Hafter güçlerinin saldırıları
Hafter ve kendisine bağlı güçler rahat durmuyor. Mayıs 2020’a kadar pek saldırı olmamasına rağmen bu sessizlik bozuldu. Sebha kentinden gelen ve Ubari’ye bağlı Cerme bölgesinde konuşlanan Hafter’e bağlı milisler Ali Kinne karargâhına saldırmış ve küçük çaplı bir çatışmadan sonra geri çekilmek zorunda kalmışlardı.
Mayıs ayında başkent Trablus ve çevresinin darbeci Hafter güçlerinden kurtarılmasından bu yana bölgede ilk kez böyle bir saldırı düzenlenmişti. Trablus’un yaklaşık 1000 km. kadar güneyinde bulunan ve nüfusunun çoğunluğunu Tuareglerin oluşturduğu Ubari, Hafter güçlerinin işgalinde bulunan ülkenin en büyük petrol sahası Şerara’ya da ev sahipliği yapıyor.
Bazı saldırılar
Aralık 2019’da Hafter’in donanma komutanı da Türk gemilerini vurma emri aldığını açıklamış ve bazı gemilerimize saldırı ve sataşmalar olmuştu.
18 Şub 2020 — Trablus limanında demirli silah ve mühimmat dolu Türk gemisinin bu vurulduğu açıklanmıştı.
09 Aralık 2020’de --- Libya’nın Misrata kentine ilaç taşıdığı belirtilen bir Türk gemisi, talimatlara uymadığı iddiasıyla Halife Hafter güçleri tarafından durdurulmuş ve Derne’nin doğu limanı yakınlarına çekilmişti. Bu tarihler arasında da iki gemimize silahlı saldırı yapılmıştı.
Türkiye’nin diretmesiyle müdahaleler
Libya ordusu 25 Mart’ta başlattığı “Barış Fırtınası” operasyonu kapsamında 3 Haziran’da başkent Trablus’un bütün idari sınırlarında, 5 Haziran’da da Terhune kentinde kontrolü sağlamıştı. Hafter milislerinin, Trablus’a yönelik 14 ay süren saldırılarında harekât ve ikmal merkezi olarak kullandığı Terhune’nin kurtarılmasının ardından Libya makamları, şehirde ve çevresinde çok sayıda toplu mezar ve cesede ulaşmıştı.
Trablus’un yaklaşık 100 km güneyinde yer alan Terhune’deki toplu mezarların ortaya çıkarılmasıyla konu hemen gündemdeki yerini almıştı. Bunun üzerine Libya Başbakanı Faiz es-Serrac, 28 Haziran’da UCM’ye çağrıda bulunarak, Hafter milislerinin işlediği suçların araştırılması için ekip gönderilmesini istemişti.
Suç inceleme heyeti
Hafter’in suçlarının incelenmesi için Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) heyeti; Savunma Bakanı Salah En-Nemruş, Başsavcılık Bürosu müfettişleri, askeri savcı, adli tıp uzmanları, Kayıpları Arama ve Tespit Kurumu ile Libya Ceza Soruşturma Birimi temsilcileriyle görüşmüştür.
Konuya ilişkin Libya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “UCM Başsavcısı Fatou Bensouda’nın ekibi, sivillere karşı işlenen suçların takibi kapsamında Libya’daki üçüncü ziyaretini tamamladı” ifadesi kullanılmıştır.
Yargısız infazlar
Toplu mezar suçlarını da incelemek üzere adli tıp uzmanları, Kayıpları Arama ve Tespit Kurumu ile Libya Ceza Soruşturma Birimi temsilcileriyle görüşmüştür. Bunun yanında kurbanların ailelerinin ve doğu bölgelerinden tehcir edilmiş kişilerin tanıklıklarının belgelenmesi konularında da yoğun çalışmalar başlatılmıştır.
Libya Savunma Bakanlığı, Hafter yanlısı “Kaniyat” milislerinin, Terhune’yi kontrol ettiği dönemde, şehirde muhalif gördüğü sivil halkı ve rakip gördüğü aşiretleri yargısız infaz etmekle suçlamaktadır.
Hafter’in durumu
Hafter, kendi menfaatlerini ülkesinin menfaatlerinin önüne taşımıştır.
Arkasına Mısır, Yunanistan ve Fransa’yı almıştır.
Kendisi ve şürekâsı “Türklere karşı olma bilinciyle dopdoludurlar. Bu bilinci, kendi
kontrolündeki aşiretlere yaymakta, bu Türk karşıtlığı yönelim Yunanistan ve Fransa gibi ülkeler tarafından da işlenmektedir.
Hafter güçlerinin silah ve mühimmatını sağlayan Mısır lideri Sisi, ülkesinin Libya sınır
boylarında yığınaklanma yaptığını açıklamış ve desteğini belirtmiştir. Türkiye’nin uyarılarına rağmen bu ısrarcı tavrını sürdürmektedir.
BAE, Türkiye’nin tarihten gelen emperyalist bir anlayışla Libya’yı işgale kalktığını,
oradaki Müslümanların Türklere karşı direnişe geçtiğini ve BAE’nin bu mazlum millete yardım sağladığını kendi iç kamuoyuna yansıtarak içeriden tepki görmemeye özen göstermekte ve Hafter’e desteğini sürdürmeye devam etmektedir.
Sonuç olarak Türkiye, Balkanlardaki ısrarcı tutumunu burada da göstererek Hafter’i savaş suçlusu kabul ettirebilir ve yargılanmasını sağlayabilir. En azından BAE ve destek sağlayan diğer Arap unsurların iç kamuoyuna nüfuz ederek propagandaya yönelebilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.