17 Aralık 2017 Pazar

FENOMENLER İŞ BAŞINDA

SENİ SEVDİK EFENDİM

01 Aralık 2017, 18:55
Bu makale 841 kez okundu
SENİ SEVDİK EFENDİM

 Herkes canını verecek kadar seni severken, kimseye yük olmamak için, kendi işini kendin yapışını sevdik.Okuduğumuz sier Kitaplarında  Başının ağrıdığını öğrendiğimizde, başımızınn ağrısını sevdik. Kuşu ölen çocuğun evine taziyeye gittiğinde... Anne ve yavru köpekler için koskoca ordunun yolunu değiştirdiğini öğrendiğimzide, merhameti sevdik, hayvanları sevdik.. “Benim çocuğum yok,ardımdan okuyacak kimse olmayacak” diye ağlayan Hz.Bilal’i, “Üzülme! Ümmeti Muhammed her ezandan sonra sana okuyacak” diye teselli edişini sevdik. Bir gün,oturarak namaz kıldığını gören Ebu Hureyre’nin “Ey Allah’ın elçisi, hasta mısın?” sorusuna, “Hayır, açım!” deyişindeki sadeliği sevdik. O kadar uzun süre hiç aç kalmadım ben ama, kızın Hz.Fatma’ya, “Vallahi kızım,üç gündür baban bir şey yememiştir.” deyişinde, açlığı sevdik. Hz.Hatice’ye düğün için hediye ettiğin gülleri ... “Hatice’nin sevgisi benim rızkımdır.” deyişini sevdik. Sevgili kızın Hz.Fatma,her yanına girdiğinde,ayağa kalkıp karşılamanı, “hoşgeldin kızım” diye öpmeni, elinden tutup,yanına oturtmanı sevdik. Hz.Ali ile Hz.Fatma’yı evlendirirken,ikisini karşına alıp, “Ey Ali, kızımı sana cariye olarak veriyorum, ama unutma, sen de onun kölesisin” deyişini sevdik. Mirâc’a çıktığında, Allah Teala, “Seni ne ile şereflendireyim?” dediğinde, “Beni Sana kullukla şereflendir” deyişini sevdik ya Resulullah. Yine mirâçta Rabbim “İste! Ne isteğin varsa vereyim” dediğinde, secdeye kapanıp, gözyaşlarıyla “Senden ümmetimi istiyorum” deyişini . Refik-i Alâ’ya, Yüce Dost’a giderken, “Sizi kevser ırmağı başında bekleyeceğim. Bana kavuşmak isteyen, elini ve dilini kötülüklerden çeksin.” deyişini sevdik. Ve Rabbimizin, “Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız O’na çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir,merhametlidir (Tevbe-128) deyişiyle, seni sevdik. Ve Rabbimizin, “Şüphesiz ki, Allah ve melekleri, Peygamber’e çokça salât ederler (överler,yüceltirler). Sevgili dostlar .Siz de O’na salevat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.”(Ahzab-56) buyurmasıyla, seni daha çok sevdik... diyerek sözlerime başlamak istiyorum bir yerlerde okuduklarımdan aklımda kalan hatta belkide mevlit kandili mesajlarından aklımda kalanları yazdım.

Bir Duyguyu anlatmak ne kadar zor ise görmeden sevilen saygı duyulan takdir edilen birine karşı hissedilenleri de anlatmak zordur Kuranda Yüce Mevlamın Tabiiri İle ‘’Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil âlemîn(âlemîne). (Embiya suresi-107)’’BİZ SENİ ALEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERDİK’’diyen mevlama  sonsuz hamdu senalar olsun o merhamet deryasına o rahmet deryasına ümmet olabilme yolunda yaptığımız mücadeleleri dergahı izzetinde kabul buyursun.Habibine ehlibeytine ashabına sonsuz selamlarımızı iletsin.Onu anlayacak ferasete ve idrak genişliğine ermemizi sağlasın.Bizlerede Nefsimiz ile mücadele edebilme gücü versin. Dünyada İslamafobi Siyonist uşaklar eli ile körüklenirken müslümanların gözlerinin kapalı olması ne kadar üzcüdür ne olmalıdır ne beklenmektedir demokrasi çığrtkanlığı yapan , ellerinde masum çocukların kanları olan conilerin daha fazla kan dökmesimi ! ..Beklemek ile elimize geçecek bir şeylerin olmadığını biliyorum lakin hani derler ya bari buğuz edeyim gönlüm ile buğuz ediyorum...
    Maide suresi 54, ayetinde bizlere şöyle seslenir yüce mevlam   
‘’Yâ eyyuhâllezîne âmenû men yertedde minkum an dînihî fe sevfe ye’tîllâhu bi kavmin yuhıbbuhum ve yuhıbbûnehû ezilletin alâl mu’minîne eizzetin alâl kâfirîn(kâfirîne), yucâhidûne fî sebîlillâhi ve lâ yehâfûne levmete lâim(lâimin) zâlike fadlullâhi yu’tîhi men yeşâu vallâhu vâsiun alîm(alîmun). ‘’
Ey iman edenler. . . Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allâh (onun yerine) öyle bir topluluk getirir ki, (O) onları sever, (onlar da) O’nu severler. . . İman edenlere karşı alçak gönüllü, hakikati inkâr edenlere karşı onurludurlar. (Onlar) hiçbir kınayanın kınamasından korkmaksızın, Allâh uğruna mücahede ederler. . . Bu Allâh’ın fazlıdır ki, onu dilediğine verir. . . Allâh Vasi’dir, Aliym’dir.  Mevlam geçmişte böyle bir topluluğu İslam ile şereflendirmiş ve onu İslamın sancaktarı yapmıştır Bu topluluğun İsmi ‘’Türktür’’yedi iklime ilahi adaleti getirmek için mucadele etmiş bu topluluk yüce Mevlamın övgüsüne mahsar olmuş komutanlarda yetiştirmiştir şimdi bu topluluğun fertleri olarak Resulullah  efendimizin 1447 dünyayı şereflendirme gününü kutlarken ve buna mevlid ismini veririken sözlerime süleyman çelebinin veladet bahri ile son vermek istiyorum
Âmine Hâtun Muhammed. Anesi
Ol Sadeften doğdu ol dür dânesi
Çünkî Abdullah’tan oldu hâmile
Vak-t erişdi hafta vü eyyam ile
Hem Muhammed gelmesi oldu yakîn
Çok alâmetler belirdi gelmeden 
Ol Rebi-ûl evvel âyın nîcesi
On ikinci gece isneyn gecesi
Ol gece kim doğdu ol Hayr-ûl-Beşer
Annesi anda neler gördü neler
Dedi gördüm ol Habîbin Annesi
Bir acep Nûr kim, güneş pervânesi
Berk urup çıktı evimden nâgehân
Göklere dek Nûr ile doldu cihân
Gökler âçıldı ve feth oldu zulem 
Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Selam ve dua ile...

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV