Mustafa Fevzi Çakmak (12 Ocak 1876, İstanbul - 10 Nisan 1950 İstanbul) Türkiye’nin Mustafa Kemal Atatürk’ten sonraki ikinci ve son mareşalidir. İlk Millî Savunma Bakanı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Cumhuriyet dönemindeki ilk Genelkurmay Başkanıdır.
Balkan Harbi’nin sancılı günlerinde
Tarihimizde Balkan Faciası olarak geçen Balkan Harbi, 1912 yılının sonlarında da devam etmiş ve 1913 yılına sarkmıştır. Vardar ordusunda kurmay subay olarak görev yapan, 10 Mayıs 1913 yılından itibaren de ordu kurmay başkanlığına vekâlet eden Yarbay Fevzi (Mareşal Çakmak), askerlik hayatı boyunca katıldığı savaşlardaki eksiklikleri, aksaklıkları, zayıf tarafları hep not etmiştir. 
Balkan Harbi ile ilgili tespitlerini, “Batı Rumeli’nin Suret-i Ziyaı (Kaybedilme şekli) ve Balkan Harbi’nde Batı Cephesi” başlıklı eserinde toplayan Mareşal Çakmak, Vardar ordusu karargâhının Komanova muharebesi sonuna kadar olan ve yenilgiye varan serüvenini bakın nasıl anlatıyor:
Vardar ordusunun yenilgi nedenleri
*Atanan subaylardan bir kısmının katılmaması nedeniyle teşkilâtlanma yapılamamış ve bunun sonucu olarak da düzenli bir karargâh faaliyeti icra edilememiştir. İntikal esnasında da karargâh ağırlıkları araç yokluğu nedeniyle geç taşınabilmiştir.
*Vardar ordu karargâhı 9/10 Ekim 1912 gecesi Selânik’ten hareketle Manastır’a gelir. Çadır, yatak, battaniye gibi şeyler yoktur. Karargâh subayları, bir spor kulübünün küçük binasına dolar ve burada 2-3 gün kalırlar. 12 Ekim’de hareket ederek Pirlepe’ye, ertesi gün de Köprülü’ye gelirler. Köprülü’de 5’inci Kolordu’nun süvari kışlası vardır; ama ordu karargâhı kışlada kalamaz.
*Köprülü’deki fırınlar ihtiyacı karşılayamaz hale gelir. Kasabada şiddet, düzensizlik ve geçimsizlik hâkimdir. Muharebe öncesi karargâh ve birlik hareketlerinde görülen bu düzensiz hal, muharebe safhasında türlü sevk ve idare hataları, bilgisizlik ve benzeri nedenlerle daha da artar.
*Vardar ordusunun Komanova ve diğer bölgelerdeki harekâtı taktik anlamda eleştirilecek olursa görülür ki, Batı ordusu içinde düşmana kesin darbeyi vurabilecek güce sahip bu ordu, değiştirilen projeye göre yığınağını daha çok taarruza elverişli biçimde Vardar Nehri sol kıyısı bölgesinde yapmakla Vardar gibi önemli bir engelle düşman orduları arasına girmiş bulunmaktadır.
*Seferi mürettebatın celp ve ikmal işi miktar ve zaman bakımlarında planlandığı üzere gerçekleştirilemediği için birliklerin mevcutları azdır. Özellikle Anadolu’dan tertip edilen birliklerin ve seferi ikmal mürettebatının gelmeyişi muharebe gücünü daha da düşürmüştür.
*Arnavut mürettebatın katılmayışı ve yer yer isyankâr hareketleri, onlarla ilgili birlikleri bulundukları yerlere bağladığı gibi planlanan kuvvetin sayısına da ulaşılamamış olması, onları pasif duruma sokmuştur. Redif ve müstahfız askerlerin en önemsiz bir nedenle bile birliklerinden kaçmaları, muvazzaf erlerin de morallerini bozmuş, savaş istek ve güçlerini baltalamıştır…
Komanova Meydan Muharebesi’nde kayıplar
Yarısı Komanova mevziinde diğer yarısı da Uraş ve Zibofçe bölgelerinde olmak üzere 81 top elden çıkmıştır. Bu topların yarısı düşmanın topçu ateşiyle parçalanmış veya artçı muharebesinde direnme nedeniyle elden çıkmış; fakat düşmanı da saatlerce durdurmuştur.
Asıl üzücü olan, yollarda biraz güçlükle karşılaşan erlerin toplarını yol üzerine bırakıp koşum hayvanlarına binerek kaçmalarıdır. Yaya olarak kalan erler de ilaç ve diğer sıhhi gereçleri taşıyan mekkâreleri çevirip sandıkları yollara atarak hayvanlara binip kaçmışlardır.
Vardar ordusuna ait bir çok topçu ve fen birliği, uçak ve telsiz telgraf birliği dahil 40 bin kişilik bir kuvvet, önemli oranda mühimmat ve gereçle Selânik-Serez arasında dökülüp kalmıştır. İnsan kayıpların agelince; 1.200 şehit, 3.000 yaralı söz konusudur. 38 subay 289 er esir düşmüştür.
*Stratejik, taktik ve kuvvet dengesi bakımından % 80 başarı vadeden bir durumda uğradığımız acı yenilgi, sadece disiplin ve eğitim yokluğundan ileri gelmiştir. Bozgunun nedenleri bilgisizlik ve itaatsizlik olarak özetlenebilir. Sayıyla belirtilmeyen moralin adetle gösterilen kuvvet dengesinden daha önemli olduğuna en büyük delil Komanova muharebesidir.
*Bir harpte maddi ve manevi kuvvet hesapları daima denk olmalıdır. Bunlardan birinin noksan oluşu, ihmal ve hoşgörü götürmez. Şurası iyice bilinmelidir ki, gerçek üstünlük sayıda değil, daha çok niteliktedir.
Yokluk vefalı olmaya üstün gelememiştir
Mevsim kıştır. Buna uygun kıyafet ve teçhizat yoktur. Yağmura karşı çadır bezi dağıtılamamıştır. Yerli halkın desteğini göremeyen, çetelerin ve milislerin acımasız ihanet ve sadakatsizliğiyle karşı karşıya kalan Osmanlı ordusu, ata yadigârı toprakları savunmaya devam etse de adım adım hazin sona yaklaşmaktadır.
Koskoca bir ordunun, Vardar ordusunun Kurmay Başkanı Kurmay Yarbay Fevzi (sonradan Mareşal Çakmak), tespit ve analizlerini yaparken “Bu bizim ayıbımızdır, bundan utanırız”  gibi bir saplantıya girmemiş, gelecek nesillere ışık tutması bakımından hatıratını gelecek nesillere sunmuştur. Acı olan bir başka olgu, bu toprakların yiğit çocuklarının liyakatsiz, ehliyetsiz, makam ve mevki hırsına kapılmış, siyasete bulaşmış nice insanın oyuncağı durumuna düşmüş olmasıdır.
Rahmetli Fevzi Çakmak, 12 Ocak 1876 Rumelikavağı/İstanbul doğumlu olup 1950 yılında vefat etmiştir. 1896-1920 arasında 24 yıl Osmanlı ordusunda, 1920-1944 arasında 24 yıl da Türkiye Cumhuriyeti ordusunda şerefle hizmet etmiştir.
16 Mart 1920’de İstanbul’un işgaliyle birlikte Anadolu hareketine katılmıştır. Bu hareketi İstanbul hükümeti tarafından affedilmez ve rütbesi geri alınarak Mustafa Kemal gibi onun da idamına karar verilmiştir.
Ocak ayının içinde doğmuş olan koca mareşali bu vesileyle anıyoruz. Nur içinde yat aziz Mareşal! Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk başta olmak üzere İstiklâl Harbi’nın tüm kahraman komutanlarını ve aziz şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Rahmetler olsun sizlere!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.