22 Ağustos 2019 Perşembe

Öztrak’tan Tek Adamlık açıklaması

Leonardo

19 Nisan 2019, 14:16
Bu makale 110 kez okundu
Leonardo
Cengiz Baysu

 15 Nisan 1452 Cumartesi… Bir gayri meşru çocuk doğmuştur. Lonardo… Günah çocuğu değil aşk çocuğudur. Yirmili yaşlarda mesleği ressam olarak geçer. İtalya’nın Vinci kasabasında…

“Evrende öz, bulunuş ya da kurgu olarak ne varsa ressam onu ilk önce düşüncesiyle sonra elleriyle kavrar. Üstelik bu eller öylesine mükemmeldir ki, bir an için göze gerçeğin ta kendisi olarak görünen oranlar uyumunu doğurur.”
Leonardo için resim, “bir nihaî amaç” , mutlağın araştırılması, bütün sanatların biraraya getirilmesiyle deneyimin bir bireşimidir. Sanat felsefedir, kapalılıkla beslenir, dile gelmezin kızıdır, doğayı bire bir taklit etmez.
“Görünmez olanı canlandırmak”
Teknolojinin ve bilimin büyük ustasının düşü… Çağların nasıl gelişeceğini öngören, kendi çağını zamanı aşan bir gizemin öyküsü… Rönesans’ta bir devin, bir ustanın, Leonardo da Vinci’nin öyküsü… En önemli Leonardo araştırmacılarından Alessandro Vezzosi’den, sayısız el yazması ve belgelerle desteklenmiş, şimdiye dek süregelen incelemelerden çok daha güncel bir yapıt… Gerçek Leonardo’ya uzanan bir yol, yüzbaşlı bir devin izinde gelişen serüven…
Her ölümlü gibi
Ölüm ona da gelip çatacaktır. “Ölümünden birkaç saat önce bu yaşlı adam bana yüz yıl yaşamış olduğunu ve zayıflıktan başka hiçbir fiziksel rahatsızlık hissetmediğini söyledi ve bir hastane yatağına oturarak hiç hareket etmeden ve en ufak bir rahatsızlık belirtisi göstermeden tatlılıkla yaşama veda etti. Böyle tatlı bir ölümün nedenini bulabilmek için otopsi yaptım… Diğer bir otopsi iki yaşında bir çocuk üzerinde yapıldı ve orada onun durumunun yaşlı adamın durumunun tam tersi olduğunu keşfettim.” (Winsor RL, 19027b)
Kitap tanıtımı
Tatar Çölü
“Tatar Çölü, sadece aklıyla hareket ettiğini düşünen insanlara meydan okumak gibi büyük bir riski göze alan sıra dışı bir roman…” Tim Parks
İtalyan edebiyatının köşe taşlarından Dino Buzzati’nin ilk romanı olan Tatar Çölü, modernist edebiyata yapılmış en önemli katkılarından biri…
Genç Teğmen Giovanni Drogo, ilk görev yeri olarak Tatar Çölü’ndeki Bastiani Kalesi’ne tayin edilir. Uzun boylu kalmak istemediği bu sınır bölgesinde geçirdiği seneler ona vaktiyle gözünde büyüttüğü zafer tutkusunun kofluğunu ve askerlik hayatının monotonluğunu öğretir.
“… Bastiani Kalesi, alçak duvarlarıyla etkileyici değildi. Ayrıca ne güzel, ne de kule ve burçlarına rağmen pitoreskti. Bu çıplaklığı örtecek, yaşamın tatlı yanlarını anımsatacak hiçbir şey yoktu. Yine de Drogo, tıpkı bir gece öncesindeki gibi yüreğinin derinliklerinden bir şeylerle hipnotize olmuş bir biçimde kaleye bakıyor, içini açıklaması olanaksız bir heyecan dolduruyordu… “
“Yaşamı boyunca beklediği an” bir türlü gelmez. Zamanla sesi ihtiyar sesine dönüşür. Bakışları çok yaşlı bir adamın bakışları gibi sarımtırak ve camdan bir görünüş alır. Varoluşun anlamsızlığı boylu boyunca serilir önüne.
Gündelik hayatın durağan ritmi alışkanlıkların uyuşturucu etkisi ruhunun derinliklerine işlerken Tatar Çölü’nün sadece kendisinin değil aynı zamanda insanlığın sınır bölgesi olduğunu anlar. Edebiyatta Beckett, Camus ve Kafka’nın başlattığı varoluşsal sorgulamaya karmaşık bir boyut katan zengin bir anlatıdır Tatar Çölü…
Kitabın yazarı: Dino Buzzati, Çeviren: Hülya Tufan;  İletişim Yayıncılık “Array”

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV