Tonguç, önceki üç yaz(1937, 1938, 1939) Cilavuz Eğitmenlik Kursu’nda çalışan Halit Ağanoğlu’yu Trabzon’dan Ankara’ya çağırarak görüşür, “size güvenim  var “ diyerek kurucu müdür yetkisi ile Kars’a gönderir. 
...
Cilavuz, Kars-Ardahan şoşesinin hemen yanındaki Susuz vadisi üzerindedir. Susuz Çayı, önce Kars Çayı’na, sonra Arpaçay‘a, oradan Aras’a bağlanır ve Bahri Hazer’e dökülür. 
...
 Öğrencileri sınavla alınan, ‘karma eğitim’ uygulanan enstitülerin toplam  eğitim süresi 5 yıl,  yıllık eğitim-öğretim  süresi 11 ay (öğrencilere toplu izin verilmez, okul 12 ay açık ve aktiftir), günlük ders saati sayısı 11 ,  yıllık izin süresi her öğrenci için 1/bir aydır.
Kurulan Köy Enstitüleri:
1.Adana-Düziçi
2.Adapazarı-Arifiye
3.Ankara-Hasanoğlan
4.Antalya-Aksu
5.Aydın-Ortaklar
6.Balıkesir-Savaştepe
7.Diyarbakır-Dicle
8.Erzurum-Pulur
9.Eskişehir-Çifteler
10.Isparta-Gönen
11.İzmir-Kızılçullu
12.Kars-Cilavuz
13.Kastamonu-Gölköy
14.Kayseri-Pazarören
15.Kırklareli-Kepirtepe
16.Konya-İvriz
17.Malatya-Akçadağ
18.Sivas-Yıldızeli
19.Samsun-Ladik
20.Trabzon-Beşikdüzü
21.Van-Erciş
Susuz’da Rusların vaktiyle kışla olarak kullandıkları binaların çatıları, pencereleri, kapıları sökülüp götürülmüş, duvarları yer yer yıkılarak harabeye dönmüştür. 
Binalar onarılır, kadro güçlükle de olsa kurulur. Öğretim programının yarısı teori, diğer yarısı atölyelerde, bahçelerde, ahırlarda, tarlalarda uygulamalı yapılır. 
Her türlü sanat eğitimine (tiyatro, halk oyunları, türküler, Türk halk müziği çalgıları, Batı müziği çalgıları vb.) de çok değer verilir.
Sadece köy çocukları alınır ve yine sadece köylere, 20 yıl mecburi hizmetle tayin edilirler.
...
Her bir yanı örten yekpare beyazlıklar içinde, iyice kararmış taşlarla örülü duvarlar dile gelir gibiydi...
Yırtık pırtık, yamalı elbiseleriyle (şayet elbise denilebilirse), bir türlü doymamış karınları, arık bedenleriyle ve fakat alev alev bakan gözleriyle okumak için gelen çocukları, mezun olunca da birer tahta bavulla okul bölgesinin dört bir yanına dağılan gençleri, onların hudutsuz hayallerini ve görev aşklarını anlatıyordu.
Bir vakitlerin cıvıl cıvıl, capcanlı okulu şimdi sessizdi. Köy odalarımızı Işıl Işıl aydınlatan o meşhur “yedi numara” lambamızın ışığı kısılmıştı. 
Binanın Susuz Çayı’na bakan yanındaki taş kemerli çıkış kapıları ‘moloz’ taşlarla ve çok acemice örülerek kapatılmıştı. Hayret!.. Öğretmen kökenli bir müdür nasıl izin verebilmişti buna?
Etrafı bir hayli dolaştım... Tipi dindi yavaş yavaş.
Dere boyunca dizili kavaklar, salkım söğütler kar yüklü gelinlikleriyle salınıyorlardı.
Baharda ne kadar  güzel olur kim bilir buralar... 
...
Ben manzaranın büyüsüne kapılmışken kasaba tarafından başında kalpağı, sırtında siyah kalın paltosu ve beyaz pala bıyıklarıyla yaşlıca bir adam yaklaşıp selam verdi.
Dilinden bal damlaları dökülürcesine “Hoş gelmişsen...Başımız gözümüz üstüne  gelmişsen... Ne ararsın buralarda?” dedi. 
Ben heyecanla anlattım, sakin bir tebessümle dinledi o. Sonra da “Gel benimle” dedi.
Yolun hemen altındaki ark boyunca o önde ben arkada yürüdük.
Bir şeyler mırıldanıyordu, ancak duyamıyordum. Yıkık bir değirmenin bendinde durdu. Ağır hareketlerle uzattı kolunu. 
“O öğretmenler...” dedi heyecanla, “o öğrencileriyle birlikte şu değirmende elektrik ürettiler. Hem okullarını aydınlattılar hem de bizlerin zahirelerini öğüttüler.” 
Ardından bana döndü “Hoşça kalasan balam” dedi.
 Başka da bir şey söylemeden yürüdü. 
Öylece bakakaldım ardı sıra. 
Bir piri fani gibi beyazlıklar içinde kayboldu sonra.
‘Okul dediğin böyle olmalı’ diye geçti içimden, ‘sadece teorik değil, pratik eğitim de yapmalı, daha da ötesi çevresine adamakıllı dokunmalı!..’
Kendi kendime Hayıflandım!.. Üzüldüm!..
Hava güllük gülistanlık olmayacak elbette, ama ben de üşümüyorum artık.
Hem kim üşüyebilir ki bir okulun yanıbaşındayken?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.