Menfaatler yaklaştırıyor
Ortadoğu ülkeleri ile olan ilişkilerimizi çakmak taşına benzetebiliriz. Taşı çakmağa taktığımızda çakar, suya düşünce bir süre çakmaz. Uygun ortamda kuruyunca yine çakmaya başlar... Bakın bugüne kadarki gelişmelere, farklı bir şey var mı?
Türkiye ile Irak’ın arasının iyi olması konusunda telkinlerde bulunan ABD, gönlümüzü almak ve belki de bazı hareketlerinde rahatlık sağlamak maksadıyla Türkiye’ye silah satmayı teklif etmişti. Pentagon’un silah satışlarından sorumlu biriminin (Savunma Güvenlik İşbirliği Ajansı) yaptığı açıklamaya göre tutarı 71 milyon dolar civarındaki Sidewinder füzelerinin satışı söz konusuydu.
Bir süre dostluk nutukları dinledik. Araya girenler oldu, sivil toplum örgütleri savaşın yıkıma yol açacağını anlattı, siyasi otorite ise muhtemel bir operasyona karşı uluslararası platformlarda destek ve haklılık aramanın zorluğunu yaşadı.
Ne yazık ki, terör örgütü Irak’ın kuzeyinde beslenmeye ve can almaya devam etti. Kanserli kızları kullanan terör örgütüne karşı insan hakları derneklerinin bir tavır almadıkları görüldü…
***                                 ***                               ***
Kovid 19’un etkisini kırmak ve yayılmasını önlemek amacıyla başta Sağlık Bakanlığı, Bilim Kurulu, bilim insanları ne kadar uyarı yapsa da işin ciddiyetini anlayamıyoruz. Sokaklarda hâlâ maskesiz gezen, özellikle otobüslere sadece ağzını kapatacak şekilde maskeyle binen, minibüslerde sosyal mesafeye dikkat etmeyen yığınlarca insanımız var.
Bunlar yetmiyormuş gibi dün metroda maskelerini takmayan iki genç kız, diğer yolcularla didişmeye kalktı, maske takmamak için direnince ara istasyonda indirildi. Kuraltanımazların, direnişçilerin, lâubali ve kayıtsız insanların sayısı, kurallara uyan yolcuların, bilinçli insanların, müşterilerin bu şekilde tepkisiyle karşı karşıya kaldıkça azalacaktır. Bilmem ki, başka türlü nasıl anlatmak gerekir?
***                     ***                   ***
Gafil muhbir demek, yaptığı işi açığa vuran demektir. Bazen boş bulunur, bazen kendisine üstünlük sağlayacağını zanneder. Bir anne düşünün, üç yaşındaki çocuğuna sigara içiriyor. Bunu da internet ortamına taşıyor. Size güzel bir örnek vermiş oldum.
Sigaranın zararları paketin üstüne yazılan yazıyla başlıyor, doktorlarımızın uyarılarıyla, akciğer görüntüleriyle bizlere sunuluyor. Bu anne gibi insanlar neyin peşindedirler? Körpecik bir yavrunun ciğerlerine nasıl duman gönderebilirsiniz?
***                     ***                   ***
Polis bir minibüsü çeviriyor ve içindeki yolcuları indiriyor. Yedi kişi binmesi gerekirken 30 civarında insanın indiği görülüyor. Nerede kaldı sosyal mesafe, nerede kaldı temas mesafesi? Hava sıcak… Bir de maske takmayan ya da yarım takan varsa koronavirüs için zemin hazır demektir.
Minibüs şoförü her zaman pişkindir. “Fazla binmeyin” dedim, bindiler… Yolcular kendi açısından haklıdır. Virüs salgını nedeniyle belirlenen kapasite taşımaya yetmemekte ve insanların işe gitmeleri aksamaktadır.
***                     ***                   ***
Televizyonlarda her akşam siyasi tartışmalar ve hep de aynı yüzler var. Bıktık artık bunları görmekten ve dinlemekten… Hiçbirisi kendi görüşüne karşı bir görüşü kabul etmiyor. Ülkemizde demokrasi olmadığının bir başka kanıtıdır bu görüntüler. Aynısı TBMM’de yaşanıyor. Bizi dünya âlem o çirkin görüntülerle izliyor.
Bunların yerine vatandaş, pazarcı esnafı, taksi ve minibüs odalarından temsilciler ekrana çıkarılsa da ekonominin gidişatını, siyasetin yarınını, halkın dış operasyonlara bakışını onlardan öğrensek?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.