Kardeşi olmayan bir evlada, “tek çocuk olmak nasıl bir şey?” diye soracak olanları var gücümle aydınlatacağım şimdi ben.
 Şurada anlaşalım: Asla ve asla bir kardeşe sahip olmanın neye benzediğini bilmiyordur. Ama kuzeni vardır, çocukluk arkadaşı vardır vs. “kardeşim gibidir” der. Hatta kardeşi gibi de görür, bunda sıkıntı yok. Çünkü o bağı hiç tatmadığı için bunu tam olarak hissedemez ve önüne geleni kardeşi olarak görür.  Kardeşliğin öyle bir şey olduğunu düşünür. Böyle düşündüğü için, kardeşi gördüklerine bolca fedakarlık yapar, bolca zaman ayırmaya çalışır, kaybetmemeye çalışır, her zaman destek bekler ve destek olmaya uğraşır. Gözü çıksa gözünü paylaşır, kendi yemez onlara yedirir. Ama ne yazık ki çoğu zaman da hayal kırıklığına uğrar. Çünkü kardeş ne yapsan kardeş kalır. Dövsen de kırsan da uzaklaşmaz senden. Bugün küser ama yarın bir şey yokmuş gibi davranır. Diğerleri gibi terk etmez seni. Soğumaz senden. Ama diğerleri arkandan konuşur, seni korumaz, seni savunmaz, numaranı bile silerler ve çok geçmeden yerine başkasını koyarlar.
Tek çocuk olmak kötüdür. Ben size bunu kısa ve net olarak belirteyim. Çünkü bir kabahat işlesen üstüne atacağın bir kardeşin yoktur. Bir yere giderken kıyafet bulamazsan dolabından bluz aşıracağın bir ablan yoktur. Akşam seni bar çıkışında alan bir ağabeyin de yoktur. Dayak yesen “Seni şuna söylerim” diyeceğin kimsen yoktur arkanda. İşlerin üstesinden beraber geleceğin bir kardeşin yoktur. Çukura düşsen, güvenebileceğin bir el yoktur. Arkadaşlara, dostlara, kuzenlere haksızlık yapmayalım. Hayata katlanma etkinliğimizde en büyük destekçimiz onlar da olsa, sanmıyorum yine de bir kardeşin yerini tutabildiklerini, tutabileceklerini. Biraz acımasız ve kötümser yazacağım ama; ailenden biri ölse, seni senin kadar anlayacak kimsen yoktur. Yolda kalsan, sonsuz güven beslediğin bir dostun, kardeşin gibi çabuk yetişmez imdadına. Bu yüzden “kardeşim” dediğin herkese yarım yamalak bir sevgi beslersin ve zaten sonunda sadece kendi sesinin yankılandığını duyarsın onlara ayırdığın odada.
Sevindiğinde ilk arayacağın kişi kardeşin olmaz da annen olur, eğer ki hayattaysa. Canın yandığında ise babana mızmızlanırsın. Ama senin gibi hisseden bir çocuk daha yoktur bu hayatta. İstersen saatlerce paylaş, günlerce anlat duygularını en yakın dostuna, seni kardeşin gibi anlayamayacağı kesindir.
Çocukluğunda tek başına oyun oynarken, iki kişiymişcesine konuşmaların yüzünden “deli” diyenler olmuştur. Aile içinde yaşananları senin gözünle gören, olaylara şahit olan bir kendin daha yoktur dünyada. O kadar alışırsın ki bu sonsuz ve çaresiz yalnızlığa, her girdiğin Fransız kalabalık içinde Koreli gibi hissedersin.
Hayır bizim için no problem de, onlar için öyle değil.Yine de sen dert etme.
“Tek çocuk olmak nasıl bilr şey?” dersen, “Eskiden kötüydü de şimdi alıştık be kardeşim...”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.