Rusya’nın Gürcistan ilgisi
ABD menşeli “Frontera Resources” şirketi, 2016 yılı başlarında Gürcistan’ın doğusundaki Kakheti’de doğalgaz ve petrol araştırmalarına başlamıştı. Gürcistan Gaz ve Petrol Milli Ajansı Başkanı Giorgi Tatişvili, ülkede devasa doğalgaz rezervleri bulunduğunu ileri süren ABD menşeli “Frontera Resources” şirketinin kendilerine konuyla ilgili resmi bilgi vermediğini söylemişti.
Şirket, kısa bir açıklamada yaparak bölgede 3,8 trilyon metreküp doğalgaz rezervinin bulunduğunu iddia etmiş, 8 Ekim’de yaptığı açıklamada ise söz konusu rakamı 5,3 trilyon metreküpe yükseltmişti.
Gürcü hükümetinden açıklama
Rezervlerin, Gürcistan’ın Rusya’ya olan enerji bağımlılığına son verebileceğine işaret eden Atlantik Konseyi Dinu Patriciu Avrasya ve Küresel Enerji Merkezi uzmanlarından Ariel Cohen,
“Doğalgaz rezervleri bağımsız kaynaklardan da onay alır ve jeopolitik sorunlar başarıyla çözülürse düşük gelirli ülke Gürcistan, doğalgaz ithal eden bir ülkeden doğalgaz ihracatçısına dönüşebilir” demişti.
Önce şunu söylemek gerekir ki, Ağustos 2008’de çok ağır hava saldırılarıyla Gürcistan’a yüklenen Rusya’nın, Kafkaslarda böyle bir yeraltı servetinin olduğunu bilmemesi mümkün değildir.
Daha SSCB döneminde bu bölgenin jeolojik etütlerinin yapıldığı muhakkaktır ve Rusya bu bölgedeki doğal servetlerin olduğunu mutlaka biliyordur. Bunun için de Rusya, Gürcistan’ın Batı’nın kucağına düşmesini engellemiştir.
Hatırlayın 2008 yılı Ağustos ayını… Rusya kendini yırtarcasına Gürcistan’a saldırmış ve ağır hava bombardımanıyla ülkede taş üstünde taş bırakmamıştı. Bunları boşuna mı yaptığını sanıyorsunuz?
Rus gücü ve yayılmacılığı
Şimdiye kadar İskandinav ülkelerinin hava sahalarında ihlâllerde bulunan Rusya, bunu daha sonra Litvanya, Letonya ve Estonya gibi ülkelerin hava sahaları üzerinde de tatbik etmiştir. Litvanya’nın bir bölümünü hariç tutarsak, üç ülkenin de NATO üyesi diğer ülkelerle herhangi bir sınırı yoktur.
Rusya’nın saldırgan yaklaşımına karşı NATO güçlerinin göreceli çekilmesi ile birlikte, Moskova’nın bir maceraya atılarak eskiden kontrolü altında bulundurduğu bu üç ülkeyi tekrar ele geçirmek istediği düşünülebilir.
Acaba Rusya önceden kendi şemsiyesi altında bulunan bazı ülkeleri Batı’nın elinden almak için yeniden atağa geçmiş olamaz mı? Gelecekteki muhtemel hedeflerine ulaşabilmek için bazı muhakkak adımlar atmayı deneyemez mi? Bu muhtemel adımları kamufle etmek için dikkatleri Suriye ve Gürcistan üzerinde toplamaya çalıştığı söylenemez mi?
NATO’nun yetkinliği
Özellikle son yıllarda NATO’nun pasif bir tutum içinde olduğu da bir gerçektir. Rusya’nın Çin ile NATO’nun kalbinde yani Akdeniz’de geniş çaplı ve hakiki mermilerle tatbikat yapması bir güç gösterisiydi.
Rusya ve Çin, NATO ülkelerinin gözlerinin içine baka baka bu tatbikatı gerçekleştirmişlerdir. Suriye olaylarında da ortaya çıkan gelişmelerde ağırlığını ortaya koyamayan NATO, Rus uçaklarının iki kez Türk hava sahasını ihlâl etmeleri karşısında da pasif kalmıştır. Patriot füzelerinin Türkiye’ye getirilip kurulamamış olması izahı zor konulardan birisidir.
Basında çıkan haberlere bakılırsa; NATO’nun yetkilileri oturmuş, Rusya’nın bu Baltık ülkelerini kaç saatte yutacağına dair hesaplar yapmaya başlamıştır.
NATO, istirahate devam
“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” derler. Ya böyle bir olasılık var, hesapları yapılıyor ya da hesaplar yapılınca NATO’nun müdahale yeterliliği ile ilgili kasvetli bir tablo ortaya çıkıyor.
Bence bunları düşünmeye gerek yok. Rusya Akdeniz’e indikten sonra Suriye limanlarında üsler kurmuş, Libya’da operasyonlara bile başlamıştır. AB, Türkiye ile uğraşadursun kuzeyden ve güneyden Rusya tarafından kuşatıldığının farkında mı acaba?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.