24 Ağustos 2019 Cumartesi

Öztrak’tan Tek Adamlık açıklaması

Her Güne Bir Şehir : İZMİR

24 Mayıs 2019, 10:58
Bu makale 126 kez okundu
Her Güne Bir Şehir : İZMİR
Özge EBECEK

 ‘Ege’nin İncisi’ olarak anılan İzmir, pek çok kişiyi kendine hayran bırakan bir enerjiye sahiptir. Dolayısıyla Türkiye’nin en sevilen şehirleri arasında başı çeker ve ziyaretçilere yapılacak çok fazla etkinlik sunar. Çeşme, Karaburun, Foça, Seferihisar gibi birbirinden güzel plajlara sahip ilçeleri dünyaca ünlüdür. Muhteşem doğasının yanı sıra 8500 yıllık tarihiyle şehir ziyaretçilerine tarih dolu bir gezi de sunar. Şehir sınırları içerisinde pek çok antik kent ve tarihi yapı bulunmaktadır. Tarihi yerlerin bir kısmı şehirde ve şehrin müzelerinde bulunur. Asırlar boyunca önemli bir liman şehri olarak kendini gösteren İzmir'de her anlamda keyifli bir tatil geçirmek mümkündür.

İzmir Gezilecek Yerler
İzmir'in sembolü olan Saat Kulesi şehrin en merkezi yerinde, Konak Meydanı'nda bulunuyor. Gustave Eiffel tarafından planlanan Konak Pier de bu meydana oldukça yakın mesafede, mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Tarihi Kemeraltı Çarşısı da kulenin yakınında bulunuyor ve İzmir gezilerinin olmazsa olmazlarından birisi. Çarşıda bulunan Kızlarağası Han ise oturup soluklanabileceğiniz duraklardan. Şehrin merkezinde, modern binaların arasında parlayan Agora Ören Yeri, İzmir'in ilk dönemlerine tanıklık etmiş yerleşim yerlerinden birisi. Çevredeki antik kentlerden derlenen eserlerin bir kısmı ise İzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. Arkeoloji Müzesi'nin dolup taşmasıyla kurulan İzmir Tarih ve Sanat Müzesi ise tarihseverler için iyi bir adres. Avrupa'nın en büyük doğal yaşam alanı olan Doğal Yaşam Parkı da İzmir'de bulunuyor. Kadifekale'yi şehrin zirvesi olarak nitelemek mümkün. Körfez manzarası içinse adres Tarihi Asansör ​olmalı. Adı geçen tüm bu yerlerle ilgili detaylı bilgiye aşağıdan ulaşabilirsiniz. 
İzmir Saat Kulesi
İzmir Konak Meydanı’nda bulunan ve şehrin simgelerinden biri haline gelmiş olan İzmir Saat Kulesi, Osmanlı İmparatorluğu padişahlarından Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının çeyrek asırlık kutlaması adına İzmir Valisi Kıbrıslı Kamil Paşa’nın emriyle 1901 yılında inşa edilmiştir. Kulenin yapımına başlanmadan, İstanbullu kuyumcu Zingulli Usta kulenin bir maketini hazırlamıştır.
Saat Kulesi, gövde itibariyle beyaz mermerden, kalan bölümleriyle kesme taş oymacılığı ile inşa edilmiştir. Dört ayaklı bir platform üzerinde 25 metre yüksekliğindeki bu yapı, sekizgen kaideli ve dört katlı olarak tamamlanmıştır. Dar kenarlarında sebillere yer verilen yapıya göz kamaştırıcı ve asil kemerler eklenerek kurnalarla fıskiyeler yerleştirilmiştir. Ancak bu fıskiyelerin iki tanesi ne yazık ki günümüze ulaşmamıştır.
Saat Kulesi’nin sekizgen bölümleri üzerinde sütunlu galeri ile kare prizma gövdeler konumlandırılmıştır. Bunların zarifçe birbirine bağlanmasıyla estetik ve dilimli bir görünüm sağlanmıştır. Buradaki galeri ve çeşmelerde, Marsilya’dan getirtilen renkli sütunlar kullanılmış ve bitkisel süslemelerle güzel bir görünüm kazandırılmıştır.
Elbette dönemin diğer eserlerinde olduğu gibi, binanın cephelerine tuğralar ve kabartma armalar yerleştirilmiştir. 1927 yılında çıkan bir kanunla bunlar kaldırılarak yerine ay yıldız kabartmaları eklenmiştir.
Kuleye, Alman İmparatoru II. Wilhelm, dönemde birçok kez yaptığı gibi burası için de bir hediye göndermiştir. Kuleye yerleştirilen hediye dört saat, mekanik bölümlerinin çalışması ve zarar görmemesi için döküm ayaklar üzerine yerleştirilmiştir. 22 dişli çarktan oluşan saat parçalarında 1901 tarihini görmek mümkündür. Bu yapı, her yıl binlerce yerli yabancı turisti ağırlamaktadır ve genel olarak orijinal haliyle günümüze ulaşmayı başarmıştır.
Tarihi Kemeraltı 
Çarşısı
İzmir’deki Kemeraltı Çarşısı, tarihî ve yaşayan en önemli alışveriş merkezlerinden biridir. Bölge, Smyrna Agorası seviyesinden (Namazgah, Mezarlıkbaşı ve İkiçeşmelik mahallesi) Konak Meydanı’nın kıyısına uzanan geniş bir alanı kaplamaktadır.
Tarihsel olarak, ilk başlarda uzun bir sokak boyunca oluşan çarşı, bir dergah olarak hizmet veriyor ve “Mevlevi Sokağı” olarak anılıyordu. 17. yüzyıla gelindiğinde bu sokak genişletildi ve çarşı hâlinde uzatıldı. Pazar, iç körfezin en sığ kısımlarında yapılan dolgu çalışmaları ile tamamlandı. Yakınına bir kervansaray ve han inşa edildi.
Kemeraltı’nın bugünkü kıyı şeridi, düz hâlini 19. yüzyıl başlarında almıştır. Rıhtım boyunca arazinin tümü o zamanlar kullanılmamış olsa da ilerleyen yıllarda etrafına Osmanlı barakaları ve kervanlar için ikametgah noktaları eklenmiştir. Adını konuttan alan Konak Meydanı, gelişimini hâliyle bu çarşıya borçludur.
İzmir Körfezi’nde 14 Eylül 1922 tarihinde meydana gelen ve “İzmir’in Büyük Ateşi” olarak anılan yangında bölge büyük hasar almıştır. 1955 yılında Konak Meydanı’nı yeniden şekillendirmek isteyen Başbakan Adnan Menderes’in talimatları doğrultusunda Sarı Kışla yıkılmış olsa da vali konağı günümüzde de yerinde durmaktadır.
Çarşı özellikle 1990’lı yıllar itibariyle yaşanan gelişim ve değişimlerle oldukça yaşayan bir yer hâline gelmiştir. İlk zamanlarında daha çok demircilerin yer aldığı bu çarşıda günümüzde sahile açık alandaki doğal bir ortamda alışverişin keyfine varabilirsiniz. Uygun fiyata çok sayıda hediyelik eşya bulabileceğiniz gibi kıyafet, ayakkabı, mücevher ve el sanatları ürünleri de yine çarşı merkezinde bulunmaktadır.
Kızlarağası Hanı
Kemeraltı Çarşısı’nın içerisinde bulunan Kızlarağası Hanı çarşıyı gezerken mutlaka uğranması gereken bir noktadır. İzmir’in en önemli yapılarından birisi olan han Kızlarağası Hacı Beşir Ağa tarafından yaptırılmıştır ve inşası 1744 yılında tamamlanmıştır. İzmir Liman Kalesi’nin yakınında bulunan han tamamlandığı dönemden itibaren şehrin ticaretinde önemli bir rol oynamıştır. İzmir Limanı’na gelen tüccarların ve zanaatkarların hanın üst katında bulunan odalarda konakladığı düşünülmektedir. Tüccarların odalarının yanı sıra hizmetkarlar için odalar ve malların depolandığı dükkanlar da mevcuttur. Her dönemde önemli bir ticaret limanı olan İzmir’de böyle bir han yaptıralarak şehrin ihtiyaçlarının giderilmesi sağlanmıştır.
Hanların çoğu gibi Kızlarağası Hanı da kare bir biçime sahiptir. Ortasındaki alanda bulunması gereken şadırvan günümüze ulaşmamıştır. 600 metrekarelik geniş avlusuna bakan üst katta 5 sütunlu ve 6 kemerli bir alan bulunur. Ortadaki avluda ise günümüzde bir çay bahçesi bulunmaktadır. Kemeraltı Çarşısı’nı gezenler hana gelip soluklanabilirler. Hanın güneyinde bir tane ve kuzeyinde iki tane bedesten adı verilen koridor bulunmaktadır. Hanın vakfiyesinden anlaşıldığı üzere güneyindeki Saçmahane ismi verilen bir kısım sonradan eklenmiştir. Hanların genel bir özelliği olarak bedestenlerde farklı tüccarlar yoğunlaşmıştır. Örneğin Bakır Bedesteni’nde bakır ve ipek ürünler satılmaktaydı. Hanın çatısında bulunan bacalardan ikisi günümüze kadar dayanabilmiştir. Bu bacalara paralel olarak yeni bacalar sonradan eklenmiştir.
Tarihi Asansör
Tarihi Asansör, İzmir’in Karataş semtinde, Konak ilçesi sınırlarında bulunan tarihi bir binadır. Mithatpaşa Caddesi ile Şehit Nihatbey Caddesi’nin arasındaki 58 metrelik kot farkını kaldırmak için bu iki cadde arasında işler. Asansörün amacı, halkın 155 basamaklık merdivenleri tırmanma zorunluluğunu ortadan kaldırmak ve hayatlarını kolaylaştırmaktır. 1907 yılında yapılan bina, iki semt arasında hızlı ve kolay ulaşımı sağlamasının yanı sıra, günümüzde de tarihi bir güzellik olmasıyla birlikte bir eğlence, kültür ve dinlenme yeri olarak halka hizmet vermektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yeni hizmetlerle halka kazandırdığı bina, kentin en değerli turistik merkezlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır.
1907 yılında Yahudi bir iş adamı olan Nesim Levi Bayraklıoğlu tarafından, Karataş’ın dar kıyı şeridinden yamaca geçişi kolaylaştırmak amacıyla yaptırıldı.
Tarih boyunca Karataş taş ocağı olarak kullanıldığı için, geçmiş dönemdeki bu faaliyet sebebiyle iki semt arasında adeta bir uçurum oluşmuştu. Bu nedenle Türklerin “Karataş Merdivenleri”, yukarıdaki bölgeye yerleşen Musevi asıllı vatandaşların “Devidasların Merdiveni” ismiyle andıkları merdivenler inşa edilerek bölgede ulaşım kolaylığı sağlanmıştı. O zamanlar merdivenlerin üst kısmında Devidas Ailesi’nin, aşağıda ise Nesim Levi adlı tüccarın evi bulunmaktaydı. Devidas’ın bir gün bu çok basamaklı merdivenlerden düşerek ayağını kırması üzerine kadim dostu Nesim Levi, buraya Avrupa’da gördüklerine benzer bir asansör inşa etme kararı aldı. Asansör kulesi için Marsilya’dan özel tuğlalar getirtildi ve 1907’de kule tamamlandı. Asansör, 1942 yılında satılıncaya kadar ondan elde edilen gelir Karataş Musevi Hastanesi’nin giderleri için harcandı.
Asansör’ün giriş kapısının üzerinde, İbranice ve Fransızca dillerinde bu yapının inşa yılı ve yaptıran kişinin isminin yer aldığı bir kitabe bulunmaktadır. Yapıya çıktığınızda balkonundan doyumsuz İzmir manzarasını kuşbakışı olarak izleyebilirsiniz. Elbette yorgunluğunuzu atmak için de İzmir’in en keyifli restoranının olduğu bu yerde manzaraya karşı bir şeyler atıştırabilirsiniz.
Konak Pier
Konak Pier, İzmir manzarasını süsleyen eserlerden biridir. Yapı, 1890 yılında ünlü Fransız mimar Gustave Eiffel tarafından gümrük binası olarak planlanmış ve inşa edilmiştir. Konak Meydanı’na yakın bir kıyıda bulunan bina, yığma taş yöntemi ve dış sıvayla kaplanmıştır. Çatısı için de ayrıca destek sistemi kurulmuştur. Gümrük binası olarak hizmet verdiği sıralarda, yapıda neredeyse bütün ihraç işleri yapılmaktaydı. Hem eski hem de çelik eklentileriyle eskiyle modernin harmanlandığı ilginç bir atmosferi bulunan binanın birden fazla girişi bulunmaktadır. Bunlardan biri, güney cephesindeki ana giriş, ikincisi ise doğu cephesinde yer alan ve yay köprüsünü gören ana girişidir.
Bina alanı, prizmatik şekillerle birleştirilmiştir. Dikdörtgen prizma hâlindeki uzun kısım, eski ve restore edilen bölümdür. Kareye benzer olan ve daha sonra binaya eklemlenmiş olan çelik kısım ise içerisinde mağazaların bulunduğu alandır. Taşlarla örülü tarihi duvarların ve ilginç çatı sisteminin içeriden görülebiliyor olması, mermer zeminle birleşen açık kemerlerle binaya kendine has bir kimlik kazandırmış durumdadır. Tepedeki küçük açıklıklar aynı zamanda serçe gibi minik kuşların da binaya girerek ziyaretçilerle dolaşmasına izin vermektedir.
Bir gümrük binası olarak tasarlana yapı, daha sonraları balık haline dönüştürülmüştür. Ancak 2003-2004 yılları arasındaki restorasyon sonrasında Konak Pier hak ettiği değeri bularak bugünkü görüntüsüne ve alışveriş merkezi işlevine bürünmüştür. Konak Pier, Saat Kulesi’ne yakın bir yerde bulunmaktadır. Hâliyle Konak Meydanı’na gelen ziyaretçiler, tarihsel doku ile denizin muhteşem dansını izleyebilirler.
Kadifekale
Kadifekale, İzmir’in antik kalesidir. Günümüzde bu isimle anılan kale, Türklerden önce Yunanlılar tarafından Pagosolarak anılmaktaydı. Kalenin bulunduğu zirve, kıyı şeridine yaklaşık 2 km mesafede yer alır ve İzmir Körfezi’nin yanı sıra İzmir kentinin genel görüntüsüne hakimdir.
İdari olarak, tepenin etrafında büyük bölümünü gecekonduların oluşturduğu ve Kadifekale, Alireis, Altay, İmariye, Kosova ve Yenimahalle gibi isimlerle anılan mahalleler yer almaktadır. 2007 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadifekale’de tadilat ve restorasyon çalışmalarına başlatılmış ve kale turistik olarak şehre yeniden kazandırılmıştır.
Burada ilk kaydedilen savunma duvarları, Büyük İskender’in “halefi” (Diadochus), daha sonra Trakya ve Küçük Asya’daki bir kral (M.Ö. 306) olan Lysimachos’un eseri idi. Bu inşaat, İskender’in Smyrna’nın yeniden kurulmasıyla bağlantılıydı ve sadece birkaç bin kişinin barındırabileceği iç körfezin güneydoğu köşesindeki eski bir höyükten taşındı. Smyrneans tarafında ibadet edilen iki Nemeseis tepesindeki kutsal alanın yakınlarında bir ağacın altında avlandıktan sonra yaptığı dinlenmenin ardından, yeni ve daha büyük bir şehrin konumu için gördüğü rüya üzerine, Pausanias’ın efsanesi ünlendi. Efsaneye göre ona uyku esnasında tanrıça tarafından yaklaşıldı ve kendisi, o noktada bir şehir bulup sitenin sakinlerini oraya nakletti. Bu efsane, kazılarda bulunan antik sikkelerde de tasvir edilmiştir.
1403’te Tamerlane tarafından ele geçirilene kadar Ceneviz hükmünde olan kale, 19. yüzyılda İzmir’in Türkler tarafından oluşturan çeşitli yamaçlarda bulunan savunma zincirinin bir parçasıydı.
Roma döneminde inşa edilen, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde yenilenen sarnıçların kalıntıları kalenin yanında bulunmaktadır. Smyrna’nın diğer kalıntıları da İzmir şehir merkezinde yer alan Smyrna’nın Agora’sında hâlen korunmaktadır.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV