Efendim, koronavirüs denen bir belâ dünyanın başına müptelâ oldu. Gayet yılışık, lâubali ve inatçı bir yapısı var. Çoğumuzun bu tıynetteki varlıklardan hoşlanmadığı da bir gerçek… Bununla birlikte başta Sağlık Bakanı olmak üzere tüm sağlık personeli üstün bir gayretle ve her türlü imkânı seferber ederek mücadele veriyor. Kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz.
Tedbirler
Bütün toplu yerler kapatıldı. Devletin aldığı kararları hemen uygulamaya koymuş
olması bizleri çok memnun etmiştir.
Bir haftadan beri alınan tedbirleri, halkımızın konuya yaklaşımını, verileri devamlı
izliyor ve bazı kişilerle konuşuyorum. Bir süre için camilerde toplu ibadet yapılmaması uyarılarına karşı çıkanlara, Müslüman’a bir şey olmaz diyenlere, beyazlığını yitirmiş ve renk değiştiren maskeleriyle görüntü verenlere, parmak uçları delinmiş eldiven takanlara rastlıyorum.
Elbise naylonunu başından aşağıya geçirip kendisini boy korumasına almış uzaylı (!)
birisini görmek de nasip oldu.
Tespitler
* Kafe girişine el jeli konulmuş, “Arap yağı bol bulunca…” misali 6-7 kez kullanan kişileri görmek, kimsenin olmadığı bir zamanda jeli kabıyla birlikte uçurmak olağan vaka haline geldi.
* Hapşırmalarda tek kullanımlık mendille veya sağ dirseğin iç kısmını kullanmak suretiyle önlem alınması vurgulanıyor. Daha bu virüsün ortaya çıkmasından önce bile bizler bu önlemi biliyorduk. Zaten kolumuzu kullanır, üstümüze bulaşan bir şey olursa da elimizle silerek etrafa bakıp elimizi cebimize sokar, cebin iç kısmında elimizi de temizlerdik.
* Hanımların eli öpülürken dudak teması olmaması, görgü kurallarının bir gereği olmasına rağmen kocaman bir “cuk” sesi ve yetmiyormuş gibi arkasından kündeye getirircesine yanaklarından öpmek şiarımızdır.
* Erkekler arasında yanaklarından öpmek şekli bir ara kafa tokuşturmaya, tokalaşma ise eli mengeneye sokmaya dönüşmüştü.
* Tuvalet temizliğine dikkatimiz ise son derece ileri seviyededir. Belediyenin kontrolündeki tuvalette ellerin iki metre kadar kâğıt peçeteye silindiğini görüyoruz. İsraf sınırlarını yırtmak buna denir. Kâğıt üzerindeki ıslaklığa merak eder de bakarsanız birkaç yerde olduğunu görmeniz mümkündür. Ey müsrifler, bol buldunuz diye gâvur malı olmadığını, yine bizlerin parasıyla alındığını düşünmelisiniz.
* Kız meslek liselerinde maske yapımı başlatılmış. Gözleri yaşartacak ve İstiklâl Savaşı günlerini hatırlatacak bu davranışı doğru buluyor ve emir verenleri kutluyorum. Meslek liseli gençlerimize teşekkürler ediyorum.
* Hollanda Başbakanı Rutte, bir alışveriş merkezini gezerken temizlik kâğıtlarının olduğu gözlerin boş olduğunu görmüş ve oradakilere 10 yıl kaka temizliğine yetecek kadar ellerinde kâğıtları olduğunu söylemiş. Belki de en son söylenecek şeyi en önce söylemiş. Aklın doğrudan nereyle bağlantılı olduğuna dair güzel bir örnek sizlere…
*  Sevindirici olan bir şeyi de söylemek isterim: Avustralya’da susuzluğun sebebi olarak gördüğümüz binlerce deveyi, domuz gribinin sebebi olarak gördüğümüz yüz binlerce kanatlı hayvanı katlettik. Unutmayın, Kırımkongo kanamalı ateşli hastalığına kenelerin yol açtığı söylendiği zaman tavuklara değer vermeye başlamıştık. İyi ki, koronavirüs salgınına kedi köpek gibi hayvanlar sebep olmadı. Yoksa onları da gırtlaklardık.
* AVM’lerde alışveriş yapan bilinçsiz kişiler… Aldıklarına bakılırsa 10-15 günlük ihtiyacı karşılayacak kadar. Oysa bilmiyorlar ki, 3-4 gün sonra o sebzeler büzüşecek, bazıları bozulacak veya bayatlayacaktır. Sonunda bunlar elbette çöpe gidecektir. Bu kul hakkı değil midir?
Gelelim asıl meseleye
Hepimiz evlerimize çekildik. Sokak hayvanları, kuşlar kendi hallerine kaldılar. Dün vapurda martıların acı çığlıklarına tanık oldum. Bunlar sevinç veya gösteri bağırtıları değil açlık ve ihtiyaç mesajlarıydı.
Vapurlarda artık martılara simit parçacıkları atan insanlar göremiyoruz. Kedilere su verenler artık dışarı çıkmıyorlar. Köpekler ise kedi gibi çöp bidonlarına tırmanamadıkları için yiyecek bir şeyler bulmakta zorlanıyorlar. Ne olur, bu alışkanlıklarımızı unutmayalım. Yerkürede sadece bizler yaşamıyoruz.
Sonuçta, dışarıya çıkamadığımız için plastik şişeleri sağa sola, denize atmıyoruz. Araçların kullanımı azaldı. Hava kirliliği düşük seviyelere çekilmiş oldu. Bunun gibi benzer şeyleri alt alta yazdığımızda  doğanın kendisini yenilediğini söyleyebiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.