… Seferberlik ilan edilmiş olmasına ve bölgede yoğun kıta faaliyetleri devam etmesine rağmen İran Sınır Tahdit Komisyonu’nda görevli İngiliz ve özellikle Rus personelin çalışmaları kısıtlanmamıştı. Bu kişiler sınırdaki tabur merkezlerine kadar giriyorlardı. Türkiye dahilindeki Rus sınır komiserleri Rus konsoloslarıyla şifreli muhabereye devam ediyorlardı.
… Kürt hırsızların zaman zaman Rus topraklarına girerek hayvan kaçırmaları, bunları takip eden ve geri atmak bahanesiyle Türk topraklarına giren Rus birliklerinin Türk birlikleriyle kısa süreli çarpışmalarına neden oluyordu…
Hazırlıklar
Gerek Kafkasya’daki ve gerekse sınıra yakın Türk topraklarındaki Ermeniler arasında Osmanlı idaresine karşı bir örgütlenme başlamıştı. Buna göre, Ruslar zapt edecekleri toprakları Ermenilere vererek bu topraklarda istiklâllerini ilan edecekleri vaadiyle Türkiye’deki Ermenileri Kafkasya’daki Ermeniler vasıtasıyla teşvik ediyorlardı.
Türk köylüsü kıyafetinde Türkiye’ye giren birçok Ermeni, Türkiye’deki Ermeni köylerinde örgüt kurmaktaydı. Sınır boylarına silah ve cephane getiriyorlardı. Harp ilanına kadar sükûneti ve itaati muhafaza edecekler, Türk ordusu çekilirse silahlı çeteler halinde Türkler aleyhine faaliyete geçeceklerdi.
… Erzurum Müstahkem Mevki Kumandanı Alman Pusselt Paşa, müstahkem mevkiin durumunu bir raporla 3’üncü Ordu Komutanlığına şöyle bildirmişti:
“Erzurum Müstahkem Mevkii’nin savunulması için 40.000 kişiye ihtiyaç vardır. Müstahkem mevki halen yeterli olmayan top ve eksik sahra tahkimatından ibarettir. Bu kış kalenin silahlandırılmasıyla tahkimatında değişiklik yapılması mümkün olamayacağından gerekli savunma kuvveti verilse de kale inatla savunulamaz…”
Harekât’ın başlaması
3’üncü Ordu Komutanlığının31 Ekim 1914 mevcudu189.562 insan ve 60.877 hayvandı. 29 Ekim 1914 günü Karadeniz’de Türk ve Rus donanmaları arasında meydana gelen olaydan sonra Türk sınırlarının ötesinde Rusların harekât ve faaliyetleri artmıştı. 1 Kasım 1914 sabahı saat 04.00-05.00 arasında Musun, Kötek, Narman ve Kaleboğazı bölgelerinden geçen Rus birlikleri Kafkas Harekâtı’nın başlamasına neden olmuştu.
Rusların Erivan müfrezesi, Çengel Geçidi’nden geçerek Doğubayazıt doğrultusunda ilerlemişti. Ermeni çeteleri de Musun Geçidi’nden geçerek Diyadin istikametinde ilerlemişlerdi. Rusların Kaleboğazı istikametinde ilerleyen Oltu müfrezesi ise, Orucuk bölgesinde direnen Türk sınır taburu tarafından durdurulmuştu.
Narman doğrultusunda ilerleyen diğer Rus kolu ise zayıf sınır birliklerimizi geri atarak ilerlemesini sürdürmüştü. Ahtalar Gediği’nden geçen Rus Kağızman grubu ise Karaköse istikametinde ilerlemesine devam etmişti. 1 Kasım 1914 günü yapılan muharebelerde Rus birlikleri çetin bir direnişle karşılaşmamışlardı.
İlk ciddi direniş
Köprüköy bölgesine kadar ilerleyen 1’inci Kazak Süvari Tümeni’nin bir Alay’ın Türk süvari kuvvetlerince kuşatıcı bir taarruz yapılmış, Rus Alayı zor bir duruma sokulmuştu. Karanlığın basmasından yararlanan Alay, güçlükle geri çekilmeyi başarabilmişti. Rus kuvvetleri sınırı geçtiklerinden beri ilk kez Türk kuvvetleriyle ciddi şekilde karşılaşmışlardı.
İki günden beri yapılan muharebelerde bazı birliklerin cephanelerinin tükenmekte olduğu raporları alınmaya başlayınca 3’üncü Ordu Komutanlığı düzenleyici emirler yayınlamıştır…
12 Kasım 1914 günü yapılan Aras nehri kuzeyindeki muharebelerde özellikle 18’inci Tümen bölgesinde Alaylar sancaklarını açarak, süngü takmış halde subayları önde olmak üzere düşmana saldırmışlardı. Bu muharebede 102’nci Piyade Alayı’nın sancağı en önde hücuma katılmış ve kurşun yarası almıştır.
Bir yıl sonrasıyla yani 3 Aralık 1915’te üç kolordumuzun toplam 49.562 kişilik muharip gücü, harita üzerinde 300 km’lik bir hattı savunuyordu. Harekât bölgesinde kar kalınlığı bazı yerlerde 3-4 m. olmuştur. Van Gölü, Karmuş civarında kıyıda 1-2 km kadar donmuştur. Bu bölgedeki iki taburdan 438 kişi donmuş ve hastalanmıştır.
Tespitler
*En büyük düşman kış mevsimiydi.
*3’üncü Ordu birliklerinin genel olarak muharebe ve atış eğitimleri noksandır. Seferberliik ve yığınaklanma safhalarında yeteri kadar manevra, tatbikat ve muharebe eğitimleri yapılamamıştır,
*Aşiret alayları, 3’üncü Ordu’nun sırtında bir kambur olmuştur. Bu alaylar en küçük bir tehlike karşısında firar edebilmiş ve köylere dağılarak gasp ve talan yapmışlardır.
*Taşıt aracı noksanlığı nedeniyle intikaller aksamış, cepheye cephane ve erzak ulaştırılması güçleşmiştir.
*Erlerin tamamı bölgenin ağır koşullarına dayanacak şekilde giydirilememişti. Hatta erlerin bir kısmında yazlık giysiler vardı. Kaput ve postalı olmayan er pek çoktu
*Erlere yeteri kadar yiyecek, hayvanlara da yem verilemiyordu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.