Kafkasya’ya uzanan demiryolu
Rus zabitleri (subayları), Hudud-ı Hakâni (Osmanlı ülkesi)’de kulelerin ve önemli yerlerin fotoğraflarını alıp haritalarını çiziyorlarmış. Maksatlarının, o bölgelerden geçirilmek istenen demiryolu güzergâhının ve hudut üzerindeki Kürt aşiretlerinin yerlerinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Ruslar, bu bölgeye uzanan demiryolunun Osmanlı askerinin Kafkasya’ya yapılacak bir askerî harekâtta asker sevkini kolaylaştıracağı düşüncesiyle hep karşı koymuşlardır. Muhtemel bir harekât öncesi de demiryollarının sabotajlarla tahrip edilmesini sağlamak maksadıyla Kürt aşiretlerinin yerlerini belirlemişlerdir.
20’nci yüzyılda Kürt politikası
Rusya’nın 1906 yılından sonra Barzan aşiretiyle temasa geçtiği, daha sonra Barzan Şeyhi Abdüsselim’i isyana teşvik ettiği bilinmektedir. I. Dünya Savaşı öncesinde 1913 yılında patlak veren Bitlis olayları da Rus tahrikleri sonucu meydana gelmiştir.
Rus askerleriyle Kürt beyleri arasında vuku bulan müsademelerden dolayı bazı köylerin boş kaldığı, bazılarının satılığa çıkarıldığı ve bunun üzerine Rusya tarafından bu köylere Rus köylülerinin iskân edilerek Slavlaştırma yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
Kürt aşiret reislerinin, Rus Konsolosuyla muhaberatının (haberleşmelerinin) tehlikeli olduğu kanaatine varılmıştır. Yeni teşkil olunan nahiyelerde İranlıların Kürt aşiretlerini Osmanlı askerine karşı kışkırtarak ihtilâl çıkarma çabalarını yoğunlaştırdıkları görülünce Tebriz ve Savaçbulak arasındaki Meraga şehrine külliyetli Rus Askeri getirilmiştir.
Olayların genişlemesi karşısında Barzan Şeyhi’nin tutuklanması için Musul’daki 12’nci Kolordu tarafından bir askerî harekât icra edilmiştir. Rusların, Kürt aşiretlerini silah ve cephane ile donattıkları kesinlik kazanmıştır.
Çarlık Rusyası’nın Kürt politikası
Çarlık Rusyası’nın Kürt politikası sonraki yıllarda Sovyet Rusya’ya miras olarak kalmıştır. İsyanları, kendi ordusuna katılımı bu şekilde programlayan Rusya, Kürtçe lügatten başka, Kürtlerin ayrı bir dile ve ırka mensup olduklarını ileri sürmüştür.
Petersburg Rus İlimler Akademisi, 1860-1862 yıllarında yayımladığı Şerefname’nin Farsça adını 1868-1875 yıllarında tahrif ederek ve birtakım ilâveler yaparak Fransızca’ya tercüme ettirmiştir.
1930 yılında Leningrad Doğu Dilleri Enstitüsünde bir Kürt bölümü kurulmuş, 1931’de ise Kürt Dilbilimi Semineri düzenlenmiştir. Rusya’nın Kürtçülük konusunda gerek Osmanlı toprakları üzerinde gerekse Rusya’da Kürtçe’nin teorik hazırlığını yaptığı ve eğitsel çalışmalara yöneldiğini görüyoruz.
Mahabad Kürt Cumhuriyeti
Sovyetlerin II. Dünya Savaşı yıllarında da bazı aşiret reislerini kendi tarafına çektiği, 1941 yılında 30 kadar aşiret reisini Rusya’ya davet ettiğini, Bakü’de bir konferans düzenlediğini biliyoruz. Daha sonra bu aşiret reisleri aldıkları kararları kendi bölgelerine döndüklerinde uygulamışlardır.
12 Eylül 1942 tarihinde Mahabat’ta yapılan toplantıda İranlı Kürt liderlerle Irak’ta savaş öncesi kurulmuş olan “Hewa” teşkilâtı mensupları biraraya gelerek politikalarını tespit etmişlerdir. Rusya’nın insiyatifinde teşkilâtlanmaya gidilerek “Komala” örgütü kurulmuştur.
Rusya’nın bu faaliyetleri, 1946 yılında Mahabat Kürt Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla hedefine ulaşmıştır. ABD ve İngiltere’nin desteğini alan İran, bu Cumhuriyet’i ortadan kaldırmıştır. Bu tarihten itibaren Barzan aşireti reisi Molla Mustafa Barzanî’nin ve 1959’dan sonra da Talabani’nin sahneye çıktığını görüyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.