapılara gereken hürmeti, şefkati göstermek, asıllarına uygun şekilde onları onarmak ve estetik boyutlarını göz ardı etmemek gerekir. 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV