23 Haziran 2017 Cuma

ŞEHİR YAPILANMASI

17 Haziran 2017, 14:55
Bu makale 309 kez okundu
ŞEHİR YAPILANMASI
Cengiz Baysu

 PKK terör örgütü mensupları, Güneydoğu Anadolu bölgemizin yoksul insanının ekmek derdini can derdine dönüştürdüler. Gün geçmiyor ki, şehit haberi gelmesin…

Hepimiz kabul etmeliyiz ki, çözüm süreci bazı makamlar, kişiler veya yöneticiler tarafından rehavet dönemi olarak algılanmış, askeri taşlayanlara, polise tokat atanlara, jandarmaya küfredenlere hoş görüyle bakan ve bayrak açmak isteyenlere, karşı tarafı tahrik edeceği düşüncesiyle müsaade etmeyen mahalli yöneticiler peydah etmişti.
PKK’nın teröre tavan yaptırdığı bugünkü durumu üç noktadan ele almak gerekirse;
Şehir yapılanmaları
PKK terör örgütü için en kıymetli yapılanma, şehirlerde yuvalanmayla başlayan yapılanmadır. Halkın içinde saklanarak farklı kisvelerle çeşitli eylemlere yönelmiş, sivil toplum kuruluşlarının savunduğu ilkeleri, halkın rahatsızlık duyduğu hususları ve sistem tıkanıklıklarını paravan yaparak eyleme geçmiştir.
Türkiye’de son birkaç yıldan beri gözlemlediğimiz ve adeta kalkışma olarak addedebileceğimiz tırmanışlar gördük. Bu yapılanmalar nedeniyle ülkemiz nerdeyse Türk-Kürt çatışmasına varacak seviyelere çekilmek istendi. Alınan tedbirler Batılı dostlarımız (!) tarafından eleştirildi, basına yansıyan görüntüler, Avrupa resmi kuruluşlarının raporlarına geçti.
Yurt içindeki faaliyetler
PKK terör örgütü, genellikle tahrip kalıplarını uzaktan komutayla patlatarak riske girmeden ve zayiat vermeden toplu katliamlar yaratmak suretiyle sesini duyurmayı tercih etmeye başlamıştı. Halen devam eden operasyonlar nedeniyle manevra alanı küçüldü. Gücü kırıldı.
PYD’nin misyonuna destek vererek kendisini meşrulaştırmaya ve legal siyasi parti kanalıyla söylemleri sürdürmek suretiyle hâlâ söz sahibi olduğunu hissettirmeye çalışıyor. Referandum süreci onun için bulunmaz nimetti.
Halk PKK’ya karşı net tavrını ortaya koymuş ve bu durumu sandıktan çıkan sonuçlara da yansıtmıştır. Devletin yürüttüğü operasyonlar, terör örgütü üzerinde ağır baskıya ve kayıplara yol açmıştır. Komuta merkezleri dağıtılmış, muhabere sistemleri felç edilmiştir. Eskisi gibi örgüte katılım olmamaktadır.
AB ve ABD’nin tavrı
Almanya’nın PKK’ya karşı hâmiliği, muhtemelen diğer Avrupa ülkelerinde de görülebilecektir. Avrupa ülkelerinin PKK üzerine yapacakları operasyonların göstermelik ve kısa süreli olacağı da ihtimal dahilindedir.
FETÖ’den aranan ve yurt dışına kaçanların, darbeci asker kaçkınların, dışişlerindeki görevlerini bırakarak Avrupa ülkelerine sığınanların Türkiye’ye iade edilmemeleri ve gerekçe olarak Türkiye’nin idam cezasının geri getirme isteğinin gösterilmesi Avrupa’nın insan hakları konusundaki hassas değerleri olarak bizlere yansıtılmaktadır. Devletin en yetkili ağızları Batılıların PKK terör örgütüne maddi destek sağladıkları yönünde defalarca açıklama yapmışlardır.
ABD’nin son zamanlarda PYD’ye toz kondurmayan demeçleri ve yaptıkları askerî yardımlar akıllarda soru işaretleri uyandırmaktadır. ABD ile yaşanan YPG krizi, Rusya ile yakınlaşmamızı da etkilemektedir. Rusya ve İran ile Astana görüşmelerine katılan Türkiye, bir ittifak üyesi gibi davranınca ABD, misafir sanatçı konumuna düşürüldüğünü anlamış ve tabii ki işler biraz karışmıştır. ABD, alınacak kararlarda doğrudan etkisinin olmayacağı hiçbir girişimin içinde bulunmayı sevmez ve istemez.
Türkiye haricinde dayanışma
PKK terör örgütü, kendisini Batı’da mazlum göstererek Avrupa devletleri safında yer alabilmekte, bu devletler de, “senin teröristin, benim teröristim…” derdine düşmektedirler. Özellikle 11 Eylül, teröre karşı mücadeleye farklı bir anlayış getirmiştir.
Avrupa ülkelerinde teröre karşı söylem birliği gerçekleşse de eylem birliği gerçekleşememektedir. Örneğin; PKK ve PYD’ye Türkiye’nin bakışıyla başka ülkelerin bakışı arasında fark vardır. Bir ülkedeki terör eylemine duyulan tepki başka ülkelerde de aynı şekilde duyulabiliyorsa anlam kazanır. Uluslararası camia bu çizgi üzerinde buluşmayı bir an önce sağlamalıdır.
Son olarak Fransa’da yeni cumhurbaşkanı seçildi. Pazar günü Makron’a görevini teslim edecek olan Cumhurbaşkanı Hollande, PYD lideri Salih Müslim’i sarayda kabul ederek yeni yönetimin de bu yolda PYD’ye destek vermesini sağlamak amacıyla olaya resmiyet kazandırmak istemiştir.
Türkiye Batı ile ilişkilerini düzeltmek zorundadır. Bu nedenle sivil ve askerlerden teşkil edilecek karma heyetler, Türkiye’nin sıkıntısını anlatmak üzere görevlendirilerek Avrupa’ya gönderilebilir, STK’lar devreye sokulabilir.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV