24 Mayıs 2018 Perşembe

“TEKİRDAĞSPOR YİNE SAHİPSİZ”

SURİYE SAVAŞI

16 Mayıs 2018, 19:05
Bu makale 111 kez okundu
SURİYE SAVAŞI
Cengiz Baysu

 Menbiç’in 13 km. kadar kuzeyinde ABD desteğindeki silahlı gruplarla Türkiye’nin desteklediği silahlı gruplar cephe hattını oluşturuyor. Buradaki Sayur Çayı’nın oluşturduğu vadi, “Zeytin Dalı Harekâtı”nı genişletmek isteyen Türkiye’nin Menbiç’e yapacağı bir harekâtta ilerleme mihverini oluşturacaktır. Bütün mesele ABD’nin buranın kontrolünü NATO müttefiki de olsa Türkiye’ye bırakıp bırakmayacağıdır.

İhtimalller
Bölge Akdeniz ikliminin etkisinde olup arazi makilik ve zeytinliktir. Terör örgütünün savunma mevzii olarak buralarda üstü kapalı direnme noktaları inşa etmiş olması doğaldır. Tank yaklaşma istikametlerini içinde bulunduran vadinin, çeşitli mayın ve hendeklerle kapatılmış olması da muhtemeldir.
Bölgenin Rus etkisinden uzak ve Amerikan manyetik alanının içinde olması, terör örgütünün Irak’tan getireceği kuvvetlerle Suriye’deki güçlerini daha kısa sürede takviye edebilmelerine imkân sağlar.
Menbiç’teki Kürt güçler düne kadar ABD’ye güvendiklerini söylüyorlar ve Amerikan bayraklı zırhlı araçların önünde pozlar veriyorlardı. Devran döndü. Türkiye’nin ABD’li yetkililerle yaptığı görüşmelerden olumlu sonuçlar çıkınca ABD’ye güven duymaktan uzaklaşmaya ve sert demeçler vermeye başladılar.
Suriye savaşı 7’nci yılını doldurdu
Suriye’de 7 yıl önce baba Hafız Esad’ın yerine oğlu Beşar Esad iktidara gelmişti. Suriye halkı, Beşar Esad yönetimine kuşkulu bakıyor, yüksek işsizlik oranlarından, yolsuzluk ve siyasi kısıtlamalardan şikâyet ediyordu.
Afrika’dan gelen bahar rüzgârları 15 Mart 2011’de ülkenin güneyindeki Dera’ya uğradı. Masum şekilde başlayan demokrasi yanlısı gösteriler şiddete hatta isyana dönüştü. Hükümet muhalif bastırmak için güç kullanmaya kalkışınca gösteriler tüm ülkeye yayıldı. Olaylar geliştikçe halka karşı baskılar artmaya başladı.
Muhalif güçler, kendilerini savunmak amacıyla silahlandılar. Güvenlik güçleriyle çatışmalara girdiler. Rejim güçleri halkın üzerine tank ve uçaklarla gittiler. Bazı bölgelerde kimyasal silah kullandılar. Şiddet giderek arttı ve ülke iç savaş bataklığına saplandı.
Milyonlarca insan evinden barkından, köyünden oldu. Muhaliflere yakın İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Mart 2018 itibarıyla 106 bini sivil 353 bin 900 kişinin ölümünü belgeledi. Kuruluş, bu sayıların dışında 56 bin 900 kişinin öldüğünü ya da kaybolduğunu sanırken 100 bin kişinin de ölümünün belgelenmediğini tahmin ediyor.
Devam etmesi muhtemel durumlar
Suriye halkının birliğinin sağlanması artık çok zordur. Dini gruplar arasında uçurumlar vardır ve birbirlerine karşı duydukları kin ve nefret giderek derinleşmektedir. Bu kopuş ve birbirinden uzaklaşma, farklı görüşlere sahip örgütler için avantajlar sağlamaktadır.
Savaşın uzaması IŞİD ve El Kaide gibi örgütlerin toparlanmasına imkân sağlamakta, barış umutlarını zayıflatmaktadır. Suriye’deki Kürtler, bir Kürt devleti kurma fikriyle kandırılmışlardır. Bu kurgulama ve kışkırtma belki de Türkiye’yi en çok rahatsız eden konu olsa gerektir.
Rusya, Rejim’e hava desteği sağlarken İran asker ve para desteğiyle Suriye’nin yanında yer almıştır. Ayrıca İran Afganistan, Irak ve Yemen’den gelen Şii güçleri silahlandırıp eğitmiştir.
İsrail, İran’ın gönderdiği silahları kaygıyla takip etmekte, tehdit oluşturabilecek yer ve seviyede stoklama ve yığınaklanma tespit ettiğinde bunları imha etmektedir. Suriye’ye karşı düzenlediği hava saldırılarının arkasında bu düşünce yatmaktadır. Bir karşıt düşünce de Arabistan’da vardır. O da İran’ın Şİİ anlayışının bölgede olmasını istememekte ve isyancı grupları desteklemektedir.
Her iki ülkenin bu tavırlarını sürdürmesi beklenen olasılıktır.
Sonuç
Başlangıçta Esad’ın karşısına dikilen dünya, Esad güçlendikçe tepkilerini azaltmaya başladığı gibi İngiltere, Fransa ve ABD muhaliflere yaptıkları desteği devam ettirmektedirler. Türkiye, Özgür Suriye Ordusuna destek vermekte ve Suriye’nin kuzeyinde toprak ele geçiren PYD’ye karşı Afrin’de ÖSO ile ortak mücadelesini yürütmektedir.
Bu kadar çok katılımcıyla Suriye gibi bir ülkenin barışa kavuşacağını beklemek henüz uzak ihtimaldir. Bu katılımcılar, silah satışı yapan, ürettiği silahları test eden, Suriye’nin kuzeyinde ve batısında toprak gasp edip üsler kuran emperyalist zihniyete sahiptirler.
Bu iştirakçilerin isyancılara daha çook başarılar dileyecekleri, onları pompalayacakları, siyasi arenada boş nutuklar atacakları kesindir. Türkiye’nin işi daha zor ve uzun süreli olacaktır.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV