18 Haziran 2018 Pazartesi

KİRAZ FESTİVALİ KORTEJİ KARIŞTI

KUDÜS

08 Haziran 2018, 17:51
Bu makale 510 kez okundu
KUDÜS
Poyraz Ülger

 Vapurdan notlar

Kadıköy’den 08.15’te Beşiktaş’a hareket edecek olan vapurdayım. Yolcuların neredeyse % 75’i bir şeyler yemekle meşgul. Gençlerin kulaklarında kablolu kulaklıklar, ellerinde mikrofonlar… Tek kanala ayarlanmış olan televizyon, İBB’yi tanıtan icraat programı sunuyor, bitince de siyasilerin atışmalarını verecek. Her sabah görmekten usandığımız görüntüler.
Merak ederim bu programların izlenmesine kim karar verir veya kısıtlama getirir? Sokaklarda kazma vurulan asfalt yollar, parklarda yatan insanların görüntüleri, kendi haline sokağa atılmış evcil hayvanlar, deniz ve hava kirliliği gibi konular belediyeyi ilgilendirmez mi? Halkın eğitilmesi gereken nice konular bir kenara bırakılıyor ve ipe sapa gelmez tartışmalarla insanlar ekran başına çekilmek isteniyor.
Kimsenin bu kısır konuşmalardan ve verimsiz lâf ebeliğinden kapabileceği bir şey yok. Bari enerji kaybı olmasın, zaman boşa geçirilmesin. Vapurlarda müzik yapanlar küçük bir mutluluk ve renk katıyor yolculuğa… Keşke üniversite öğrencilerimiz, gün içinde karşılaştığımız olumsuzlukları küçük skeçler halinde oynasalar da aramızdaki cahillerin eğitilmesine katkıda bulunsalar…
*** *** ***
Kudüs’te yeni uygulama
1917 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun elinden çıkarak İngilizlerin eline geçen Kudüs, BM’nin planına göre 1947 yılında bölünecekti. Ancak 1948’de patlak veren Arap-İsrail savaşı bu planı alt üst etti. İsrail, savaş sırasında Kudüs’ü ele geçirdi. 1967 yılında ise “Altı Gün Savaşı”yla Doğu Kudüs’ü tamamen işgal etti.
Uluslararası toplum BM gibi düşünüyordu. 1947 yılında hayata geçmesi gereken plan sekteye uğrasa da dünya devletleri son işgali reddetmiş ve Doğu Kudüs’ü İsrail işgali altındaki Filistin sınırı olarak tanımlamıştır. Bu yüzden İsrail, Kudüs’ü başkent ilan etmiş olsa da uluslararası toplumda bu durum karşılık bulmamıştır.
Bu nedenle, Kudüs’te hiçbir elçilik binası bulunmamakta, diplomatik temsilcikler İsrail’in önemli ticaret kenti Tel Aviv’de yer almaktaydı. ABD Başkanı Trump’un ağzından çıkan sözlerle Kudüs İsrail’in başkenti ilan edildi.
İstanbul’daki Arap Birliği ve İİT toplantısı
İİT, İstanbul’da toplandı. Katılımcı ülke sayısı, katılımcıların sıfatları gibi hususlar pek önemli değil. Görüşülen konular ve alınan kararlar da önemli değil… Nasıl olsa sonuçta bir şey çıkmayacak. Yiğidi kılıç yarası değil dil yarası öldürür. Biz burada toplantı yaparken dindaş kardeşlerimizden (!) bazıları, Abu Dabi’de toplantı yapıyor ve toplantı sonunda yaptıkları açıklamada “Arap olmayan tarafların Arap ülkelerindeki gelişmelere yıkıcı bir şekilde karışmasından rahatsızlık duyduklarını” ifade ediyorlar.
Bu toplantıya Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudî Arabistan, Mısır, Bahreyn, Ürdün, Fas, Tunus, Yemen ve Filistin Yönetimi Dışişleri Bakanları katılmışlar. Türkiye’nin adının kamufle edildiği açıklamada İsrail’de dayak yiyen kadın ve çocuklardan söz bile edilmiyor. Açıklamaya imza koyanların arasında Suriye ve Katar’ın adının geçmediği anlaşılıyor.
Salonun dışında elinde sopayla bekleyen ABD, kendi istediği doğrultuda açıklama yapılmasını sağlamış oluyor. Peygamber soyundan geldiğini iddia eden Suudi Arabistan yönetimine yüzlerce tebrik (!) gönderiyorum buradan…
I. Dünya Harbi’nde o coğrafyada bize yapılanlara alışığız… Irak da sizin gibi Saddam’ı devirmek isteyen Amerika’nın peşine takılmıştı. Şimdi hali ortada… Bugün kulu kölesi olmaya çalıştığınız ABD’yi de sizler yarın ülkenizden kovmaya kalkmayasınız?
Büyük İskender Diyojen’i birbiri üstüne yığılmış insan kemikleri içinde bir şeyler ararken görmüş ve ne yaptığını sormuş. Diyojen,
—Babanızın kemiklerini arıyorum; ama hangisinin kölelere, hangisinin babanıza ait olduğunu kestiremiyorum.
Her etki bir tepki doğuruyor
Daha önceki yazılarımda hep dile getirmişimdir. Bir şeyin söylenmesi veya bir kavramın ortaya atılması, tartışılması için yeterli neden olmuyor. En altta nasıl algılanıyor, fanatikler ne şekilde tepki veriyor, hangi konularda dalgalanmaya, hangi konularda şiddete yol açıyor? Bu çok önemlidir. Bir örnek vermek gerekirse; bu ülkede yabancı bayrak yakılmasına hep karşı çıkmışımdır. Böylesi olaylar, o ülkede yakılacak olan Türk bayrağını seyretmemize neden olmaktadır.
Din gibi hassas bir konuda daha dikkatli hareket etmek gerekiyor. Bir küçücük karikatür Diyarbakır gibi koca bir ilimizde büyük toplantılara neden olabiliyor. Elbette bunların içlerinde de fanatikler vardır. Yarın ya bir Hristiyan, Süryani, Musevi mabedine veya din adamına saldırı olursa bunun hesabını kim verecek? Daha önce olmadı mı? Onun için devletin yönetiminde söz sahibi olanların bu konuda daha dikkatli olması gerekiyor.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV