Ülkemizde isteyen istediğini, kafasına estiği gibi yapıyor. Çünkü özgürlükçü bir ülkeyiz. Tabi bir yere kadar... 
Başka bir kişinin hakkına girmezsin! Rahatsız edemezsin! Canına ve malına zarar veremezsin! Bu ve benzeri yapılmaması gereken eylemlerden birini yaptığın zaman ‘adalet seni cezalandırır’ diye düşünmeliyiz değil mi? Maalesef öyle olmuyor sevgili dostlar! İsteyen istediğini yapıyor, sonra da elini kolunu sallaya sallaya geziyor. Gerek televizyon haberleri, gerek sosyal medyası, gerekse çevremizde her gün yeni bir şiddet olayından haberdar oluyoruz. ‘Yok bu defa da ceza alması lazım, adalet peşini bırakmaz’ diye iç geçiriyoruz, ama sonuç yine aynı. Tacizcisi, tecavüzcüsü, dayakçısı hepsi serbest. 
Daha geçtiğimiz günlerde trafikte hamile bir kadına sözlü ve fiziksel saldırıda bulunan baklavacı kardeşler serbest kaldı. Bir de alay eder gibi yaptıklarından utanacaklarına “adalet yerini buldu” diye açıklama yapıyorlar. Bir de zaferlerini kutlamak adına bedava tatlı dağıtıyorlar. Peki o bedavacı kuyruğa ne demeli? Pes diyorum ben artık!! Bu kadar da sağduyusunu kaybetmiş bir insanlık olmaz. Herkesin başına gelebilecek bu olay, başınıza gelmediği sürece sorun yok öyle mi? Peki öyle olsun...
Adalet kimin yanında olmalı? Kimin haklarını korumalı ve gözetmeli? Haklının mı, haksızın mı? Zenginin mi, yoksulun mu? Burada gerçekten bir sorun var. Yargı neye göre karar veriyor da salıyor suçluları sokağa. Delil yetersizliği diyorlar adına da. Ortada kamera görüntüleri bile var ama yine de yetmiyor inandırmaya mahkemeyi. Daha önce de benzer olaylar izlediğim olmuştu televizyon haberlerinde. Yaşlı bir amcaya şiddet uygulamıştı yine şuursuzun biri ve yine serbest kalmıştı. Neymiş efendim rahatsızmış. Rahatsız isen tedavini ol, öyle çık sokağa. Bu tip şiddet olaylarına örnek çok ülkemizde. Mağdur kişi ölmediği için, Darp eden kişi suçlu olarak görülmüyor mahkemede. Salıveriyorlar sokağa, sonra ne mi oluyor? Ben yine yapayım yapacağımı, nasıl olsa yine ceza almam diyor şuursuz kişi. Ta ki biri canından olana kadar. Adalet o zaman giriyor devreye. İş işten geçtikten sonra yani. “Eh artık bir dur deme vakti” dercesine, şaka gibi.
Öyle işte. Sonra biz de adalete güvenmeli miyiz, yoksa kendi adaletimizi kendimiz mi aramalıyız derken buluruz kendimizi...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.