Gündemi değerlendirdi
banner57

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Genel Merkez’de MYK gündemine dair bir basın toplantısı düzenledi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, düzenlediği toplantıda şu açıklamalarda bulundu; ‘Merkez Yönetim Kurulu toplantımız devam ediyor. Bu hafta gündemimizde, milletimizi ezen hayat pahalılığı, giderek ağırlaşan gıda krizi, artan açlık, ev sahipleriyle kiracıları birbirine düşüren konut ve barınma krizi ve yurttaşlarımızı bölüp parçalayarak ayakta kalmaya çalışan kifayetsiz saray rejiminin sebep olduğu yönetim krizi vardı.
“BİZE KATILIN” ÇAĞRIMIZ KARŞILIK BULDU
Genel Başkanımız, Parti Meclisi ve Disiplin Kurulu üyelerimizle, geçtiğimiz hafta İzmir’de çok yoğun bir çalışma gerçekleştirdi. Gençlerle beraber oldu. Çiftçilerimizi dinledi.  Kanaat önderleriyle bir araya geldi. İş insanlarımızla toplandı. Rumeli ve Balkan Dernekleriyle buluştu. “Kaybedilmiş topraklarımızın aziz hatıralarıyla” kucaklaştı. Şunu büyük bir mutlulukla gördük ki, Sayın Genel Başkanımızın “bize katılın” çağrısı, milletimizin gönlünde büyük bir karşılık bulmuş. Milletimiz hep bir ağızdan, “Geliyor gelmekte olan” diye haykırıyor. Cumhuriyet Halk Partisi başta olmak üzere, Millet Masasının etrafında, bir araya gelen altı parti, gümbür gümbür iktidara geliyor. Milletin derdine derman olmak için geliyor. Pahalılığı, yoksulluğu bitirmek için geliyor. Adalet, özgürlük ve demokrasinin teminatı, millet iradesinin tecelligâhı Gazi Meclisimizi, milletin geleceğinde yeniden söz sahibi yapmak için geliyor. Artık söz tek bir kişinin değil; yeniden milletin oluyor. Biz milletimizle bir olmaya, beraber olmaya, mücadeleyi çığ gibi büyüterek, 84 milyona umut olmaya devam edeceğiz.
SİYASETÇİ VERESİYE ÇALIŞIR, SERMAYESİ İTİBARIDIR
Siyasetçi söz verir, milletten oy ister. Verdiği sözlerin karşılığını da sandıkta alır. Vaatlerini ise sandıktan sonra yerine getirmeye uğraşır. Yani siyasetçi peşin değil, veresiye çalışır. Veresiye çalışan siyasetçinin en büyük sermayesi de itibarıdır. İtibar da, millete verilen sözlerin tutulmasıyla kazanılır. 2011 seçimlerine giderken Erdoğan milletimize, 2023 için pek çok söz verdi. Yetmedi, bunları devletin Kalkınma Planına da yazdırdı. Millete taahhüdünü TBMM’de resmileştirdi. Önce, “Türkiye’yi,  dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapacağım” dedi. Sonuç ne oldu? 1990’da girdiğimiz en büyük 20 ekonomi arasında, artık yokuz. 2023’e bir kala, Erdoğan Türkiye’yi 23. sıraya düşürdü. Erdoğan 2023 için milletimize başka taahhütler de vermişti. “Milli gelirimizi, 2 trilyon dolara çıkaracağım” dedi. Ama bunun yarısını bile gerçekleştiremedi. 2023’e bir yıl kaldı, milli gelirimiz 800 milyar doların altına düştü, 794 milyar dolar oldu. Kişi başına düşen gelir, 2023 yılında 25 bin dolar olacaktı,  öyle vaat etmişti.
SARAY’IN BAKANI İTİRAF ETTİ: TÜRKİYE FAKİR BİR ÜLKEDİR
Ama kendi atadığı Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı, “Türkiye fert başına 8 bin 500 dolarla, fakir bir ülkedir”  diyerek, Saray ve şürekâsının ülkeyi içine düşürdüğü durumu, TBMM’de itiraf etti. Evet, Saray millete verdiği sözleri tutmadı. 20 yılın sonunda ülkeyi getirdiği yer fakirlik, fukaralık. Hep söylüyoruz: Gerçeklerin er ya da geç, ortaya çıkmak gibi güzel bir huyu var. Artık yaşamın gerçekleri karşında, AK Partililer bile dayanamıyor. “Kral çıplak!” diye bağırıyor.
ALDI YETKİYİ, GÖSTERDİ ETKİYİ
Erdoğan bundan dört yıl önce 19 Haziran 2018’de, milletimizin huzuruna çıkıp başka sözler de verdi: “24’ünde siz bu kardeşinize yetkiyi verin. Ha ondan sonra bu faizle, şunla, bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz” dedi. Dört yıl önce böyle söyleyip aldı yetkiyi, şimdi millete gösterdi etkiyi… Erdoğan bu sözleri söylediğinde, iki yıllık tahvil faizi yüzde 19’du. Şimdi yüzde 24. Bir yılda bütçeden ödenen faiz, 2018’de 62 milyar 419 milyon liraydı. Bugün son 12 ayda bütçeden ödenen faiz, 221 milyar 280 milyon lira. Bütçedeki faiz harcamaları, dört yılda dörde katlandı. “Faiz sebep, enflasyon netice” safsatasıyla, millet pahalılığa ezdirildi; faiz lobileri abat etti. 19 Haziran 2018’de, Türkiye’nin borç ödeme risk primi 290’dı. Bugün 820. Yine dört yıl önce Erdoğan yetki istediğinde, dolar kuru 4 lira 71 kuruştu. Bugün 17 lira 33 kuruş. 1 litre benzin o gün 6 lira 29 kuruştu. Bugün 27 lira 63 kuruş. 1 litre mazot o gün 5 lira 75 kuruştu. Bugün 30 lira 10 kuruş. O gün 12 kiloluk ev tüpü 92 liraydı. Bugün aynı ev tüpü 335 lira oldu. Erdoğan’ın memleketi Rize’de, ekmeğin fiyatı o gün 1,5 liraydı. Bugün ekmek 5 lira oldu. Enflasyon yüzde 12 idi. Bugün oldu yüzde 74. O da TÜİK’in makyajlı rakamlarıyla…
KİBRİNE ESİR OLMUŞ, ÜLKEYİ YÖNETTİĞİNİ SANIYOR
Bugün, millete verdiği sözleri tutmayan, taahhüdünü yerine getirmeyen müflis bir siyasetçi, Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal ediyor. Kibrine esir olmuş, tek başına, ülkeyi yönettiğini sanıyor. 
HERKESİ HER ZAMAN KANDIRAMAZSINIZ
Teşhisi doğru koyamazsanız, doğru tedavi uygulayamazsınız. Türkiye’yi uçuracak denen ucube saray rejimi sebeptir. Hayat pahalılığı ve yoksullaşma ise sonuçtur. O nedenle de işe önce bu ucube rejimin sandıkta tasfiyesiyle başlamak gerekir. Eski Amerikan başkanlarından Abraham Lincoln’ün güzel bir sözü var: “Bazı insanları, her zaman kandırabilirsiniz. Herkesi, bazen kandırabilirsiniz. Ama herkesi, her zaman kandıramazsınız.” Milletimiz, Erdoğan’ın ağzından çıkan sözlerin, millete verdiği taahhütlerin doğru olmadığını yaşayarak görmüştür. Sarayın yandaşları, beslemeleri, oligarkları, beşli çeteleri, her gün biraz daha semirirken, milletimiz günden güne fakirleşmiştir. Her gün bir başka sıkıntıyla, boğuşmak zorunda kalmıştır.
BIRAKTIK EV SAHİBİ OLMAYI, MİLLET KİRASINI ÖDEYEMİYOR
“Yabancılara ev satacağız, dolarları alacağız” dediler. Üstüne bir de Türk vatandaşlığını hediye ettiler, ülkede millete kalacak ev bırakmadılar. Şu anda milletimiz çok ciddi bir konut kriziyle boğuşuyor. Milletimiz bıraktık ev sahibi olmayı, artık oturduğu evin kirasını ödeyemiyor. Son bir yılda kiralar, İstanbul’da yüzde 140, Ankara’da yüzde 134, Mersin’de yüzde 146, Antalya’da yüzde 329 zam gördü. Kiracılar perişan. Ev sahipleri ile kiracıları birbirlerine düşman ettiler. Sonra hadi bakalım pansuman, hadi bakalım aspirin tedavisi. Kiralara geçici narh koydular. Bu tabi ki kalıcı bir çare değil. Ama iş Suriyelilere, İdlib’de 1 milyon ev yapmaya gelince, başta atanmış İçişleri Bakanı olmak üzere, tüm Saray şürekâsı seferber oldu.
YANDAŞLARIN ÖDEYECEĞİ 1,2 MİLYAR AVROLUK KİRAYA FAİZSİZ BİR YIL ERTELEME
Yandaşa gelince de, çare hiç bir zaman tükenmiyor. Sarayın kibirlisi, pandemi, ekonomik kriz, mücbir sebep dinlemeden, Dolarla Avroyla verdiği garantileri, bütçeden sektirmeden kuruşu kuruşuna yandaşlarına ödedi. Ödemeye de devam ediyor. Ama İstanbul Havalimanı’nı işleten yandaşların, 1 milyar 195 bin Avro devlete ödemeleri gereken kira bedelini, devlete ödenecek kirayı, milletin kesesinden 20 yıl sonraya faizsiz öteliyor. Peki, millet kendi ev sahibine çıkıp, kiramı bir yıl ertele diyebiliyor mu? Ne gezer… Dediği anda kendini kapının önünde buluyor. Millete veriyorlar talkımı, yandaşa yediriyorlar salkımı. Saray ele ve yandaşlarına hizmette sınır tanımıyor. Ele ve yandaşlarına son derece müşfik, ama milletimize alabildiğine nobran.
KKM’NİN MALİYETİ KUR ARTTIKÇA KATLANIYOR
Geçtiğimiz Aralık ayında Nebati Bakan çıktı: “Kur Korumalı Mevduat nedeniyle, Hazine’den tek kuruş çıkmayacak” diye millete söz verdi. Bu yılın ilk beş ayında, bütçeden bir avuç mevduat sahibine ödenen, 21 milyar 100 milyon lira. Bunun arkası da gelecek. Bir de ayrıca bu Kur Korumalı Mevduat kapsamında, Merkez Bankasının kasasından çıkan paralarda var. Bunlarla ilgili henüz herhangi bir açıklama yok. Yetmez tek kalemde tahsilinden vazgeçtikleri, ama sözünü bile etmedikleri, zengin mudilerin Hazineye ödeyeceği, 10 milyar 200 milyonluk birde vergi var. Sözün kısası, KKM’nin bütçeye maliyeti daha yılın yarısına gelmeden, 31 milyar lirayı aştı. Döviz kurları aldı başını gidiyor. KKM’ın maliyeti sene sonuna yaklaştıkça her gün biraz daha katlanıyor.’
4Abdullah Yalçın

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.