İstanbul’a bir Japon araştırma heyeti gelmiş. Sokaklarda araba şoförlerinin birbirlerine davranışlarını gözlemlemişler, şoförler yollarda birbirine saygısız davranıyor, korna çalıyor bazen de arabadan inip tartışıyorlar! Sokaklardaki insanları gözlemlemişler:  insanların çoğu tartışma halinde... Japonlar bizim toplumumuz hakkında bir rapor hazırlıyorlar ve bu rapora şunları yazıyorlar: “Türk toplumunda sevgi ve saygı eksikliği var!” Daha sonra bu Japon araştırmacılar sırasıyla bir fakir, bir orta halli ve bir de zengin olmak üzere üç Türk ailesine konuk oluyorlar. Bu üç aile de Japon misafirleri ve diğer Türk misafirlerini nereye oturtacaklarını bilemiyorlar. Çok itibar gösteriyorlar! Yine bu üç aile misafirlerine yiyecek ve içecek ikramlarında bulunuyorlar. Yemek üstüne yemek ikram ediyorlar. Doydum diyen misafire: ”Hayır sen az yedin!”  deyip zorla bir kaç tabak daha ikram ediyorlar. Sonuç olarak misafirlere bir izzet bir ikram sormayın gitsin! Japonlar bunun üzerine önceki raporlarını iptal edip yeni bir rapor hazırlıyorlar. Bu raporun sonucuna da şöyle yazıyorlar: “Türk toplumu birbirlerine karşı son derece saygılılar ve sevgi dolular!” Fakat Türklerin, evdeki ve ev dışındaki davranışları yüz seksen derece birbirinden zıt olduğu için Japon araştırmacıların kafası karışıyor ve nihai son raporu hazırlayamadan gidiyorlar. Bu kısa öyküden şu çıkarımı yapabiliriz: Sevgi saygı konusunda kafası karışık olan Japonlar değil bizleriz... Ve birçoğumuz “sevgi ve saygı” konusunda tutarlı değiliz.

 

Sevgi Saygı Konusunda Yanlış Davranışlarımız

* Komşunun çocuğuna çok ilgi gösteririz, başını okşarız, sevgi gösteririz. Kendi çocuğumuzu sevmeye gelince sanki sevgi gösterirsek şımaracak zanneder ve sert davranırız.

* Eşimize olmadık şeyler söyler, “Seni seviyorum!” kelimesini çok görür, birbirimizi hırpalar da hırpalarız. Eşimize ve çocuğumuza göstermediğimiz saygı sevgiyi komşumuza veya yedi kat yabancıya gösterir, son derece kibar davranırız...

 

Olması Gereken!

Her şeyden önce evde eşler birbirine karşı kibar, saygılı ve sevgi dolu davranmalılar. Bir bilge demiş ki: “Evdeki bir dost, dışarıdaki bin dosttan daha iyidir. Hayat arkadaşınla gerçek dost olabiliyorsan dünyada cenneti yaşarsın!” Evet, işin sırrı burada... Evdeki hayat arkadaşımızla dost olmamız için, onu sevmemiz ve ona karşı saygılı ve nazik olmamız gerekir! Allah aşkı ve sevgisinden sonra gelen ikinci sevgi türü; karı kocanın birbirini sevmesi ve evlat sevgisidir. Bu sevgi saygı toplumun temelidir... Diğer sevgiler yani doğa sevgisi gibi, maddi nesnelere vb. duyulan sevgiler çok sonraki sıralarda yer alır...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.