İşim gereği toplu taşıma araçlarını sık sık kullanırım. Her gün pek çok olaya şahitlik ediyorum. Pek çoğu da insanların birbirlerine karşı olan sabırsız davranışları. İncir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerden herkes birbirine laf söylüyor. Yok çok yavaşsın, yok ne bu acele, yan baktın, düz baktın...
Bir an düşünüp derin bir nefes alsalar, aslında birbirlerinin kalbini bu kadar kolay kırmalarının ne kadar lüzumsuz olduğunu anlayacaklar. Negatif olmak için bahane çok. Kalabalık, gürültü, hava şartları, ortam kokuları, nedense bir türlü işlek hale gelemeyen trafik toplu taşıma araçlarının ortak sorunları. Böyle sorunlar yaşayınca insanlar da birbirine patlamaya hazır bomba misali beklemedeler.
Kaba insanlarla her yerde karşılaşıyoruz. Trafikte daha da fazla. Otobüs şoförlerini genellemek istemiyorum ama özellikle bazılarının insana saygısı yok. Bence kamu görevinde çalışan kişilerin belli rutinlerle bazı sağlık testlerinden geçmesi gerek. Özellikle psikoloji testlerinden. O an başka bir şeye sinirlenmiş ve ya canı sıkılmış olabilir ama hıncını hiç tanımadığı yaşlı bir teyzeden çıkarmamalı. En son şahit olduğum olayda şoför bey inmek için ön kapıya kadar gelmiş yaşlı bir teyze ve kucağında bebeği olan bir kadıncağızı ‘arka kapıdan inin’ diye ikaz etti. Zaten kapıyı açmışsın, otobüse binen yok, otobüs ağzına kadar dolu, yaşlı teyze inse ne çıkar yada çocuklu kadın! Yaşlı teyzenin cevabı çok güzeldi ‘siz hiç yaşlanmayın emi evladım’ dedi ve arka kapıya doğru ilerledi. Şoför bey artık nasıl bir ruh haline sahipse insanlara duyarlılığını kaybetmiş. Mesleki deformasyon diyeceğim ama kimsenin işi kolay değil. Önemli olan bu kadar problemin arasında pozitif kalıp, duyarlı olabilmek. Sadece bir nefes daha alıp sözlerimizi öyle sarf etmeyi öneriyorum .
Durağı iki metre geçti diye durmayıp yolcuyu bırakan, iddaa bayii önünde iddaa oynamak için yolcuları bekleten de sizsiniz. Bir ahbabıyla karşılaşınca muhabbete dalan da ya da koskoca otobüsü sürerken telefon ile konuşup bir otobüs dolusu insanın hayatını hiçe sayan da sizlersiniz. Kural kuralsa herkes uysun kurallara!
Bu rahatlığın sebebi bence maaşlı çalışan olmakta gizli. İşini sahiplenmesi gerekirken nasıl olsa mecbur otobüse binmek zorunda gözüyle bakıp, rahatlarına bakıyorlar. Şirketin sahibi kendileri olsa daha bir anlayışlı olurlardı eminim ki daha çok müşteri gelsin. Oysa ki insan her yerde insandır. Patron da olsan işçi de olsan iş yine senin işin. Düzgün yaparsan, sahiplenirsen sen kazanırsın. Sabahın körü işine gitmek için evden çıkan vatandaş da bir güler yüzü, bir günaydını hak ediyor. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.