Daha çok yabancı film ve dizilerde bayıla bayıla izlediğim yaşam mücadeleleri, gerçek hayata taşınmaya başladı sanki. Genellikle bilim kurgu filmlerinde bir virüs dünyayı tehdit eder ve göz açıp kapayıncaya kadar tüm dünyaya yayılır. Bir bakmışsın ki o sıkıcı rutin hayatını özler hale gelmişsin. Tek yapman gereken hayatta kalmaya çalışmak olmuş. O beğenmediğim burun kıvırdığın yemeğe muhtaç olmuşsun. Temiz su bulmak, temiz kıyafetler giymek lüks olmuş. Güvenli ve deliksiz bir uyku çekmek hayal olmuş. Bunları önceden olabileceğini tahmin eden bazı kişilere deli gözüyle bakmışsın. Onlar yer altına sığınak inşa edip, yiyecek depolarken abartıyor zannetmişsin. Ama şimdi hak veriyorsun. Keşke ben de yapsaydım diye geçiyor içinden...
***Evet bu tarz filmler izlemeyi seviyorum. Hiç te abartı bulmuyorum üstelik. Dünya bir taraftan gelişirken, bir taraftan da değişiyor. Bu değişime bağlı olarak yeni virüslerin de türemesi hiç de imkansız değil. Teknoloji sürekli gelişiyor. Nükleer güç, biyolojik silahlar derken her şey mümkün görünüyor bana. 
İmkanım olsa ben de yer altına bir sığınak inşa ederdim. İçerisini de hayatta kalmak için her türlü ihtiyaca göre donatırdım. Yiyecek, giyecek, silah... Kısaca ne gerekiyorsa... 
Şuan dünya bir dönemecin eşiğinde. Durum hiç te iyiye gitmiyor üstelik. Bir çok önlem alınmasına rağmen hızla yayılmaya  devam eden corona virüsü (covid-19) tüm dünyada yaşam dengesini bozdu. Zaten giderek artan bir küresel krizin içinde olan dünya, hızla yayılan virüs nedeniyle daha da büyük bir çıkmazın içine girdi. Şu vakitten sonra virüsün yayılması dursa, ölümler dursa dahi hiç bir şey eskisi gibi olamayacak. 
Şuan rahat evlerimizde oturmuş, ne olacak diye düşünüyoruz.  Aldığımız haberler hep olumsuz, gidişat hep daha kötüye doğru. Bazı ülkelere yağmalamalar, yokluk baş göstermeye başladı bile. Ölümle yaşam arasındaki mücadele ve korku insana her şeyi yaptırabilir. Filmlerde gördüğümüz yaşam mücadelesi; açlık, susuzluk, yokluk, bulunduğun rahat ortamdan mahrum kalmak çok da uzak ve imkansız değil artık. Bir de corona virüsüne yakalanma korkusu üzerine eklenince bu psikolojiyi kaldırmak çok zor. Evde kalmak ta oldukça zorluyor insanları ama, en azından evim dediğin dört duvar güven veriyor. Çok etkili önlemler alındı alınmasına ama, bence sokağa hiç çıkılmasa daha iyi olacak. Okullar tatil olmasına rağmen, iş hayatı devam ediyor. Virüsün yayılması ancak evden hiç kimse çıkmazsa önlenebilirdi. İnsanlar anlamak istemiyor, özellikle yaşlılar. En büyük risk grubu onlar olmasına rağmen hala sokaktalar. Banklarda oturuyorlar. Bu yüzden banklar da toplatıldı. Çoğu iş yeri kapandı. Bir kaç hafta dışarıya kimse çıkmasa, hayatımıza evlerimizde güven içerisinde, kaygı duymadan devam etsek ne güzel olurdu. Şu kritik haftaları daha az tedirgin olarak atlatırdık. En kısa sürede normale dönmek dileğiyle, kalın sağlıcakla...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.