Doğum riskleri, düzenli  ebelik takibi ile azaltılabilir!
banner57

Ülkemizde son verilere göre anne ölüm oranının 100 bin canlı doğumda 13,6 olduğunu belirten uzmanlar, gelişmiş olan üst gelir grubuna dahil ülkelerde bu oranın 100 bin canlı doğumda 11,0 olduğuna dikkat çekiyor. Gebelikten başlayarak bu yolculukta bir ebe ile ilerlemenin her aşamada sağlıkla yol alınmasını sağlayacağını vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan, “Böylece bu yolculuğun sağlıklı bir doğum ile sonuçlanması da kuşkusuz ebelik takiplerinin etkisi ile mümkün olacaktır. Doğum sırasındaki riskleri azaltmanın altın formülü düzenli gebelik izlemlerinin yapılması ve ebelik takipleridir.” dedi.
Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan, doğum sırasında oluşan riskler ve alınması gereken önlemlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sapma ve riskler erken dönemde tanımlanmalı
Gebelik ve ardından devam eden doğum eyleminin çoğunlukla fizyolojik akışında gerçekleşen bir yolculuk olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan, her bir doğumun yeni bir başlangıç olduğunu kaydederek “Bu nedenle gebelik ve doğumun özüne baktığımızda fizyolojik olması sebebiyle her şeyin yolunda gideceğini ön görüp olumsuzlukları ve riskleri düşünmeyi seçmeden varlığa ve yeni enerjinin getireceği güzelliklere yoğunlaşmayı seçeriz. Büyüyen mucize ile dönüşen bir kadın eşsiz bir yolculuk içerisindedir. Bu yolculukta az da olsa karşılaşılabilecek yolundan sapmalar ve komplikasyonlar da sürecin bir getirisi olarak karşımıza çıkabilir.” dedi.
Önlemler sayesinde risklerin önüne geçilebilir
İşte bu aşamada en önemli olan yaklaşımın bu bahsedilen yolundan sapmaların ve risklerin en erken dönemde tanılanması olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan, “Böylelikle alınan önlemler ile riskler büyümeden gelişebilecek komplikasyonların önüne geçebiliriz. Ama erken tanılayamaz ve önlem alamaz isek bu riskler üreme çağındaki kadınların yaşamını olumsuz etkileyen en önemli sağlık sorunlarına neden olabilir. Aynı zamanda bu sağlık sorunları ve anne ölüm oranları gerçekleştiği ülkenin kalkınma göstergeleri ve üreme sağlığı hizmet kalitesi ile paralellik de gösteriyor.” dedi.
Doğum sonu kanama ilk sırada yer alıyor
Ülkemizde son verilere göre 2018 yılı anne ölüm oranının 100 bin canlı doğumda 13,6 olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan, “Gelişmiş olan üst gelir grubuna dahil ülkelerde ise bu oran 100 bin canlı doğumda 11,0’dir. Anne ölümleri nedenlerine bakıldığında doğum sonu kanama ilk sırada yer almasına rağmen bunun yüzde 70’i doğum sırasında karşılaşılan riskler ve güçlüklerden kaynaklanıyor. Doğum eyleminin yolunda gitmesi için doğum sırasında gelen kasılmalar ile eşlik eden rahim ağzı açılması ve rahim ağzının incelmesinin hedeflenen sürede ve bir ahenk içerisinde birbirlerine eşlik etmeleri beklenir. Bu alanda meydana gelen herhangi bir sapma riskli doğum eylemi olarak tanımlanıyor.” dedi.
Alternatif girişimlerle riskler azaltılabilir
Riskli doğum eyleminin aynı zamanda takip eden ebeyi ve kadın doğum hekimini riskleri en aza indirmek konusunda uyarıcı belirtiler verdiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan, “Bu aşamada hem anne hem bebeğin sağlığı korumak adına alternatif girişimler planlanarak riskler en aza indirilebilir. Bu nedenle riskli doğum eylemi belirtilerinin takibi ve önlemlerin erken dönemde alınması hayati önem taşıyor.” diye konuştu.
Zor doğumda 4P etkili oluyor
Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan, zor doğum eylemi ya da doğum güçlüğünün tanım olarak doğum eyleminin normal seyrinden saptığı durumları adlandırmak için kullanıldığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Zor doğum eylemi ile eş anlamlı kullanılan distosiler, eylem sırasında doğumun duraklaması, rahim ağzı açılması ile rahim içerisindeki bebeğin yolculuğunun durması veya her iki parametrenin birden duraksaması anlamında da kullanılıyor. Zor doğum nedenlerine bakıldığında eylemde etkin olan dört ana faktör karşımıza çıkıyor. Bu faktörler, İngilizce kelimelerinin kısaltılması ile 4P şeklinde kullanılıyorlar. Her bir faktör, eylem sırasında tek başına karşımıza çıkabilirken bir arada da ortaya çıkabiliyor. Doğum eyleminin her aşamasının ahenk içerisinde uyumlanmasını sağlayan bu faktörlerde gerçekleşen yolundan sapmalar sonucunda zor doğum eylemi oluşuyor. Zor doğum eylemi, sezaryen doğumlar için karşımıza çıkan en yaygın endikasyondur.”
Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan, 4P olarak kullanılan ana faktörleri şöyle paylaştı:
Power:                Doğum eylemindeki güçler- Doğum Dalgaları
Passenger:         Yolcu- Doğum Objesi-Fetüs
Passageway:      Doğum Yolu- Kemik Pelvis ve Yumuşak Dokular 
Psyche:               Psikolojik durum - Kadının Duygu Durumu
Doğuma kadar takip büyük önem taşıyor
Sağlıklı yaşamın öncelikle anne karnında başladığını hatırlatan Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan, “Bu nedenle doğuma gelene kadar gebelik sırasında annenin ve bebeğin yakın takibi büyük önem taşıyor. Fakat doğum eyleminde ön görülemeyen bazı risklerle karşılaşılabiliyor. Bu sorunların başında kanama, doğum dalgalarının yavaşlaması, durması ya da doğum dalgalarının beklenenden hızlı olması, doğum için yetersiz olması, bebeğin anne karnındaki duruş bozuklukları, bebeğin başının annenin leğen kemiği ile olan uyumunda bozukluk, bebeğin başının annenin pelvis kemiğine göre büyük olması,  pelvis kemiğinin doğum için dar olması gibi fizyolojik uyumların yanı sıra psikolojik olarak da annenin doğum için hazır olmaması yer alıyor. Kadının sadece bedensel uyumu değil zihinsel ve mental olarak da doğuma uyumlanması, oldukça önemli olup doğumda anne ve bebeğin yaşamını tehdit eden sorunlara da bu uyumlanmanın olmaması zemin hazırlıyor.” dedi. 
Ebe ile ilerlemek sağlıkla yol alınmasını sağlayacaktır
Gebelikten başlayarak bu yolculukta bir ebe ile ilerlemenin her aşamada sağlıkla yol alınmasını sağlayacağını vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan, “Böylece bu yolculuğun sağlıklı bir doğum ile sonuçlanması da kuşkusuz ebelik takiplerinin etkisi ile mümkün olacaktır. Doğum sırasındaki riskleri azaltmanın altın formülü düzenli gebelik izlemlerinin yapılması ve ebelik takipleridir. Bu sayede riskler erken dönemde tespit edilerek önlenebilir. Doğuma hazırlık eğitimleri, gebelerin doğuma hazırlanmasında oldukça önemlidir. Bu eğitimler ile gebe kendi doğumunun kahramanı olabilir.” ifadelerini kullandı.
Zorluklara karşı hazırlıklı olmak gerekiyor
Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yılmaz Esencan, doğum anında gebenin takibi sırasında yanında ona eşlik eden bir ebenin yakın izlemi ile doğumun akışında gitmesinin sağlanabildiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: 
“Bu aşamada karşılaşılan zorluklar ile baş etmede öncelikle hazırlıklı olmak, sakinliği korumak ve oluşan sorunun kaynağını tespit etmek gerekiyor. Gebenin bu aşamada gevşemesi, solunum egzersizleri yapması, anksiyete ile başa çıkması için desteklenmesi (doğumun ilerleyişi ve enerji tüketimi açısından önemli), karşılaşılan sorunun çözüm yollarının profesyonel bir sağlık ekibine danışılarak çözüm yollarının aranması ve özellikle doğun sırasında karşılaşılan acil sorunlar sırasında mutlaka bir kadın doğum hekimi ile bir doğum ekibinin hazır bulunması hayat kurtarıcı olacaktır. Gebenin tansiyon, nabız, solunum ve vücut sıcaklığı gibi önemli olan hayati göstergelerinin yakın izlenmesi, gebenin kan grubunun tespiti ve kan hazırlıklarının olası bir durum için hazır olması, enfeksiyon açısından izlem ve ayrıca ek olarak bebeğin kalp seslerinin izlemi ve takibi karşılaşılan doğum zorlukları sırasında anne ve bebeğin sağlığını takip edebilmemiz ve bu sorunları yönetebilmemiz açısından önemli parametrelerdir.” 
4Özge Ebecek

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.