Eski eserlerin korunması ve düzenli bir şekilde sergilenmesi çalışmaları, ancak 18.yy’da başladı.
Fransa’da Comte D’Angivilier’in çalışmaları sonucunda Louvre’un Büyük galerisindeki kral koleksiyonları halka gösterildi. Napolyon müzesinin müdürlüğünü yapan Vivant Denon’dan itibaren müzecilik çalışmaları bütün Avrupa’ya yayıldı. 19. Yüzyıl sonunda Avrupa’da düzenli müzeler kuruldu.
Türkiye’de müzecilik 19.yy’ın ortalarından itibaren başlar. Daha önceleri bu konuda çalışma yapılmaması yüzünden birçok tarihi eser Avrupa’ya kaçırıldı. 
İlk müze çalışmaları 1846’da Abdülmecid’in Tophane-i Amire Müşiri Damat Ahmed Fethi Paşa tarafından eski silahların İstanbul’da Ayasofya camiinin arkasındaki Aya İrini Kilisesinde toplanmasıyla ilk müze binası meydana getirildi. 
Fakat burası ziyaretçilere açık değildi. Kazılarda çıkarılan eserleri toplayarak bir müze kurulması fikri Tanzimat Devrinde Ali Paşa’nın sadrazamlığı zamanında ortaya atıldı ve 1868’den önce kurulan teşkilat ilk defa Müze-i Humayun adını aldı.
1876 yılında Aya İrini kilisesindeki arkeolojik eserler ile askeri eserler birbirinden ayrıldı. Müzenin başına Osman Hamdi Bey getirildi. Osman Hamdi Bey’in çalışmaları neticesinde Anadolu’da, Trakya’da bulunan eski eserler İstanbul’a gönderilmeye başlandı. 
Cumhuriyet’in ilanından sonra Türk müzeciliğinde yeni bir dönem başladı. Ülkemizin birçok yerinde müzeler açıldı. 
Bugün müzecilik anlayışı, düne göre çok değişmiştir. Buna göre her konuda, her sahada müzeler ya da müze anlayışına uygun mekânlar oluşturulmuştur. Şöyle ki; Arkeolojik müzeler, Etnogrofik müzeler, Tarih ve Sanat müzeleri, Fethi, Panoramik müzeler, Oyuncak müzeleri, Yazar evleri, eski eserler kitaplar müzeleri gibi…  onlarca çeşit…
Şunu belirtmeliyiz ki müzeler ile birlikte yok olmaya mahkum birçok değerli eserler toplanarak koruma altına alınmıştır. (DEVAM EDECEK)                  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.