25 Kasım 2017 Cumartesi

FENOMENLER İŞ BAŞINDA

Paris gezisi -1-

14 Kasım 2017, 17:49
Bu makale 444 kez okundu
Paris gezisi -1-
Cengiz Baysu

 Yurt dışına ilk defa Harp Okulu yıllarımda çıkacaktım olmadı.  İkinci çıkma durumu 12 Eylül darbesi nedeniyle gerçekleşmedi. Şans, 1993 yılında üçüncü kez kapımı çalmıştı. Oldukça kaygılıydım, bu sefer de gerçekleşmezse diye… 

Resmi heyet olarak Portekiz’e gidecektik. THY ile Paris’e kadar gidecek, oradan Portekiz Havayolları ile Lizbon’a uçacaktık. Paris’e indikten sonra Lizbon uçağının hareketine kadar beş saat beklememiz gerekiyordu. Bu sürenin bir bölümünü Paris’in merkezini gezerek geçirmeye karar vermiştik.
İlk defa bir geziye hazırlıksız çıkmak
Aniden gelişen böyle bir durumu ilk defa yaşıyordum. Bir şehri gezmeden önce hazırlık yapmaya son derece dikkat eden ben, kültüre, muharebelere, edebiyat ve sanata damgasını vurmuş Paris gibi bir şehri hazırlıksız gezecektim. Hemen düşünmeye başladım, ben bu şehir hakkında neleri ne kadar biliyorum diye…
Herkes gibi ben de ortaokul yıllarımda ülkeler coğrafyası okumuş, temel bilgileri almıştım. Tarih derslerimizde Osmanlı-Fransız ilişkilerini okumuştuk. Sanat tarihi derslerinde Fransız sanatçıların isimlerinden ve eserlerinden hatırladıkları oluyordu.
Paris’ten Sirkeci’ye ayakkabı, parfüm, şarap, züccaciye ve kumaş taşırken İstanbul’dan Paris’e pamuk, deri, baharat ve susam götüren “Orient Express”i, bununla ilgili kitap ve filmleri hatırlamıştım. Fransız ressamlar Gros, Gericault, Edouard Manet ve Claude Monet gibi isimler gelmişti aklıma.
Champs-Elysees, Eiffel Kulesi, Notre Dame Katedrali, Sen Nehri, Napolyon zamanında başlatılan uzun bulvarlar, görkemli binalar, büyük parklar, Louvre Müzesi ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan birçok ünlü yapı…
Ne kadar gezebilecektik
Paris Fransa’nın başkenti ve Île-de-France bölgesinin merkezidir. Seine Nehri’nin üzerine kurulmuş diyebiliriz. Tüm dünyada anıtları, sanatsal ve kültürel yaşamı ile tanınmış olan Paris, aynı zamanda dünya tarihinde önemli bir şehir olmakla birlikte, başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yer almaktadır.
Uluslarası taşımacılığın geçiş noktalarından birini oluşturan şehir, moda ve lüks dünyasının da başkentidir. “Işık Şehir” (Ville de Lumière) diye de anılmaktadır.
Bütün bunlar tamam da elimizdeki süre beş saat kadardı. İki saat öncesiyle de havaalanında olmamız gerektiğine göre üç saatte neleri görebilir, ne kadar gezebilirdik?
Paris deyince akla ilk gelen
Süremizin kısa olduğunu havaalanına dönüş yolunun da zamanımızdan alacağını düşünerek merkezdeki birkaç yeri görmeye karar verdik. Champs-Elysees, Eiffel Kulesi, Notre Dame Katedrali, Sen Nehri… Ah, evimdeki kitaplarım! İlk defa sizlerden ayrı düşmenin acısını yaşayacağım.
Şanzelize Caddesi veya Bulvarı, eskiden büyük bir tarla alanıymış. 1616 yılında Marie De Médisis bu alanı kenarı bol ağaçlı uzun bir cadde yapmaya karar vermiş. 1667 yılında peyzaj mimarı André Le Nôtre, Tuileries Parkı’nı modernleştirerek bu uzun caddeye katmış. 
Cadde, 17’nci yy’da sade bir gezinti yeriyken 1709 yılında Avenue des Champs-Élysées (Şanzelize Caddesi) adını almış. Bu ismin Yunan mitolojisinde cennet olarak gösterilen Elysion ovalarından esinlenilerek alındığı söylenmektedir.
18’inci yy’ın ortalarından sonra diğer caddelerle birlikte Sen nehrine kadar uzatılmış. 1828’de Paris Belediyesi bulvarın onarımını üstlenmiş ve kaldırım ilâve etmiş.
1838’de yaya kaldırımına sokak lambaları konulmuş. Halen de o zamanki sokak lambalarının bulunduğu söylenmektedir. II. Dünya Savaşı sırasında 26 Ağustos 1944 tarihinde Paris, Müttefiklerin eline geçmiş ve Alman işgalinden kurtarılmıştır.
Fransa’nın başkenti Paris’in en ünlü ve en güzel caddesidir. Paris şehir planını incelediğimizde şehrin kuzey batısında, 8. Bölgede bulunmaktadır. 
Luksor dikilitaşının bulunduğu Concorde Meydanı’ndan başlıyor ve Arc de Triomphe anıtının bulunduğu Charles de Gaulle Meydanı’nda bitiyor. Yaklaşık 2 km’lik bir uzunluğu olmasına rağmen 60-70 m. genişliğiyle dikkat çekicidir. Bulvarın üst kısmında ise lüks butikler, sinemalar, Lido Kabaresi, tiyatrolar (Théâtre des Champs-Élysées), restorantlar ve ünlü kafeler bulunmaktadır. 1994 yılında Paris Belediye Başkanı Jacques Chirac’ın Şanzelize’ye Cadde ile ilgili bir yenileştirme projesinden söz ediliyordu. 
Ben de kendimle ilgili bir şeyden söz edeyim yeri gelmişken… Paris ilk gördüğümden sonra Avrupa’da birçok ülkeyi görmüştüm.  Bu ülkelere gitmeden önce o ülkenin dilinden ve günlük kullanılan 20-25 cümleyi ezberliyor ve kişilere kendi diliyle hitap ediyordum. Bu dillerin içinde telâffuzunda en çok sıkıntı çektiğim dil Fransızca olmuştu.
Kibarlığın ve estetiğin en güzel olduğu yerin de Paris olduğunu söylemem gerekir. Moda takip ettiğim konular arasında olmasına rağmen ilk gezimde parfüm ve kravat çeşit ve desenlerine daha çok ilgi duyduğumu söyleyebilirim.    

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV