19 Ekim 2017 Perşembe

Sokak ortasında dehşet saçtı

ORTADOĞU

12 Ekim 2017, 20:59
Bu makale 111 kez okundu
ORTADOĞU
Cengiz Baysu

 Arap Baharı, Kuzey Afrika sahillerini yalayarak Doğu Akdeniz’e ulaşmıştı. Buraya gelene kadar bazı iktidarları devirmiş, bazı iktidarları tedirgin etmişti. Doğu Akdeniz’de Suriye iktidarını devirememiş; ama çok insanı yutmuş, yerinden yurdundan etmişti.

İki büyük Asya gücü Rusya ve İran, Suriye olayını fırsat bilmişti. Birisi eski SSCB döneminin yayılmacı ideolojisini, diğeri de Şii nüfuzunu Mezopotamya Havzası ve Doğu Akdeniz’de tesis etmek için kolları sıvamışlardı. Yaklaşık üç yıldan beri İran ve Rus silahlı kuvvetlerinin propaganda faaliyetleri sürüp gidiyor.
İran’ın Mezopotamya Havzası’na duyduğu ilgi
İran, Mezopotamya Havzası ile alâkasını 1980’li yıllarda sürdürdüğü İran-Irak Savaşı sırasında ortaya koymuştu. İran gizli servisi SAVAMA, bir istihbarat teşkilâtını fazlasıyla yoracak İran-Irak Savaşı gibi bir meşguliyet içerisindeyken Lübnan’da Hizbullah’ın kuruluş sürecini de koordine etmekteydi. Savaş ekonomisine rağmen Lübnan’daki Şiileri silahlandırıyor ve Lübnan genelinde oldukça güçlü istihbarat hücreleri oluşturuyordu.
İran, İslam Devrimini de ihraç etmeye başlamıştı. Aynı dönemde Necef, Kerbelâ ve Basra’daki Şii havzalarında etkinliğini arttırıyor ve Saddam rejimini içeriden rahatsız ediyordu. Bu kadar komplike harekâtın tamamını dikkat ve titizlikle yürütebiliyordu. Oysa Suriye meselesi gibi küresel sorunu bir kaç yıllık kurumsal hafızayla yönetmeye kalkışmıştı.
Ortadoğu, bir kaos merkezi…
İran ordusu, hepimizin bildiği İran Devrim Muhafızları adıyla öne çıkıyordu. Elinde mevcut Amerikan menşeli harp silah ve vasıtalarını (özellikle hava kuvvetlerindekileri) Rusya’dan aldığı yeni silahlarla, uzun menzilli S-300 füzeleriyle, nükleer tesislerle genişletmek istiyor; Kandil’i bombalamak, Deniz Kuvvetlerini modern füzelerle donatmak ve Suriye’ye kuvvet göndermek gibi çıkışlarla gövde gösterisi yapıyordu. İran, IŞİD belâsı ortaya çıkınca Irak ve Suriye’ye birlik göndermiştir.
Uzmanlar Suriye’de üç bin kadar İran askeri bulunduğunu düşünüyor. Ekim ayından beri 100 İran Devrim Muhafızı üyesi ya da askeri danışmanın hayatını kaybettiği haberleri basında yer almaktadır. İran Devrim Muhafızları, IŞİD’e karşı mücadelede önemli bir rol oynuyor.
Devrim muhafızları
İran halkı, IŞİD tehdidi nedeniyle kayıplara büyük tepki göstermese de çok sayıda İranlı asker hayatını kaybetmektedir. Son olarak Suriye’de askeri danışman olarak bulunan İran Devrim Muhafızı komutanlarından General Hüseyin Hemedani, 8 Ekim’de IŞİD militanları tarafından vurulmuştu…
Devrim Muhafızlarının kurucu üyelerinden Muhsin Sazegara ise “İran-Irak Savaşı sırasında da durum aynıydı. Devrim Muhafızlarının üst düzey komutanları ön cephelere gidip, bazen de yaşamlarını yitirirlerdi” ifadelerini kullanarak “Bu bir taktik. Bir çeşit fedakârlıktır. Bu şekilde sadece arkalarına yaslanıp başkalarının savaşmasına izin vermiyorlar” demek suretiyle savaşanlara moral vermeyi ummuştur.
Bir propaganda daha
Devrim Muhafizlarına hava vermenin yanı sıra Deniz kuvvetlerini de propagandaya vesile eden İran, birtakım gelişmeleri basına yansıtmıştır. İran uzmanları tarafından imal edilen “Kadir” füzeleri İran Savunma Bakanı General Hüseyin Dehkan’ın da katıldığı özel bir törenle İran İslam Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri envanterine teslim edilmiştir.
Törende konuşan İran Savunma Bakanı General Dehkan, savunma bakanlığına bağlı hava-uzay sanayiinin yerli teknik kadro tarafından üretildiğini açıklamıştır. Savunma bakanı Dehkan, söz konusu füzenin alçak irtifada uçabilen, hedefe yüzde yüz kilitlenen ve elektronik savaşta yüksek seviyede yok etme gücüne sahip olan bir füze olduğuna dikkat çekmiştir.
İran İslam Cumhuriyeti Ordusundan Tuğamiral Habibullah Sayyari, deniz kuvvetlerinin serbest uluslararası sularda İran İslam Cumhuriyetinin sınırlarını, özellikle de su sınırlarını, kaynaklarını ve çıkarlarını korumadaki sorumluluk ve görevine temas ederek bu tehlikeli görevin yerine getirilmesinde deniz kuvvetlerinin uygun teçhizat ve gereçlere sahip olması gerektiğini söylemiştir.
Çatışmalar mezhepler arası gerginliği arttırıyor
Suriye’deki savaş farklı güçleri de içine çekmiştir. İran ve Rusya Beşar Esad’ı desteklerken Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar muhalefete destek veriyor. ABD, Fransa ve İngiltere de Suriye topraklarında IŞİD’i hedef alan saldırılar düzenliyor.
Çatışmalar mezhepler arası gerginliği arttırmıştır. İran; Irak, Lübnan, Afganistan ve Pakistan’da Şii savaşçıları toplamakta ve cephelere sürmektedir. BM Güvenlik Konseyi, Suriye barış süreci için bir karar tasarısını onaylasa da savaşı sona erdirecek engeller hâlâ ortada duruyor…
Yakın geçmişte İranlılar; Lübnan, Irak ve Suriye’de süregelen krizleri fırsata dönüştürmek için gönüllü milisler toplamaya başlamış ve Şii milislere şehir savaşı, sabotaj, gayrinizami savaş ve istihbarat eğitimi verdiklerini doğrulamışlardı.
İşin ilginç yanı, dünyanın gözleri nükleer üstünlük peşinde koşan İran’ın üzerindeyken özellikle küresel güçlerin bu gelişmeleri ya görememiş olması ya da müsamaha etmiş olmalarıdır. Bence bu gizli bir işbirliği olsa gerektir. Rusya İran’a uzun menzilli füze satmakla onu kendi saflarına çekmeyi, İran da bunları özellikle TSK’nın harp gücüyle karşılaştırarak üstünlük taslamayı tercih etmiştir.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV