20 Temmuz 2018 Cuma

FECİ TREN KAZASI

“TOPLUM SAĞLIKLI BESLENME KONUSUNDA DOĞRU BİLGİLENDİRİLMELİ”

NKÜ Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Diyetisyeni Serap Kocaağalar gazetemize yaptığı açıklamada her yaştan insanımızın kilo problemi yaşadığını belirterek bunun ana nedeninin sağlıksız beslenme olduğunu söyledi.

02 Temmuz 2018 Pazartesi 13:56
Bu haber 1505 kez okundu
“TOPLUM SAĞLIKLI BESLENME KONUSUNDA DOĞRU BİLGİLENDİRİLMELİ”

 NKÜ Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Serap Kocaağalar:

“TOPLUM SAĞLIKLI BESLENME KONUSUNDA DOĞRU BİLGİLENDİRİLMELİ”

NKÜ Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Diyetisyeni Serap Kocaağalar gazetemize yaptığı açıklamada her yaştan insanımızın kilo problemi yaşadığını belirterek bunun ana nedeninin sağlıksız beslenme olduğunu söyledi. Sorunun ana kaynağını, yanlış ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları ile hareketsiz bir yaşam tarzının oluşturduğunu belirten Diyetisyen Serap Kocaağalar, yanlış beslenme alışkanlıklarına sahip bir ailenin çocuğunun da obez olabileceğini  belirterek halkımızın sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Trakya Gazetesi:

Sayın Serap Kocaağalar, kilo veya beslenme problemi olan bir kişi diyet programları almak için veya bu konularda bilgilenmek için ne gibi süreçlerden geçmektedir? 

 

Serap Kocaağalar:

Obezite, sağlıklı beslenme gibi konular söz konusu olduğunda bir diyetisyenin bu konulardan uzakta olması düşünülemez. Sağlık Bakanlığı obezite, sağlıklı beslenme konularında yaptığı çalışmalarda ve yürüttüğü projelerde hekimleri konuya dahil etmekle birlikte diyetisyenler bu çalışmaların odak noktasında yer almaktadırlar. Obezite sonuç olarak multidisipliner yaklaşılması gereken ve tedavisinde Hekim, Diyetisyen, gerektiğinde Psikologtan oluşan bir ekibin birlikte tedavisini yürüttüğü bir sağlık problemidir. Biz hastanemizde Endokrinologlar ve Dahiliye uzmanları ile çalışmaktayız. Bir hekim kontrolünden geçen kişiler sonrasında biz diyetisyenlerin kontrolünde zayıflama programlarına dahil olup takip altına alınmaktadırlar. Hekimden bize zayıflama isteğiyle gelen kişiye yalnızca boy, kilo, yaşam tarzı vb. verilere bakarak diyet programı hazırlamak dışında kişinin kilo problemini aşmada onu motive etmek için de Psikiyatrist veya Psikoloğa yönlendirdiğimiz oluyor. Diyetisyen denilince akla direk zayıflama programları gelse de biz hastanemizde Beslenme ve Diyet Polikliniği olarak diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, kronik böbrek yetmezliği gibitüm hastalıklarda da tıbbi beslenme tedavisi düzenlemekte, çocuk ve yetişkin  hastalara danışmanlık yapmaktayız. Ama her zaman üzerini özellikle vurguladığımız konu asıl olan halkımıza  sağlıklı beslenmeyi öğretmektir. Sağlıklı beslenmenin kaliteli bir yaşam için ne kadar önemli olduğunu anlatarak,  kişileri motive ederek, yeterli ve  dengeli beslenen sağlıklı bir topluma ulaşmak için önemli bir işlev yerine getirdiğimizi düşünüyorum.

 

Trakya Gazetesi:

Sayın Serap Kocaağalar, diyetisyen kimdir? Ne iş yapar? Yaptığınız işle ilgili bilgiler verir misiniz?

 

Serap Kocaağalar:

Diyetisyenler, Üniversitelerin ilgili bölümlerinde 4 yıllık lisans eğitimi alarak diyetisyen olarak mezun olurlar. Üniversitelerin Beslenme ve Diyetetik bölümünden lisans diploması alarak görev yapan  kişilere "diyetisyen" denir ve diyet programlarını kişiye özel ancak bu ünvana sahip kişiler hazırlayabilirler. Hastanemizde tek diyetisyen olarak yatan hasta ve personele yönelik yemek hizmetinin yönetimi ve yürütülmesi, yatan hastaların yattıkları süre boyunca diyetlerinin planlanması, poliklinik hizmetleri temel olarak bu hastanede yürüttüğüm hizmetlerdir.

 

Trakya Gazetesi:

Sayın Serap Kocaağalar, yaşam koçları, beslenme uzmanları veya danışmanları sizden farklı mıdır?

 

Serap Kocaağalar:

Diyetisyenin yapacağı bir hizmeti yaşam koçu yapamaz diyet programını yalnızca diyetisyen hazırlayabilir. Günümüzde pek çok kişi, aldığı birkaç beslenme kursu veya okuduğu birkaç diyet kitabı sonrasında beslenme danışmanlığı yaptığını iddia ederek, kendi kendine diyetisyen unvanı verebilmektedir. Bunların arasında edindiği kısıtlı bilgiyle diyet kitabı yazanlar, hatta bir diyet merkezi açıp, medyayı da kullanarak isimlerini duyuranlar bile mevcuttur. Bu durumda ortaya çıkan sonuç, ticari amaçlarla zayıflamak isteyen insanları kullanmaktan başka bir şey değildir. Kilo vermek için pek çok şeyi denemiş ve çözüm bulamamış kişi, kilo vermek için kendisine sunulan her türlü seçeneği deneyecek psikolojide olabildiğinden, bu duyguları suistimal edilmektedir. Kişiye verilecek bir diyet programını ancak gerçek bir diyetisyen hazırlayabilir. Her kişiye uygulanan diyet programı farklılıklar arz etmektedir ve hekim kontrolünden sonra diyetisyen devreye girer. Yani elinizde tıbbi veriler olmadan ve diyetisyenlik  eğitimini almadan kısa vadede aldığınız sertifikalarla kişilere diyet uygulayamazsınız. Bu halk sağlığını olumsuz etkileyerek belki de daha  tehlikeli sonuçlara yol açabilir.

 

Trakya Gazetesi::

Sayın Serap Kocaağalar, medyadaki kamu spotlarından anladığımız kadarıyla Sağlık Bakanlığımız obeziteye karşı bir mücadele başlatmış durumda. Bu konuda neler söylemek istersiniz. Türkiye şişmanlıyor mu? Obez bir toplum mu oluyoruz?

 

Serap Kocaağalar:

Sağlık Bakanlığımızın kamu spotlarını ben de izliyorum. Toplumumuzda obezite oranı yüksekliği ve sağlıksız beslenme davranışları yoktur diyemeyiz ve son on yılda da bu oran oldukça artmıştır. Hastalarımız çocuk genç ve yaşlı olarak hangi bölüme, ne şikayetle gelirlerse gelsinler, hekim arkadaşlarımız hastalara tedavinin anlamlı olabilmesi ve sonuç alınabilmesi için zayıflaması gerektiğini söylüyorlar. Hekimlerin yönlendirmeleri neticesinde biz diyetisyenlere gelen hastaları zayıflamaya yönelik bir programa alıyoruz. Kilo sorunu olan hastalarımız çok fazla. Hatta bazı hekim arkadaşlarımız ameliyat sürecine geçmeden hastanın zayıflamasını istiyorlar ve bize sevk ediyorlar.  Bizim programlarımız neticesinde hasta kilo verdikten sonra hekim tedavi veya ameliyat uygulamasını gerçekleştiriyor.  Buradan şu sonucu çıkarabiliriz ki, toplumumuzda bir sağlıksız beslenme ve obezite problemi kesinlikle var, yaşam koşulları ve hareketsiz yaşam ve besin tüketimi anlamında yapılan yanlışlarla beraber bu oran her geçen gün gözle görünür bir şekilde de artmakta.

 

Evet Türkiye şişmanlıyor mu diye sormuştunuz! Bizlerin birebir yaşadığı ve gördüğümüz bu tablolar da gösteriyor ki Türkiye'de yaşayan insanlarımız şişmanlıyor ve Sağlık Bakanlığımız da neler yapabiliriz arayışına girerek toplum sağlığı yönünde araştırma, proje ve çalışmalar yaparak buna engel olmaya çalışıyor.

Trakya Gazetesi:

Sayın Serap Kocaağalar, sağlıklı beslenme hakkında neler söylemek istersiniz?

 

Serap Kocaağalar:

Beslenme açlık duygusunu bastırmak, karın doyurmak ya da canının çektiği şeyleri yemek içmek değildir. Sağlıklı beslenme sağlığı korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek için vücudun gereksinimi olan besin öğelerini yeterli miktarlarda ve uygun zamanlarda almak için bilinçli yapılması gereken bir davranıştır. Halkımız sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirilmeli. Sağlıklı beslenmeye dair bireysel eğitimler, biz diyetisyenler tarafından verilmeye çalışılsa da toplu eğitimler ilkokuldan başlayarak bir ders olarak okullara girmeli bence. Beslenme bir kültür ve alışkanlıktır.

 

Ailenin sağlıksız beslenme alışkanlığı varsa bu aynen çocuğa da geçmekte ve biz de kilo problemi ve buna paralel diyabet, hipertansiyon gibi sağlık problemleri gelişen çocuklara sıklıkla rastlamaktayız. Burada şu soru akıllara gelebilir? Çocuklarımıza fastfood veya abur cuburu yasaklayalım mı? Hayır yasaklamak çözüm değil. Ne kadar yasaklarsanız yasaklayın çocuk bir şekilde bu tip beslenme ile hayatı boyunca bir yerlerde karşılaşacak. Öncelikle devlet politikalarıyla üretimden tüketime kadar yaptırımlarla sağlıklı beslenmeyi sağlayalım desek de, aile içinde  daha çok küçükken onlara doğru örnek olmak, sağlıksız yiyeceklerin vücudumuza vereceği zararları öğretmek ve onların kendilerinin bu kontrolü sağlamalarına izin vermek bizim anne ve babalara sunduğumuz çözüm önerilerinin başında gelmektedir.

Serap Kocağalar Kimdir?

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde Diyetisyen olarak görev yapan Serap Kocaağalar 2000 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nden mezun oldu. Üç yıl özel sektörde diyetisyen olarak çalıştıktan sonra devlet kurumlarında diyetisyen olarak görev yapmaya başladı.  NKÜ Araştırma ve uygulama Hastanesi'nde 8 yıldır çalışmakta olan Serap Kocaağalar evli ve iki çocuk annesidir.

 

 


Haber Merkezi

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV