Süleyman Demirel

 

1946 sonrası dönemde yedi hükümet kurmuş olan Süleyman Demirel… 1 Kasım 1924 tarihinde doğmuş, 17 Haziran 2015 tarihinde vefat etmiştir. İsmet İnönü ve Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra en uzun görev yapan başbakanımızdır.

Bu koltuğa 41 yaşında oturmuştur. 16 Mayıs 1993-16 Mayıs 2000 yılları arasında 9’uncu Cumhurbaşkanı olarak görev yapmıştır.

Benim de kendisiyle ilgili birkaç anım var ve daha önce yazmıştım. Bu vesileyle kendisini rahmetle anıyorum.

Onun zamanında da kargaşa ortamı vardı, siyasette tırmalayıcı bir çekişme ama seviyeli bir üslup vardı. Bugün siyasetin çivisi çıkmış durumda… Ülkemizde yönetenlerin, yönetilenlerin ve muhalefet edenlerin bu kadar gerildiğini ve tahkir edici sözlerin sarf edildiğini hiç görmedim.

1991 yılında bir gün Ankara’nın sisli, siyasetin de puslu havasında gerek Meclis’te gerekse sokaklarda görülen kavgalar bir gazeteci tarafından Demirel’e sorulmuştu. Demirel, kendine has üslubuyla;

   ---Birbirimiz yemeyelim, birbirimizi yiyerek karnımızı doyuramayız, demişti…

Bugünün siyasi lisanında böyle esprili sözlere rastlayamıyoruz. Dilimiz, özellikle de siyaset dilimiz cüruf sözlerden arındırılmalıdır.

***                                     ***                             ***

M.Ö. yıllarda Pers ve Grekler arsında kıyasıya savaşlar yapılmaktadır. Pers kumandanlarından biri Isparta ordusunun komutanı Lysndros’a mektup yazar.

   ---Eğer Yunanistan’a girecek olursam, ortalığı kan ve ateş içinde bırakacağım. Ispartalı komutanın cevabı gecikmez.

   ---Eğer girebilirsen…

Özal, Yunan gazetelerinden birine demeç vermiş.

   ---Eğer İnönü’nün yerinde olsaydım 12 Ada’yı alırdım. İnönü’nün yerinde olmak kolay mı?

Partilerin siyaset okulları var. Gençleri alıp yetiştiriyorlar. Partilerin siyaset akademilerinin eğitim programlarına baktım. Türk ve dünya siyaset adamlarının olaylara bakışlarına ve zekice teşhis koymalarına, siyaset nezaketine ve konjonktürel değerlendirmelere yer verilmediğini gördüm.  

***                                     ***                             ***

*Amfiteatr ve antik tiyatrolar, Roma uygarlığında gösteriler, oyunlar ve anlatımlar için kullanılmış, daire ya da elips biçimli yükselen tribünlerden oluşan kamusal yapılardır. En eski amfiteatr örnekleri Etruria ve Campania’da M.Ö. I. yüzyıl başında inşa edilmiştir. Gaye, insanları eğitmek ve yetiştirmektir.

Anadolu coğrafyasının batısında birçok yerde antik tiyatrolar görürüz. 2100 yıl önce insanlar antik tiyatrolarda eğitilirken biz bugün ya tiyatroları kapatıyoruz ya da yüksek fiyatlar uyguluyoruz.

***                                     ***                             ***

*Maskelerin zorunlu olarak takıldığı dönemde maskenin bir faydasını gördüm. Ağzına anasından doğduğundan beri fırça girmemiş, sapsarı dişleri ve kokan ağzıyla çöp tenekesi profili çizen yaratıkların nefesinden korunuyorduk. O günlerde gördüğüm en ilgi çeken olay, ilkel bir yaratığın (!) parmağını maskesinin kenarından ağzına sokarak arkeolojik kazı yapmasıydı. Allah kahredesice!

Maske zorunluluğu kaldırıldı. Daha dün trende gördüğüm başka bir ilkel yaratığın da gergedan gibi ağzını açarak esnemesi ve nefesini verirken kasılmasını sesli efektle betimleyerek (!) rahatlamış olmasıydı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.