banner58
 Cannes geçmişte küçük bir balıkçı kasabasıyken, günümüzde Avrupa’nın en gözde sosyo kültürel ve turistik şehirleri arasında yer almaktadır. Şehir pırıl pırıl denizi, altın kumsalları, güneşli iklimi ve dünyaca ünlü film festivali ile Avrupa ve dünyanın dört bir yanındaki turistler için bir cazibe noktası olmuştur. Tüm bunlarla Cannes, gezip görülecek birçok yere sahiptir
Cannes Eski Şehir
Cannes’ın eski şehir, yani Vieille Ville, kısmı Le Suquet olarak da bilinir. Cannes’ın ilk yerleşim yeri olan eski şehir merkezi dar ve dolambaçlı sokakları, tepenin üzerindeki kale kalıntıları, Orta Çağ yapıları ve atmosferiyle yoğun şekilde ziyaretçi çeken, Cannes’ın en önemli bölgelerinden biridir. Burası ilk başta bir Roma kampı olarak kurulmuştur. Eski şehirin dar sokaklarında yerel butik mağazalar ve dükkanlar sıralanır. Aksesuar, takı, giyim, gıda ve benzersiz hediyelik eşya ürünlerini için hem güzel bir alışveriş noktası hem de iyi bir gezinti bölgesidir.
Eski bir balıkçı köyü olan Cannes’ın bu geçmişini hissetmek için gidilmesi gereken yer eski şehirdir. Dar sokakları araç trafiğine de kapalı olduğu için rahatça gezmek mümkündür. Ancak tepe üzerine kurulu olduğu için yukarı çıkmak biraz yorucu olabilmektedir. Tepenin en yukarısında Suquet Kilisesi bulunur. 11. yüzyıldan kalma gözetleme kulesi Mont Chevalier de burada bulunur. Bu noktadan şehir manzarası nefes kesicidir.
Mağazaların ve restoranların yoğunlaştığı Meynadier Sokak da burada bulunmaktadır. Eski şehirde temmuz ayında Nuits Musicales du Suquet diye adlandırılan akşam konserleri düzenlenmektedir. Notre-Dame Kilisesi’nin bahçesinde düzenlenen bu konserler Cannes’ın atmosferinde çok keyifli olmaktadır. Son yıllarda başlayan, ağustos aylarında düzenlenen ve üç gün süren Le Suquet des Arts etkinliği de sokaklarda düzenlenen bir sanat etkinliğidir.
La Croisette Bulvarı
La Croisette yolu, Cannes’in sahil boyunca uzanan en önemli turistik yerleri arasındadır. Yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda olan bu bulvar Cannes diyince akla gelen palmiyelerin nedenidir. Bulvar boyunca yükselen palmiyeler ve deniz manzarası bulvarda yapılan yürüyüşleri keyifli kılmaktadır. Bulvarın deniz tarafında uzanan kumsalda sıra sıra plajlar varken diğer tarafında lüks restoranlar, dükkânlar, büyük mağazalar, kafeler, oteller ve çeşitli butik mağazalar sıralanmaktadır. Aynı zamanda Cannes’ın en pahalı yolu olarak da bilinir.
Batıda Festival ve Kongre Sarayı’ndan başlayan La Croisette boyunca dizilen lüks otellerin ve mağazaların bulunduğu binalar, Belle Époque döneminden kalma oldukça şık ve gösterişli binalardır. Bir süre boyunca savaşların olmadığı, refah düzeyinin arttığı bu dönemde Cannes’ın La Croisette Bulvarı gelişmiştir ve bulvar üzerine Art Nouveau örneği olan binalar yapılmıştır. Bugün bu binalar Carlton, JW Marriott Cannes, Martinez gibi ultra lüks otellere aittir. Bulvarın doğu ucunda bulunan Pierre Canto ve La Pointe Croisette Limanları’nda dünya sosyetesinin yatları bulunur. Ayrıca akşamları bulvar üzerindeki restoranların önünde park edilmiş olan lüks arabalar da dikkat çekmektedir.
Özellikle Cannes Film Festivali’nin genellikle düzenlendiği mayıs ayında, bu yolda birçok dünyaca ünlü yönetmen ve oyuncuyu görebilirsiniz. La Croisette, Cannes’de mutlaka gezilmesi gereken bir yerdir.
Lérins Adaları
Cannes’dan tekneyle 20 dakikalık uzaklıkta bulunan İles de Lerins yani Lérins Adaları, başta Sainte Marguerite ve Saint Honorat olmak üzere iki büyük adadan ve birkaç küçük adadan oluşmaktadır. Adalara ilk kez Roma İmparatorluğu döneminde yerleşildiği düşünülmektedir. Nitekim 5. yüzyıldan kalma manastır da bunu destekler niteliktedir. Cannes’ın hareketli ve gösterişli yaşamından biraz uzaklaşmak isteyenler bu adaların sakinliğinde ve kumsallarında dinlenebilirler.
Adalardan en büyüğü olan Sainte Marguerite’in isminin Aziz Honoratus’un kardeşi Azize Marguerite’den geldiği düşünülmektedir. Azize Marguerite’nin rahibelerle birlikte bu adada yaşadığına inanılmaktadır. 17. yüzyılda Chevreuse Dükü adanın sahibi olmuştur. Bu dönemde adanın meşhur hapishanesi inşa edilmiştir. Çok sağlam bir kale olan bu hapishanede ünlü Demir Maskeli Adam da hapis yatmıştır. Üzerine pek çok kitap yazılan ve film çekilen bu mahkumun kimliğini kimse bilmemektedir.
Lérins Adaları’nın ikinci büyük adası Saint Honorat ise 5. yüzyıldan günümüze dek keşişlerin yaşadığı bir ada olmuştur. Arles şehrinin başpiskoposu olan Aziz Honorat’nın 410 yılında adaya geldiği bilinmektedir. Burada bir manastır kuran Aziz Honorat, buraya pek çok keşişin gelmesini de sağlamıştır. İrlanda’nın en değer verdiği kişiklerden birisi olan Aziz Patrick’in de 5. yüzyılda burada eğitim aldığı bilinmektedir. Ada yüzyıllar boyunca keşişlerin adası olmuştur. Günümüzde de modern bir manastır bulunur ve bu manastırın gezilmesi yasaktır. Ancak tarihi manastır gezilebilir ve burada adada yapılan şarap ve bal gibi ürünler satılmaktadır.
Cannes Plajları
Cannes her şeyden önce yaz tatilcilerinin akın ettiği bir plaj şehridir. İnce kumu ve güneşli gün sayısının fazla olması ile Cannes plajları dolup taşmaktadır. Şehirde halk plajları doğu ve batı kıyılarında, özel plajlar ise bu plajların ortasında yer alır. Halk plajları çok kalabalık olduğu için sakinlikten hoşlananlar “İles de Lerins” plajlarını tercih etmektedir. Bu plajlar akşam saatlerinde oldukça sakinleşmektetir. Bu saatlerde çoğunlukla çeşitli plaj aktiviteleri ve havai fişek gösterileri düzenlenmektedir.
Cannes şehrinin 15 kilometrelik bir sahil şeridi vardır ve bunu yarısı yani 7.5 kilometresi kumsaldır. Bu kumsallar üzerinde pek çok özel plaj ve halk plajı bulunmaktadır. Genel olarak birkaç bölgeye ayrılan Cannes sahilinin bu bölgeleri La Croisette, Le Port Canto, La Bocca olarak sıralanabilir. Bu bölgelerden en yoğun olanı La Croisette’dir. Şehir merkezinde bulunan ve adını La Croisette Bulvarı’ndan alan bu bölge turistler arasında oldukça popülerdir. Fransa’nın diğer tatil şehirlerinde olduğu gibi Cannes’da şehir merkezinden denize girilir ve deniz oldukça temizdir. La Croisette üzerinde az sayıda halk plajı da bulunur. Bu halk plajları Festival ve Kongre Sarayı’nın hemen önünde ve Port Canto’nun yakınında, Pont Alexandre III’de bulunur. Halk plajları kalabalık olabilse de belediyenin sağladığı duşlar da bulunmaktadır. Özel plajların giriş ücretleri ise yarım gün ve tam gün olarak değişebilmektedir. Bazı plajlarda giriş ücretine şemsiye ve şezlong da dahildir. Genel olarak plajların giriş ücretleri 8 Euro’dan başlayıp 160 Euro’ya kadar çıkmaktadır ancak ortalama fiyatlar 25-40 Euro aralığındadır. Bazı plajların girişindeki tabelalarda fiyatlar da yazmaktadır veya turizm ofisinden plajlar hakkında detaylı bilgi de talep edebilirsiniz.
La Bocca ise Festival ve Kongre Sarayı’nın ilerisinde, şehrin batısında bulunur. Buradaki plajlar daha uygun fiyatlıdır ancak La Croisette’deki plajlara göre daha sakindir.
Forville Pazarı
Cannes’ın en büyük kapalı pazar alanı olan Marché Forville, Cannes’ın en etkileyici turistik mekânlarından biridir. Marché Forville’in tezgâhlarında birçok yerel ve ulusal gıda ürünleri, çeşit çeşit çiçekler ve hediyelik eşya ürünleri satılmaktadır. Pazar özellikle gıda ürünleri ile ön plana çıkmaktadır. Onlarca çeşit peynirden Provence şarabına kadar birçok ürünü bulabilirsiniz. Fiyatlar ise marketlere oranla ne çok pahalı nede çok ucuz olmakla beraber değişmektedir. Turistlerin oldukça rağbet gösterdiği Marché Forville, Cannes’de mutlaka görmeniz gereken yerler arasındadır.Forville Pazarı, Cannes’ın eski şehir kısmına dahildir. Pazartesi günleri dışında her gün sabah saat 7’den öğlen 1’e kadar açık olan pazarda bir pazardan bekleyebileceğiniz her şeyi bulabilirsiniz. Fransız kültüründe pazarlar çok önemli bir yere sahiptir ve Fransızlar mutfak alışverişlerini genellikle bu pazarlar yaparlar. Ayrıca pazarlarda ürünlerin tadına da bakabilirsiniz ki siz tezgaha yaklaşıp ürünlere bakmaya başladığınızda tezgahtarlar ürünlerin tadına bakmanızı tavsiye edecektir. Forville Pazarı’nda ise özellikle Provence bölgesinde yetiştirilen ve yapılan ürünler bulunur. Taze meyve-sebzenin dışında bal, şarap, ekmek, sabun, peynir, zeytin, zeytin yağı, şarküteri ürünleri ve soslar bu ürünler arasındadır. Özellikle domates, fesleğen, zeytin yağı gibi çok farklı üründen yapılan çeşit çeşit soslar çok lezzetlidir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.