22 Ekim 2018 Pazartesi

Alkollü sürücü ortalığı birbirine kattı

İLK UÇAK FABRİKASI 6 EKİM 1926'DA KAYSERİ'DE KURULDU

06 Ekim 2018, 12:54
Bu makale 608 kez okundu
İLK UÇAK FABRİKASI 6 EKİM 1926'DA KAYSERİ'DE KURULDU
RECEP YILDIZ

 ÖNCESİ

Uçaklarla harp meydanlarında ilk karşılaşan millet Trablusgarp Savaşı(1911-1912)’ndaTürkler olmuştur.
Mustafa Kemal Paşa; uçakların gücüne ve harplerdeki belirleyici etkisine daha Trablusgarp Savaşı’nda şahit olmuştu. Balkan Savaşlarında, Birinci Dünya Savaşının Çanakkale ve Irak-Filistin Cephelerinde de bu gelişmeye yakından şahit olmuştur. Nitekim, Filistin ve Irak Cephesinde Türk ordularının yenilgisinin en önemli sebebi hava hakimiyetinin İngilizlerin eline geçmesi ve Türk ordularının hava taarruzları ile ağır kayıplar vermesidir.
Birinci Dünya Savaşı yıllarında (1914-1918)dünyada yaklaşık 165.000 uçak üretilmesine rağmen Osmanlı ordu envanterine giren uçak sayısı 450 civarındadır.
İstiklal Harbi’nde düzenli ordunun kurulması sürecinde ilk kurulan teşkilatlardan biri Hava Kuvvetleri olmuştur. Savaş yıllarında Türkler bazen uçaksız kalmış, bazen 2-5 uçağa, en fazla 15-17 uçağa sahip olmuşlardır. Oysa o dönemde, İngiltere’nin finanse ettiği Yunanlılar100 civarında uçağa sahip olmuşlardır.
İLK UÇAK FABRİKASI 6 EKİM 1926’DA KAYSERİ’DE KURULDU
Türk Tayyare Cemiyeti (şimdiki Türk Hava Kurumu)’nin kuruluşundan 8 ay sonra Atatürk, Kayseri’de bir uçak fabrikasının kurulması yönünde kesin direktif vermiştir.
Alman Junkers Firması ile 15 Ağustos 1926 yılında yapılan anlaşma ile Eskişehir’de de bir küçük tesis ile onarım işlemlerinin yapılabileceği bir atölyenin kurulması kararlaştırılmıştır.
Kayseri Tayyare ve Motor Fabrikası 6 Ekim 1926 tarihinde yapılan devlet töreni ile açılmıştır.
Heyet Ankara’dan Kayseri’ye uçakla gitmiştir. Mustafa Kemal Paşa çok önem verdiği bu tesisin açılışına katılamamış, ancak daha sonra Kayseri’ye yaptığı ziyaretlerde tesisleri ziyaret etmiştir.
Fabrikanın açılışında; TOMTAŞ (Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi) İdare Reisi Konya Vekili Refik Bey, Milli Savunma Bakanı Recep Bey birer konuşma yaparak bu büyük girişimin önemine değinmişlerdir. 50 Türk, 120 Alman personel ile fabrika çalışmaya başlamıştır. Burada istihdam edilen Türk personelden bir kısmı gruplar halinde Almanya’ya gönderilerek eğitim almışlardır.
1927 yılında Türk Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan A-20, F-13 ve G-23 uçaklarının bakım ve onarım-revizyon kabiliyeti başlamıştır. Fabrika kısa süre içinde yaşanan olumsuz gelişmeler sonucu iflas etmiş ve kapanmıştır.
KAYSERİ TAYYARE FABRİKASI 1931 YILINDA YENİDEN AÇILMIŞTIR
1931 yılında Kayseri Tayyare Fabrikası adı ile yeniden açılmıştır.1939 yılına kadar yaklaşık 200 (ikiyüz) civarında uçak üretilmiştir. Burada üretilen uçaklardan biri Atatürk’ün emri ile İran’a hediye edilmiştir.
İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması ile üretimden ziyade onarım ve bakım işleri ön plana çıkmıştır.
(TOMTAŞ) TAYYARE VE MOTOR TÜRK ANONİM ŞİRKETİ'NİN İFLASI
TOMTAŞ, büyük ümitlerle kurulmuş olmasına rağmen Junkers Firması’nın taahhütlerini yerine getirememesi, Türk idarecilerin yönetimde etkinliklerinin sınırlı kalması uçak fabrikasının iflası ile sonuçlanmıştır.
Fabrika, bir çok değişim geçirdikten sonra günümüzde Kayseri Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlğı olarak faaliyetini sürdürmektedir. 
İSTİKBAL GÖKLERDEDİR
Atamızın  “İstikbal Göklerdedir..”  sözü lafta kalmış bir söz değildir..  Atatürk bunun gereklerini tam olarak yerine getirmiştir. Bu konuda teknolojik gelişmeleri günü gününe takip etmiş, okullar açmış, yurt dışına öğrenciler göndermiş, yurt dışından bilim adamları getirtmiş..Yıl 1931 ‘de Kayseri Tayyare Fabrikasını (TOMTAŞ), 1932’de Eskişehir Tayyare Fabrikasını (Tayyare Tamir Atelyesi)(TOMTAŞ) açmış.. Bunlarla yetinmemiş tamamen yerli ve milli uçak sanayinin kurulmasını arzu etmişti. Bütün tayyarelerimizin ve motorlarının memleketimizde yapılmasını arzu etmekteydi.
Tasarladığı fabrikanın kurulması için Ankara Etimesgut’ta yer tahsisi bile yaptırır. Ancak 1938 yılı Şubat ayından başlayarak hastalığı  ağırlaşır..Proje bir süre unutulur gibi olur..
ATATÜRK’TEN SONRA UÇAK SANAYİİ KURMA ÇALIŞMALARI
Atatürk’ün vefatından sonra göreve gelen Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Başbakan Şükrü Saraçoğlu ve Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel, Atamızın vasiyeti niteliğindeki bu projeye dört elle sarılırlar..
THK ETİMESGUT UÇAK FABRİKASI
1940 yılında  THK Etimesgut Uçak fabrikasının temeli atılır.. Ve fabrika savaş yılları olmasına rağmen planlandığı gibi 1944 yılında üretime açılır..Fabrika daha ilk üretim yılında (1944) 30 adet okul ve eğitim uçağını üreterek THK’na teslim etmiştir.
Etimesgut Uçak Fabrikası bünyesinde ayrıca Türk tipi yeni uçaklar yaratmak için bir etüd bürosu oluşturulmuştu.. Bu etüd bürosu 16 ayrı tipte uçak ve planörün özgün proje ve tasarımlarını gerçekleştirmiştir..
Yapılan bu projelerin birkaçı dışında  tamamı üretilmiş; Askeri, eğitim, sağlık, turizm, keşif gözetleme, ambulans, tarım ilaçlama amaçlarına yönelik olarak çok sayıda uçak ve planörün  üretimi yapılmıştır..
Bu uçakların hemen hepsi THK(Türk Hava Kurumu) ve Türk Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmıştır.
Bu uçaklardan bazılarının komşu devlet başkanlarına verildiğini, bazı uçak tiplerinin ihraç edildiğini biliyoruz.
OY-ACK Ambulans Uçağı’nın Danimarka tarafından satın alınıp uzun yıllar kullanıldığı bilinmektedir.
1948 yılında Paris’te yapılan dünyanın en büyük havacılık fuarına Türkiye’nin de katıldığını görüyoruz.
Türkiye; Dünyanın uçak üreten ilk 10 ülkesinden biriydi..
Türkiye’nin ürettiği uçaklar, 1941 yılından 1958 yılına kadar  “AlltheWorld’s Aircraft”  kataloglarında yer alıyordu.
THK GAZİ UÇAK MOTORU FABRİKASI
Atatürk’ün vasiyetlerinden biri de Uçak motorlarının da günün teknolojisine uygun  ve tamamen özgün olarak Türk mühendis ve işçisinin elinden çıkmasıydı..
Atamızın bu vasiyetini yerine getirmek için 1945 yılında Atatürk Orman Çiftliği arazisinde THK Gazi Uçak Motoru Fabrikasının temeli atılır..1947 yılında açılışı yapılır..
İlk yerli uçak motoru üretimi ve Dünyada bir ilk; JET motoru tasarımı burada yapılmıştır.
FABRİKALARIN KAPATILMASI VE ONCA BİLGİ BİRİKİMİNİN HEBA EDİLMESİ..
1950 yılı Mayısında Türkiye’de iktidar değişikliği oldu..Demokrat Parti iktidara geldi.. Başbakan Adnan Menderes  ABD ile yakın ilişki kurmaya ve  NATO’ya katılmaya çok hevesliydi..
ABD ise 2. Dünya savaşı sırasında çok miktarda uçak üretmiş, savaş sona erince elindeki çok sayıdaki savaş artığı uçağı satacak yer arıyordu..Hatta bu uçakların bir kısmını hibe ederek, üstüne  Marshal yardımı adı altında krediler vererek  zayıf  gördüğü ülkeleri avlıyordu..
Türkiye’nin 25 yıl besleyip büyüttüğü yerli uçak hayali tam gerçekleşmişken ABD’nin Marshal yardımları tuzağı ile yok olup gitmiştir..  Dahası,  Türkiye bir daha belini doğrultamayacak ölçüde ABD’ye bağımlı kılınmıştır..
1952’de uçak fabrikası, 1954’te uçak motoru fabrikası Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE)’na devredilmiştir, yani kapatılmıştır.
1957 yılına gelindiğinde ABD Yardımının ön gördüğü koşullar neticesinde yapılan gizli anlaşmalar ile Türkiye’deki uçak üretimi tamamen durdurulmuştur.
SONUÇLAR
*Atatürk, daha 1937 yılında, 2000’li yıllarda Uzaya çıkılacağını öngörmüştür.
*Atatürk, TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) ve Ülkenin geleceğini göklerde görerek askeri ve sivil uçak sanayinin kurulmasını ve geliştirilmesi için çaba sarfetmiştir.
*Atatürk, manevi kızı Sabiha Gökçen’in nezdinde Türk Kadınının sadece erkeklere özgü sanılan Savaş Uçağı Pilotu olmasını teşvik ve destekleyerek, Türk Kadınına erkeklerle eşit hak ve koşulları sağlamayı daha o yıllarda (1937) başarmıştır. (Suudi Arabistan kadınlara araba kullanma iznini daha yeni vermiştir.)
*Atatürk, emperyalist ülkelerden uçak almak yerine yerli uçak üretimini gerçekleştirmeyi hedeflemiş ve en yeni teknolojiyi ülkeye getirmediğimiz sürece yabancı ülkelere bağımlı hale gelmekten kurtulamayacağımızı öngörmüştür.
Sen ne büyük bir öngürüye sahip yüce bir devlet 
adamısın Atam! 

ATATÜRK’ÜN HAVACILIĞA VERDİĞİ ÖNEM 
Atatürk, Havacılığın sadece askeri yönde değil, modern batılı ülkelerde olduğu gibi sivil alanlarda da gelişmesini istemiş, milli havacılık sanayisini kurmayı hedeflemiştir. 
Düşüncelerini gerçekleştirmek için verdiği emirle, Cumhuriyetin ilanından 15 ay sonra, 16 Şubat 1925 tarihinde Türk Tayyare Cemiyeti’ni (sonradan Türk Hava Kurumu) kurmuştur. 
Türk Tayyare Cemiyetinin 15 Mayıs 1925’deki açılış töreninde, “ İstikbal göklerdedir; çünkü göklerini koruyamayan milletler yarınlarından asla emin olamazlar… Ey Türk Genci! Kısa zamanda gökte seni bekleyen yerini alacaksın.” diyerek ulusa havacılıktaki hedefini göstermiştir. 
Türk Tayyare Cemiyeti kurulduktan sonra, Sadece dışarıdan uçak almayı değil aynı zamanda kurulacak havacılık sanayisi ile bu alanda dünyada söz sahibi bir ülke olmayı amaçlayan Atatürk, kararlılığını şu sözlerle ifade etmiştir;
“Eskimiş teknolojileri değil, en yeni teknolojiyi ülkeye getirmediğimiz, getiremediğimiz sürece, yabancı ülkelere bağımlı olmaktan kurtulamayız… Almanlar, Fransızlar, İngi-lizler, Amerikalılar ellerindeki bu silah fabrikalarını uzun vadeler tanıyarak geri kalmış ülkelere satmaya çalışıyorlar. Bu ülkelerin geride kalmış teknolojilerine gereksinmemiz yok. Ya en yenisini kurar, onlarla boy ölçüşürüz, ya da biraz daha sabreder, bunu yapabilecek güce erişmemizi bekleriz.” 
Atatürk, yurt gezilerinde havacılık birliklerini de ziyaret ederek, hava kuvvetlerinin gelişimini takip etmiştir. Eskişehir Hava Alayını 1936 yılındaki ziyaretinde, gelecekteki havacılık ve uzay çalışmaları hakkında tahminlerde bulunmuştur. “...Geleceğin en etkili silahı da, aracı da hiç kuşkunuz olmasın uçaklardır. Bir gün insanoğlu uçaksız da göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki de aydan bize mesajlar yollayacaktır. Bu mucizenin gerçekleşmesi için iki bin yılını beklemeye gerek kalmayacaktır. Gelişen teknoloji daha şimdiden bize bunu müjdeliyor. Bize düşen görev ise, Batıdan bu konuda fazla geri kalınmamasını temindir...” demiştir.
Atatürk’ün sivil havacılıktaki hedefi uçan bir nesil yetiştirmektir. Uçakla, planörle uçan, paraşütle atlayan, model uçak yapan gençle
rin yetişmesini arzu etmiştir. Türkkuşu (3 Mayıs 1935’te kuruldu), bu amacı gerçekleştirmeye yönelik bir kuruluştur. 
Atatürk, gençleri havacılığın her alanında faaliyet göstermeye davet etmiş, manevi kızı Sabiha Gökçen’i Türkkuşu’na göndererek, bu konuda herkese örnek olarak onun ileride (1937) dünyanın ilk kadın askeri pilotu olmasına giden yolu açmıştır. 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV