banner58

Libya, bugün fiilen bölünmeye itiliyor. 1943 doğumlu Halife Hafter, 18 yaşında Bingazi Askeri akademisine giriyor ve Muammer Kaddafi ile burada tanışıyor. Takvimler 1.9.1969’u gösterdiğinde Libya’da kral İdris’e karşı askeri darbe yaşanıyor. Hafter, “Hür Subaylar” hareketinin çekirdek kadrosundadır. Kısa sürede yükselir ve Kaddafi’nin yakın çevresinde yer alır.
Hafter’in geleceğe hazırlanması
1970’li yıllarda SSCB’ye giderek askeri eğitim alır. 1980’li yıllarda Kaddafi’nin Batı dünyası ile arası açılır. O dönemde Amerikan medyası Kaddafi’nin terör örgütlerine destek verdiğini yazmaktadır. Bu durum Batı ile Kaddafi arasında gerilim yaratmıştır.
Bu gerilim, değerli madenlere ve uranyum kaynaklarına sahip olan Çad’da sıcak savaşa dönüşür.
Çad’ın Bu zenginliği bölgedeki tüm aktörler için ilgi odağı olmuştur. Libya Çad’da operasyonlar düzenlemeye başlar, operasyon güçlerine Hafter komuta etmektedir. Kaddafi, Hafter’in yerine geçmek istediğinden de şüphe etmeye başlar. Hafter ve 700 askeri Çad’daki çatışmalarda esir düşer. Kaddafi generaline sahip çıkmayınca ABD sahip çıkar.
CIA, Hafter ve adamlarının Çad’da kalmalarını sağlar. Hafter’in kaderi ülkenin başına Kaddafi yanlısı bir hükümet gelince ters gitmeye başlar, Hafter’in Çad’da kalma ümidi yok olur. Hafter 300 askeriyle ABD’ye iltica eder. 1990’dan itibaren Virginia eyaletinde yaşamaya başlar. Amerikan vatandaşı da olur.
CIA merkezinin çok yakınında bir yerde ikâmet eder ve kendi karargâhını burada kurar. Macera Arap Baharı ile yeni bir şekil alır. Hafter 2011’de Libya’ya geri döner. 20.10. 2011’de Kaddafi öldürülünce Hafter 14 Şubat 2014’te iktidara el koyduğunu duyurur. Darbe girişimi başarısız kalır ve Hafter Tobruk’ta kendi meclisini kurar…
Her nimetin bir külfeti vardır
Hafter, Rusya’da eğitim görmüş,  ABD’de de 20 yıl yaşamıştır. Üstelik bu ülkede kendisine vatandaşlık verilmiştir. Şimdi sıra Hafter’in kullanılmasına gelmiştir. Avrupa’dan çekinen ABD, işlerini biraz gizlice yürütmeye kalkmış; ama pek başarı sağlayamamıştır.
Rusya da kendi şansını denemek istemiş ve Hafter tarafını tutarak bu ülkenin zenginliklerinden istifade etmeye cüret etmiştir. Bu faydalanma olayında;
Libya’da operasyonları yürüten Rus Wagner grubunun arkasındaki isim olarak duran iş
insanı Yevgeny Prigozhin’dir. Prigozhin’in adı 2016 ABD seçimlerinde Rusya’nın müdahalesi davasında en başta geçmektedir. Prigozhin’e ait hesaplar Libya’da Halife Hafter adına propaganda yapmaktadır.
Afrika Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından yayımlanan bir raporda Rusya’nın
yalan haber kampanyalarıyla Afrika’yı hedef aldığı, bazı ülkelerde sahte sosyal medya hesapları üzerinden algı operasyonları yürüttüğü belirtiliyor ve Afrika’daki ülkelerin yalan haber kampanyalarına karşı uyanık olmaları uyarısı yapılıyordu.
Rapora göre, 2019’da sosyal medya platformu Facebook, Rusya ile bağlantılı çok sayıda
sahte hesabın silindiği belirtilerek, Rusya’nın algı yönetimi çabalarının hedefindeki ülkeler arasında Kamerun, Mozambik, Sudan, Kongo, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Madagaskar’ın bulunduğu iddia edilmişti.
Hafter gelişmelerden memnun
Libya’da çatışmalar başlamış, her zaman olduğu gibi Libya’ya da demokrasi getirme (!) çabaları hız kazanmıştı. Libya’nın doğusunda denetimi elinde tutan General Halife Hafter, ateşkes için Türkiye’nin ve Suriyeli grupların Libya’dan çekilmesi ve Ankara’nın Libya hükümetine silah yardımını kesmesi şartını öne sürüyordu.
Hafter, Rus haber ajansı RIA’ya yaptığı açıklamada “Ateşkes bazı şartların tam olarak yerine getirilmesinin bir sonucunda olabilir. Türk ve Suriyeli güçlerin çekilmesi, Türkiye’nin Trablus’a silah desteğinin sona ermesi ve Trablus’taki terörist grupların çıkarılması gerekiyor” diyordu.
Hafter’e bağlı güçlerin başkent Trablus yakınlarında düzenlediği üç kişinin ölümüne neden olan saldırının ardından Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), Birleşmiş Milletler tarafından yürütülen görüşmeleri askıya almıştı.
Şimdilerde Libya’da Trablus’un batısındaki Zuwara bölgesinde seferberlik çağrısı yapılıyor, Ulusal Mutabakat Hükümeti İçişleri Bakanı Başağa, ABD’nin Libya’da askeri üs kurmak istemesine engel olmayacaklarını söylüyordu.
Sonsöz
NATO’nun ortak karar ve müdahalesini beklemeden Libya’ya saldıran Fransa, Hafter’e geçmişte yatırım yapmış olan ABD ve Rusya Libya’dan elini çekmedikçe,
2014 yılında İsviçre-İngiltere şirketi Glencore’dan 1,45 milyar dolarlık borç alan Çad, geri ödeme konusunda sıkıntılar yaşamakta, yurtdışından ilâve borçlanma yapamadığı için de yurtiçi ödemelerinde zorluk yaşamaktadır. İngiltere Çad’ı terk etmedikçe,
İtalya’nın 20’nci yüzyılın başlarındaki faşist heves ve saldırıları sıfırlanmadıkça Libya’da barış ve sükûnetten söz edilemeyeceği gün gibi aşikârdır. Bu heveslere günümüzde Rum-Yunan ikilisi de talip olmuştur.
Türkiye, gerek AB gerekse NATO ülkeleriyle ne kadar görüşme yaparsa yapsın Libya’da istediği sonucu elde edemeyecektir. Konu sadece bizim dışımızdaki ülkelerin petrol açgözlülüğü, yeraltı servetlerinden pay kapma isteği değil çatışmalar süresince silah ve mühimmat satma hırsıyla da ilgilidir. Kimse böyle bir kaynağın kapısının kapatılmasını istemeyecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.