Maske takmamakta direnerek zabıtaya ve polise karşı gelen, küfreden hatta itekleyen kişiler görüyoruz ekranlarda. Bir keresinde de bir hanım karakola davet edilmesine rağmen, “Ben tek başına bir hanımım, seninle karakola nasıl giderim?” diyerek icabet etmemiştir.
 Şimdi düşünelim: Bu kişiye maske takmadığı için ceza yazılsa –diyelim 900,00 tl- ve cezayı ödese… Bulaştırdığı kişi veya kişilerden birisi de vefat etse! Bu kişinin vebali ne olacak? 900 tl. ödeyen kişi bir ceza daha mı ödeyecek, vicdan azabı mı çekecek, ölüme sebebiyetten hapis mi yatacak?
*               *             *
Türkiye, insan hayatına kast eden PKK terör örgütüne karşı mücadele ederken Avrupa, hiçbir günahı olmayan insanların Akdeniz’de ölümlerini seyretmekteydi. En ağır insan hakkı ihlâlini de Yunanistan yapmıştı, sığınmacıların bindiği botları delerek ve parçalayarak… Ölenler, yaralananlar oldu. Bunların davasına hangi mahkeme, hangi vicdanlı hâkimler bakacak?
*               *             *
Hukuk alanında böylesi erozyonlar görülebiliyor da sanki ekonomi alanında çok mu farklı? AİHM’nin Türkiye ile ilgili tazminat içeren kararlarının sıklaşması ve uluslararası finans kuruluşlarının Türkiye’nin kredi notlarını şüphe yaratacak şekilde açıklaması belirli zamanlarda gizli niyetlerin ortaya çıkması anlamına gelmiyor mu?
*               *             *
İnsan Hakları İzleme Örgütü, aralarında Kenya, Mısır ve Çin’in de bulunduğu çok sayıda ülkede, hükümetlerin ve güvenlik güçlerinin gerçek veya gerçekmiş gibi algıladıkları terör tehditlerine, insan haklarını ihlâl eden politikalarla cevap verdiklerini ve bunun da nihayetinde krizleri şiddetlendirdiğini söylemiş.
İnsan Hakları İzleme Örgütü, tehlikeli olduğu farz edilen kişileri zapt etmenin güvenliğe yönelik tehditleri ortadan kaldırmayacağını, asıl yapılması gerekenin toplumsal ve siyasal düzenin temelini oluşturan ahlâki dokunun da yeniden kurulması olduğunu bilmiyor mu?
*               *             *
Hollywood, dünya siyaseti için film çevirmeye devam ediyor. CIA eski hukuk başmüşaviri John Rizzo, geçtiğimiz yıl yayımladığı anılarında pek çok Hollywood yıldızının CIA için ajanlık yaptığını itiraf etmiş. İtirafa veya açıklamaya gerek yoktu. Zahmete girdiniz, biz biliyorduk zaten
*                *             *
İslam coğrafyasındaki kaos ve iç savaş sebebiyle tarihi miras yok oluyor, kültürel kodlar siliniyormuş.
Irak’ın işgalinde 15 bin tarihi eserin ülke dışına kaçırılmış olmasını, Afganistan ve
Suriye’de bu durumun hâlâ devam ediyor olmasına ne diyeceğiz?
Yazarımız Murat Bardakçı, Saddam Hüseyin’in Kuveyt’i işgal etmesinden birkaç sene
önce Bağdat’taki Irak Ulusal Müzesini gezdiğini anlatır:
“Müzenin hemen girişinde, gözüm duvara çakılı bir plakete takılmıştı: Üzerinde ‘Burada tahmininizden daha az eserle karşılaşacağınız için üzgünüz. Tarihimizin ve kültürümüzün en zengin örnekleri Irak’ı uzun zaman işgal altında tutan Osmanlı yönetimi tarafından İstanbul’a götürülmüştür ve şimdi orada sergilenmektedir”
Açıklamasının devamında ise, “Bu ifadeler her kime aitse, o kişi belli ki British Museum’u hiç görmemiş; orada salonlar dolusu Irak eserinin mevcut olduğunu hiç işitmemiştir herhalde... Plaketi okuyunca ‘‘Bunu yazan sadece Londra’yı değil, Berlin’i de bilmiyor; Babil’in meşhur antik kapısının Berlin Müzesi’nde olduğundan bile habersiz” diye düşüncelerini belirtmiştir.
Ne diyeceksiniz, “İnsanoğlu her sözü kaldırmaz” deyip geçmeli.
*               *             *
Kadına şiddet konusu Batılı devletler ve kurumlar tarafından başta Türkiye olmak üzere gelişmekte olan pek çok ülkeye karşı bir hesap sorma aracı olarak kullanılıyorsa da, AB Temel Haklar Ajansı (FRA)’nın yayımladığı “Kadına Yönelik Şiddet: AB Düzeyinde Araştırma” adlı rapor bunu yalanlıyormuş. Rapor, AB ülkelerinde 15 yaşından itibaren her üç kadından birinin fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldığını belgeliyormuş.
*               *             *
Televizyon dizileri reyting uğruna ahlâki değerleri yok saymaya devam ediyormuş. Akşam oturmalarının, sohbetlerin ve kitap okuma alışkanlıklarının yerini alan dizilerle gayrimeşru ilişki biçimleri meşrulaştırılmaya çalışılıyormuş. Sakın başkasından duyduğunu anlatıyor, demeyin, her gün ekranlarda hâlâ izliyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.