Gökyüzüne baktığımızda gözlerimizle 3 büyük yaratılmışı görürüz. Güneş, ay ve yıldızlar. Kur’an-ı Kerim’de; “(Allah) O ki yedi kat gökleri yaratmıştır. O Rahman’ın yarattıklarında hiçbir düzensizlik göremezsin. Haydi çevir gözünü bak, bir çatlak görebilir misin?” Mülk-3. Allah, biz her şeyi yerli yerinde yarattık. Yarattıklarımızda hiç bir noksanlık göremezsiniz diyor. Diğer ayetlerde de, “(Allah) O gördüğünüz gökleri direksiz yarattı” Lokman-10. “Göğü O (Allah) yükseltti ve mizana (terazi ölçü ve tartı) koydu” Rahman-7. “Güneş ile Ay hesap ile hareket ederler” Rahman-5. Kur’an’daki bu ayetlerin ışığında gökyüzüne baktığımızda ve bilginlerin araştırma ve incelemelerinden öğrendiğimiz bilgileri değerlendirdiğimizde şunu görüyoruz. Allah gerçekten her şeyi yerli yerinde nizam ve intizam içinde yaratmıştır. Bilginlerin incelemelerine göre, Güneş dünyamızdan bir milyon 300 bin defa daha büyüktür. Dünyamızın uydusu Ay ise dünyamızdan 49.5 defa daha küçüktür. Yani Güneş ile Ay arasındaki fark şöyledir. Güneş Ay’dan 64 milyon defa daha büyüktür. Doğrusunu Allah bilir. Aradaki kolay anlaşılır fark şöyledir. Güneşi 40 metrekarelik 2 katlı bir bina büyüklüğünde kabul edersek, Ay onun yanında, bir fındık büyüklüğündedir. Ama Allah, Güneş ile Ay’ı öyle yerinde yerleştirmişki, Güneş de Ay da biz insanlara aynı büyüklükte gibi görünüyor.  Güneş bizlere ışık ve ısı veren bir ateş parçası bir varlık iken Ay ise ateşi söndürülmüş bir varlıktır. Kur’an’daki bir ayet meali şöyledir; “Gece ve gündüz, Güneş ve Ay onun ayetlerindendir” Fussilet-37. Bir başka Ayette ise dünya hayatı şöyle anlatılıyor. “Bilinki dünya hayatı ancak (geçici) bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda bir övünme, mal ve evlatta çoğalma yarışıdır.” Hadid-20. Ayrıca bu konuda  Kur’an-ı Kerim’de hem Güneş adını, hem Ay adını taşıyan sureler var. Kur’an’da Güneş’in adı Şems diye geçiyor ve 91. surenin adıdır. Yine Kur’ân’da Ay’ın adı Kamer olarak geçiyor ve 54. Surenin adıdır.
Dünyamıza bakıyoruz, kendi mihferi (ekseni) etrafında bir saniye bile aksatmadan dönüşüne devam ediyor. Aynı şekilde güneşin etrafındaki 365 gün 5 saat 44 dakika, 22 saniyelik dönüşünde saniye aksatmadan Allah’ın koyduğu kanun ve nizam içinde devam ediyor. Yine ay da dünyamızın çevresindeki dönüşüne de  saniye aksatmadan devam ediyor.  Kur’andaki bir ayette şöyle diyor: “Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ı tesbih etmektedir. Hadid-1. Bunlarda düşünen insanlar için büyük ibretler vardır.
Gökyüzüne baktığımızda gözlerimizle 3 çeşit yaratılmışı görürüz: Güneş, ay ve yıldızlar. Bunlar Allah tarafından biz insanların hizmetine sunulmuştur.
GÜNEŞ: Isı ve ışık kaynağı olan Güneş, hem ısıtır, hem aydınlatır. İnsan, hayvan ve bitkilerin yaşaması için olmazsa olmazıdır. Bilginlerin hesaplamasına göre Güneş’in kendi ekseni etrafındaki dönüşünün 27 gün olduğu, yüzeyinin sıcaklığının 6000 derece, merkezinin sıcaklığının ise 15 milyon derece olduğu tahmin ediliyor. Doğrusunu Allah bilir. Allah’ın Kur’andaki ayetleriyle güneş şöyle açıklanıyor: “Güneş kendi karargahında cereyan etmektedir. (Kendi mihferi, ekseni etrafında dönmektedir.) Yasin-38.
Diğer bir ayet de şöyledir: “Ne Güneş Ay’a erişir (geceyi önler) ne de gece gündüzü geçer (zamansız gelir). Güneş, ay ve yıldızların hepsi de ayrı bir felekte (yörüngede) yüzmektedirler. Yasin-40
“Sabahı (gecenin karanlığından) yaratıp ağartan O’dur. (Allah’tır)
O geceyi dinlenmek, Güneş’i ve ayı da (vakitleri) hesaplamak için yaratmıştır.  Bu mutlak galip (her şeyi) hakkıyla bilen (Allah’ın) takdiridir.” Enam-96. 
AY: Geceleri dünyamızı aydınlatan Ay da yine Allah tarafından biz insanların hizmetine sunulmuştur. Bizler Güneşle hem şemsi ay mevsim ve yılları öğreniyoruz, hem de namaz ve oruç gibi günlük ibadet vakitlerini uyguluyoruz. Ay ile de gün ve ayları takip ediyoruz. Çünkü Allah bir adalet ölçüsü olarak oruç, hac ve zekat gibi yıllık ibadetleri Kameri ay ve yıla göre düzenlemiştir. Ay ışığı ile biz insanlar, geceleri yollarımızı buluyoruz. Köy, kasaba ve ilçelerde yaşayan çiftçilik, koyunculuk ve büyükbaş hayvancılıkla uğraşanlar, eskiden geceleri Ay ışığına, bugünkünden daha çok muhtaçtı. Hele hele bundan 70 yıl öncesi, insanların yüzde 90’ının çiftçilikle uğraştığı yıldızlarla ilgili çok sayıda ayetler bulunmaktadır. İşte o konudaki ayetlerden bazıları şöyledir: “(Allah) Karanın ve denizin karanlıklarında kendileriyle yolunuzu bulasınız diye, yıldızları sizin için yaratandır. “ Enam-97.
“Gerçekten biz dünya semasını yıldızlar ile ziynetledik ve süsledik.” Saffat – 6.
“Artık yemin olsun, yıldızlarda vuku bulacak olaylara.” Vakıa-75. “Gök yarıldığı, yıldızlar dağılıp döküldüğünde, denizler fışkırtıldığında, kabirler altüst edilip (ölüler diriltildiğinde)  her nefis, (yapıp) öne sürdüğünü, (yapmayıp) bıraktığını (görüp) bilecek.” İnfitar -1-5. “Yıldız da, ağaç da (Allah’a) secde ederler..” Rahman-6
SECDE: Eğilmek, Allah’ın emrine boyun eğmektir.
Kur’an-ı Kerim’de Güneş, Ay ve yıldızlarla ilgili daha çok sayıda ayetler bulunuyor. İşte onlardan bir kaçı:
“O (Allah) Güneş’i bir ışık kaynağı yapmış ve Kamer’i de nur (yapan ve) ona menziller takdir buyurmuştur. Senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye Allah bunları ancak hak olarak yaratmıştır.” Yunus-5
“And olsun göğe ve Tarık’a. Tarık’ın ne olduğunu sana ne bildirdi? (Bilemezsin), (O parlak ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.” Tarık-1-3

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.