banner56

Ödevler uzun sürüyor  ve bitmiyorsa dikkat!

Bir nöro-davranışsal bozukluk olarak tanımlanan Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çoğu zaman yaramazlık ya da tembellikle karıştırılıyor. Çocuğun derslere konsantre olmasında sorun yaşaması, çabuk sıkılması ve ödevlerini çok uzun sürede bitirebilmesi gibi durumlarda dikkat eksikliğinden şüphelenmek gerekiyor. DEHB tanılı çocukların olumsuz taraflarına değil, olumlu yönlerine odaklanılmasının önemli olduğunu belirten uzmanlar, olumlu davranışlarının takdir edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Ekim ayı, tüm dünyada Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) farkındalık ayı olarak anılıyor. Toplumda yaygın şekilde görülen DEHB hakkında bilinçlendirme yapılması hedefleniyor.
Çocuk – Ergen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun (DEHB) nöro-davranışsal bir bozukluk olduğunu söyledi.
Derslerde çabuk sıkılıyorsa dikkat!
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) üç farklı bileşeni olduğunu kaydeden Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “Bu durumun üç farklı belirti grubu vardır. Öncelikle dikkat eksikliği. Dikkat eksikliği, çocuğun derslerine konsantre olmasında ya da o konsantrasyonunu sürdürmesinde güçlük yaşamasıdır. Bu çocuklar genellikle derslerde çabuk sıkılan, başka şeylerle ilgilenen çocuklardır. 
Ödevlerini yaparken çabuk sıkıldıkları için ya çok kısa sürecek bir ödevi, çok uzun bir sürede ve ailelerinin desteğiyle bitirebilirler ya da çok özensiz, çok kısa sürede, eksiklerle dolu bir ödev yaparlar’’ dedi.
Yerinde duramaz ve sürekli hareket etmek ister
İkinci bileşen ya da belirtinin hiperaktivite olduğunu kaydeden Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, ‘‘Hiperaktivite, çocuğun çok hareketli olması demek. Genellikle bu çocuklar, yerinde oturmakta zorlanan, otursalar bile sürekli kıpırdanan çocuklardır. Oturmaları gereken bir ortamda bile kalkıp dolaşmak, hareket etmek isterler. Bazılarında ise çok hareketlilik bulunmaz, ancak çok konuşma isteği belirgindir’’ dedi.
Sonucunu düşünmeden hareket eder
Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, üçüncü bileşenin ise dürtüsellik olduğunu vurgulayarak “Dürtüsellik, bir çocuğun sonucunu düşünmeden hareket etme eğilimidir. Bu çocuklar genellikle sabırsız çocuklardır. Beklemekte zorluk yaşarlar. 
Sıraya girip beklemeleri gerektiğinde ciddi sıkıntıları olur’’ dedi.
Dikkat eksikliğinin, hiperaktivitenin ve dürtüselliğin farklı şiddetlerde ve bir arada bazen de tek başına ortaya çıktığının altını çizen Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “Örneğin dikkat problemi yaşayan, dikkatini sürdürmekte zorlanan bir çocuk, çok hareketli ve hiperaktif olmayabilir” dedi.
DEHB genetik geçişi olan bir bozukluktur
DEHB’nin çok yüksek oranda genetik geçişi olan bir bozukluk olduğunu belirten Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “Bu duruma sahip çocukların anne ya da babalarında ya da birinci derece akrabalarında benzer belirtiler bulunur. 
DEHB anne ve babanın çocuğa yanlış tutum göstermesinden kaynaklanmaz, ancak anne ve babanın yanlış tutumları, çocuktaki belirtilerin şiddetinin artmasına ve bu belirtilere birtakım duygusal ve davranışsal sorunların eklenmesine neden olur. 
Örneğin böyle bir çocuğa yeterli ve tutarlı sınır konulmazsa yaşla birlikte kural tanımama, karşı gelme ya da ciddi davranış sorunları (örneğin şiddet uygulama, çalma gibi) gelişebilir” uyarısında bulundu.
İlaç tedavisi ve psikoterapötik çalışmalar uygulanmaktadır
DEHB’nin tedavi edilebilen bir bozukluk olduğunu kaydeden Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “Şiddetli DEHB belirtileri gösteren ve bu nedenle akademik başarısı, sosyal ve duygusal gelişimi sekteye uğrayan çocuklara ilaç tedavisi, çocukla ve aile ile psikoterapötik çalışmalar, gerekirse öğretmen ve okulun da tedavide işbirliğinin sağlanması gibi yöntemler kullanılır” dedi.
Çocuğun olumlu yönlerine odaklanılmalı
DEHB belirtilerine sahip çocukların olumsuz birtakım yaftalarla (tembel, bir baltaya sap olmaz, savsak gibi) etiketlenmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Emel Sarı Gökten “Belirtilerin çoğunluğunu çocuk kontrol etmekte zorlanır, bazen de belli bir süre kontrol eder ancak bunu sürdüremez. 
Bu nedenle DEHB tanılı çocukların olumsuz taraflarına değil de olumlu yönlerine odaklanılması, olumlu davranışlarının takdir edilmesi önemlidir. Çünkü çocuklar eleştirilme ya da etiketlenme ile davranışlarını düzeltmezler. Tam tersine çocuk övülen davranışı daha çok tekrar eder” dedi.
4Özge Ebecek

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.