17 Aralık 2017 Pazar

FENOMENLER İŞ BAŞINDA

ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

24 Kasım 2017, 21:52
Bu makale 833 kez okundu
ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Poyraz Ülger

 Bir öğretmen olarak her yıl ben de öğretmenler gününün ve o haftanın içindeki etkinliklerin heyecanını yaşardım. İlk aklıma da, bir akademisyen olarak, ne kadar öğrencilerime yararlı olabildim. 02 Eylül 2015 tarihinde emekli olmam nedeniyle, artık bir emekli öğretim üyesi olarak sevgili öğretmenlerimin ve özellikle emekli öğretmenlerimin durumlarını gözlemliyorum.

Bendeniz öğretmenliği ilk olarak, o zaman köyümde sadece eğitmen ve zorunlu eğitimin üç yıl olduğu dönemde bir eğitmenden öğrendim. Onun çabaları ile ülkemi tanıdım. Okumayı yazmayı öğrendim. Çarpmayı bölmeyi ve çıkarmayı öğrendim. En önemlisi Cumhuriyetimizin değerlerine, Atatürk devrimlerine, bayrağıma ve istiklal marşımıza saygıyı öğrendim. Eksik bilgileri ise Akçadağ Köy Enstitüsünden staja gelen stajyer öğretmenlerden öğrendim. 
Ben şanslıydım. Köyümde zorunlu eğitim üçüncü sınıfa kadardı ve köyümde tek ben dördüncü ve beşinci sınıfı okumak için her gün beş kilometre yürüyerek yakın Ören köyüne gittim. Orada da karşıma yine Akçadağ Köy Enstitüsünden gelen stajyer öğretmenler çıktı. Hemen hemen her hafta bizleri Enstitüye götürdüler. Orada kütüphaneyi, kitap okumayı, sinemayı, resim yapmayı, şarkı söylemeyi, mandolin çalmayı, tiyatroyu ve sporun bazı dallarını öğrendim. Bence bizim kuşak, bu Köy Enstitüsünün şanslı kuşağıydı. Çünkü ben beş yıllık ilkokulu bitirdiğim yıl, Köy Enstitüleri kapatıldı ve öğretmen okulları oldular.
O yıllarda ülkemde “Eğitim seferberliği” vardı. Bunu yaşayan kuşak olarak, ancak benim kuşak bunu bilir. Köy Enstitüsü ruhu ile yetişmemin bana neler kattığını ancak ben biliyorum. Kendi kendime de her zaman şükrediyorum. “İyi ki ben bir Köy Enstitüsüne yakın bir köyden doğmuşum.”
İşte bu ruh beni buralara getirdi. Her yıl 24 Kasım öğretmenler gününde, köyümün o yıllardaki durumu alkıma yazdıklarımı yeniden canlandırır ve köyüme eğitmenimin katkısını yad ederim.
O yıllarda; her sabah okul bahçesinde eğitmenimiz “sağ ol” ve “günaydın “ ile karşılanır. Ant okunur ve sınıfa girilirdi. Her üç sınıfta aynı salondaydı. Her cumartesi bayrak asılır. İstiklal marşı okunurdu. Her pazartesi bayrak indirilir ve istiklal marşı okunurdu. Köyde, 23 Nisan Bayramı, 19 Mayıs Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gibi milli etkinlikler köylüyle birlikte coşkuyla kutlanırdı. Hasan Tetik eğitmenim, her maaş aldığında okula getirdiği gazetelerden haberler okurdu bu bayramlarda. O yıllarda köyümüzde radyo bile yoktu. Şimdi eğitimcilerimiz, köy okullarının çoğunun kapısına kilit vurup, taşımacılık denilen ve dünyada örneği olmayan bir sisteme köylerimizi emanet etmiş. Köylü artık milli bayramlar ve etkinlilerden bi haber. İşte ben de bu 24 Kasımda ülkemizin her yerinde etkinliklerle kutlanan ”Öğretmenler Günününde”, bana emeği geçen öğretmenlerimi her yıl sevgiyle anıyorum ve onlara kucak dolusu saygılarımı iletiyorum. Yaşamını yitirenlere de, ışık içinde yatsın diyorum Eğitim bir bütün olarak ilk, orta ve yüksek öğretim basamaklarının birbiriyle bütünleşmesi, çağdaşlaşması sağlanmalı. Bu gün 12 yıl zorunlu olan eğitimin içi doldurulmalı ve eğitim geleceğin umudu olmalı. Her eğitimcinin mutlaka J.J. Rousseau’nun “Emile” yapıtını okuması gerekir. 1941 yılında o günün Milli Eğitim Bakanı olan Hasan Ali Yücel’in önsözüyle dilimize çevrilen bu eğitimle ilgili kitap, bir eğitimci için bence başyapıttır. Bendeniz bir lise yıllarımda, bir üniversite yıllarımda okudum. Üniversitede “Liberalizm mi yoksa Sosyalizim mi”diye bir derginin yarışmasına katılmak için hazırladığım makale için oldukça Emile’yi tekrar tekrar okumuştum. Şimdi elimde daha arı bir dille bir bankanın kültür yayınlarından basılan “Ocak 2017” baskısı var. Tam 758 sayfa bu kitap sadece 28 TL. Bu yeni baskıyı okumanın zevki bir daha başka oluyor. Tüm eğitimcilere öneririm.
Burada bir eğitimci olarak, Grigory Petrov’un, Finlandiya ülkesinin yapılanmasında örnek teşkil eden,  “Beyaz zambaklar ülkesinde” adlı kitabında okuduğum bir paragrafı bir daha hatırlatmakta yarar var diyorum: 
“İstediğiniz kadar kusursuz anayasalar yapın, seçim hususunda halka istediğiniz kadar haklar tanıyın; eğer çocuklarınız, olması gerektiği gibi eğitilmezse, hayata bir hiç olarak girerse, parlamentolar ve bütün hukuk düzeni yerli yerinde olsa da sosyal hayat, yine sorunlarla dolacaktır. Bu kuşaktan gelen memurlar, vurdumduymaz; bakanlar ise siyasi cambaz olur. Milletvekilleri çıkar peşinde koşar. Okullar yeni neslin kafasını ve kalbini kurutan, kavuran yerler olur. Basın, sokaklarda kendini satışa çıkaran, allı pullu kadınlara döner. Aç veya tok halk kitleleri, kendilerine yabancı olan bir şeye ve elit kesimlere mensup kişilere karşı nefret, kıskançlık duyguları beslemeye başlar.
Sevgili tüm öğretmenlerime benim gibi sağlıklı ve üretim gücü yerindeyken emeklilik dilerim. Tamı tamına 48 yıl 5 ay 2 gün ülkeme akademisyen olarak hizmet etmişim. Ne mutlu bana binlerce öğrenci yetiştirdim. Kırka yakın kişiye akademisyen olmaları için doktora yaptırdım. Daha doğrusu akademisyenliği dolu dolu yaşadım. Şimdi İstanbul’da; çocuklarım, torunlarım ve özlediğim dostlarımlayım. Bu ara kitap yazmaya da devam ediyorum. 2016 yılı içinde “GİZ” isimli dördüncü romanım yayınlandı. Okuyup ta bana e-mailimden teşekkür yazısı gönderen öğretmen arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. Şu anda “Umudum Sensin” isimli beşinci romanımı bitirmek üzereyim.
Tüm eğitimcilerin ve öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlarım.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV