‘En kötüsü daha yaşanmadı’

 CHP Tekirdağ Milletvekili, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, MYK toplantısı sürerken bir basın toplantısı düzenledi.

Öztrak düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi: ‘Bugün Suriye’de Zeytindalı harekat bölgesinde bir Mehmetçiğimizi şehit verdik. Şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı, milletimize de sabır diliyorum. Yine bugün Muğla Milas’ta bir maden ocağında bir göçük olayıyla karşı karşıya kaldık. 4 emekçimiz göçük altında kaldı. Bunlardan bir tanesi ağır yaralı olarak kurtarıldı. 3 tanesi henüz göçük altında. 3 emekçimizin de biran önce sağ salim kurtarılarak ailelerine kavuşturulmalarını diliyorum.
KONUT SATIŞINDA 6 YILIN EN DÜŞÜK RAKAMLARI
Bugün ve geçtiğimiz hafta ekonomide çok önemli veriler açıklandı. Bu sabah 2019 Ocak ayına ilişkin konut satış istatistiklerini TÜİK açıkladı. Ocak ayında konut satışları geçen yılın aynı ayına yani Ocak ayına göre yüzde 25 düşmüş, ipotekli konut satışları ise yine bu dönemde yüzde 77 düşmüş. Bu konut almak için vatandaşlarımızın bankalardan kredi almakta ne kadar zorlandıklarını açıkça ortaya koyuyor.  Bu rakamlar son 6 yılın en düşük rakamları. Yani konut satış rakamları son 6 yılın en düşük rakamları. Vatandaşın satın alma gücündeki erime, artan gelecek kaygısı ve ekonomide kaybolan güven tabi ki konut satışlarını da yakından etkiliyor. Bunlar Ocak ayı rakamları, en son rakamlar.
ÜRETİMDEKİ DARALMA KRİZ DÖNEMİ SEVİYESİNDE
Yine geçtiğimiz hafta açıklanan geçtiğimiz yılın Aralık ayına ait sanayi üretimi ve ödemeler dengesi rakamları ile 2018’in son üç ayını kapsayan işsizlik rakamları da ekonomide yaşanan krizin derinliği konusunda bize çok ciddi ipuçları veriyor. Sanayi üretimimiz geçtiğimiz yılın Aralık ayında yüzde 10 daralmış. 2018’in son üç ayında ise sanayideki daralma yüzde 7 olmuş. Üretimde bu boyutta bir daralmayı son olarak 10 yıl önce küresel kriz zamanında görmüştük. Şimdi küresel kriz falan yok dünyada. Yine bu daralma artık sarayın son yaptığı 2018 için büyüme tahmini olan yüzde 3,8 büyümenin de gerçekleşmeyeceğini ortaya koyuyor. 
İŞSİZLİK RAKAMLARI MAKYAJLI
Yine krizin derinliğinin bir diğer göstergesi işsizlik. 2018’in son üç ayını kapsayan Kasım ayında resmi rakamlarla işsizlik yüzde 12,3 olmuş. İşsiz sayısı da bir yıl önceye göre 706 bin kişi artarak 4 milyona dayanmış.
ğer bu rakama iş bulma ümidini yitirdiği için işgücü piyasasında iş aramaktan vazgeçenleri, mevsimlik çalışanları, yine yetersiz ve eksik istihdam rakamlarını ilave edersek işsiz sayısı 7,5 milyonu buluyor. İşsizlik oranlarında ve işsiz sayılarında yaşanan bu artışlar yine 2009 krizinden bu yana gözlenen en yüksek artışlar.  Ancak şunu da söylemeden geçmeyim. Bu rakamlarda makyajlı. Yani istikrarlı bir şekilde gitmesi gereken demografik trendlerle oynanmak suretiyle işsizlik olduğundan daha düşük gösterilmiş. Bu konuyla ilgili olarak da TBMM’ye bir araştırma önergesi vereceğiz.
EN KÖTÜSÜ DAHA 
YAŞANMADI
Diğer yandan işsizlik cephesinde açıkçası duruma baktığımız zaman, gazetelerimize yansıyan haberlere, televizyonlara yansıyan haberlere baktığımız zaman işin en kötüsünün daha henüz yaşanmadığını görüyoruz. Yani Zonguldak’ta maden ocaklarında çalışmak için sokaklara taşan işsiz gençlerimize baktığımızda, Diyarbakır’da, Tokat’ta İŞKUR’un geçici işçi alımlarına yapılan binlerce başvuruyu dikkate aldığımızda ve en son bugün bir Rize gazetesinde yerel gazetede gördüğümüz haber 10 tane temizlik işçisi alınacak Rize’de, başvuru sayısı 12 bin 571 kişiymiş. Bütün bunları gördüğümüzde işsizliğin maalesef giderek daha büyüyen bir sorun olmaya namzet olduğunu görüyoruz.
RAKAMLARIN ARDINDA CİDDİ DRAMLAR VAR
Üretimdeki daralma ve işsizlikteki bu artış sadece kuru bir rakam değil. Her bir rakamın ardında çok ciddi dramlar var, çok üzücü hayat hikayeleri var. Atanamadığı için canına kıyan gencecik öğretmenler, evladına pantolon alamadığı için yaşamına son veren babalar, borcunu ödeyemediği için hayatına son veren iş adamları ve üreticiler işte bu gerçek rakamların arkasında saklı olan acı hayat hikayelerini gösteriyor.
EKONOMİDE BAŞARI ÜRETEN FABRİKAYLA, EKİLEN TARLAYLA, ÇALIŞAN YURTTAŞLA ÖLÇÜLÜR
Ekonominin başarısı Damat Bey’in yaptığı gibi; faize, kura bakarak “dengelendik, dengeleniyoruz” diyerek ölçülmüyor. Başarı; ekilen tarlalarla, üreten fabrikalarla, çalışan ve kazanan yurttaşlarla ölçülüyor. İktidara ve yandaşı medyaya bakarsanız ülkede her şey güllük gülistanlık. Tarlalar boş, fabrikalar durmuş, işsizlik, pahalılık vatandaşı kasıp kavuruyor, ama bunlar cari açıktaki düşüş üzerinden kendilerine bir başarı hikayesi çıkarmaya çalışıyorlar.
EKONOMİ DURDU, 
CARİ AÇIK DÜŞTÜ
Ne yaptılar? Saray yönetimi ne yaptı? Bugüne kadar ekonominin ithalata bağımlılığını azaltacak herhangi bir tedbir aldı mı? Ya da bu ithalata bağımlılığı azaltacak bir maden mi buldu? Bunların hiçbiri yok. Peki ne oldu? Yıllarca ekonomiyi borca batırarak yönettiler. Borcu çeviremeyince, dış piyasalar borç vermeyince ekonomi durdu, ithalatta durdu. Bu nedenle de cari işlemler açığı düştü.
Bu sürdürülebilir bir durum değil. Cari açıktaki azalmanın bu millete işsizlik ve düşen üretim, duran ekonomi bakımından çok ciddi bir maliyeti oldu. Pahalılık, işsizlik aileleri kasıp kavuruyor. Herkes evinin tapusunu, arabasının ruhsatını bankalara kaptırma korkusuyla yaşıyor. Ama milletten kopan saray ve yandaş medyası kafasını kuma gönmüş hiçbir şey umurlarında değil.
21 MİLYAR DOLAR KAYNAĞI BELİRSİZ PARA GİRDİ
2018’de düşen cari açığı da normal yollardan finanse edemediğimiz dikkati çekiyor. Düşmüş ama onu bile normal yollardan finanse edememişiz. Borç bulamamışız. Buna karşılık dışarıya net 4 milyar dolar borç ödemişiz. Bu tabi yetmemiş. Yetmeyince Merkez Bankası’nın kasanındaki dövizlere saldırmışız 10 milyarda oradan harcamışız. Bu da yetmemiş ülkeye 21 milyar doların üstünde kaynağı belirsiz, ne olduğu, kimden, nereden geldiği belli olmayan bir para girişi olmuş. Yani 2018’e baktığımız zaman cari açığın her 100 dolarlık cari açığın 77 dolarını nereden geldiğini bilinmediğimiz bir parayla kapatmışız.
TÜRKİYE’Yİ DEV BİR KARA PARA YIKAMA MAKİNESİ HALİNE GETİRDİLER
Bu kaynağı belli olmayan paranın ne kadar süreceği belli değil. O nedenle de damadın ikide birde dengelendik, dengeleniyoruz demesine rağmen bu dışarıda yeterli güveni yaratmıyor.  2018 yılında döviz piyasaları altüst oldu neden? İşte bunlardan dolayı. Türkiye kendi liginde parası en fazla değer kaybeden ülkeler arasında ve politika faizi en yüksek ülkeler arasında hep ilk üçte yer aldı. Diğer taraftan cumhuriyet tarihinde ülkeye bu boyutta ne olduğu belli olmayan para girişi hiçbir zaman yaşanmamıştı. 
Bu, Sarayın ve Adalet ve Kalkınma Partisi elinde ülkemizin devasa bir para yıkama makinesi haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor. Ne yıkanıyor, neyin parası yıkanıyor? Kara para. Neyin kara parası? Eroin mi, içki mi, kaçak sigara mı? G20’nin hiçbir ülkesinde ödemeler dengesinde bu boyutta bir kaynağı belirsiz para görmeniz mümkün değildir çünkü onlarda doğru düzgün ödemeler dengesi istatistikleri tutulur.
4Turgay Efendioğlu

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.