‘Reforma ihtiyacımız var’
Moderatörlüğünü Prof.Dr.Ensar NİŞANCI nın yaptığı konferansa Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Cemil Ertem ve Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç Dr. Selman Öğüt katıldı.
Konferansta konuşan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Cemil Ertem, Türkiye’de 12 Eylül Anayasası 1980’den bir çok değişimler gördüğünü söyledi.
Türkiye’nin 1980 anayasasını rafa kaldırıp, ihtiyaçları kaldırabilecek bir anayasal sisteme geçemediğini vurgulayan Ertem, şunları kaydetti; “Bu ihtiyaç uzun zamandır Türkiye’nin gündemindedir. Sistem bir tıkanma noktasına gidiyor. Bu anayasa değişikliği Dünya’nın içine bulunduğu değişiklikten meydana geldi. Dünya teknolojik ve ekonomik durum hızla değişiyor.  Gelişmiş ülkelerin gerilemesi, geri kalmış ülkelerin gelişerek gelişmiş ülkelerin yerini alması bazı sonuçları beraberinde getiriyor.  Dünya’nın üretim merkezleri git gide doğuya kayacak. 21. yılın ilk çeyreğinde doğu, batıya yetişecek. Bu değişim sürecinde araştırmacı yazarlara göre Amerikan’ın yerini Çin alabilir. Asya’nın Batıya yetişmesi oluyor ama diğer taraftan özellikle Avrupa kıtası giderek daraldı. Hollanda ve Almanya daha zengin bir Avrupa oluşturmak için harekete geçtiler. Bu çerçevede Türkiye Bu  sistem değişliğini yapmak zorundadır.”
“Büyümek çok önemli”
Dünya’da para ve mali politikanın çok önemli olduğuna da vurgu yapan, Ertem sözlerini şöyle sürdürdü; “ Bugün Avrupa Birliği'nin temel sorunu, para politikası ve maliye politikasının örtüşmemesi. Ortak para birimi ve bir merkez bankası var. Onun para politikası var fakat ortak maliye politikası yok. Almanya bu anlamda diğer ülkelerde adeta maliye politikasıyla yeni bir sömürge düzeni ilan edilmiş ve devam ediyor. Avrupa Krizi'nin temel nedenlerden biri, ortak bir maliye politikasının olmaması. Para politikası ve maliye politikası ortak olmazsa orada bir iktisat politikası yoktur. Türkiye'de para politikası ve maliye politikasının ortaklaştığı bir durumun olduğunu ben zannetmiyorum. Para politikasının yeni bir düzenleme ile yola girmesi gerekiyor. Maliye politikasının da yalnızca faiz dışı bütçeyi merkeze alan bir yolda devam etmemesi gerekir. Maliye politikasının esas AK Parti iktidarları bunu bütün bu dönemler boyunca çok ciddi olarak yaptığı çalışmalar kapsamında Tekirdağ'da bir ihracat terfi olabilir. Bu anlamda İstanbul entegrasyonu Tekirdağ'da daha belirgin hale gelebilir. Limanlarımızı Hamburg'daki limanlar gibi çalıştırabiliriz. Bunların demiryolu ve karayolu bağlantılarını ve ulaşımlarını daha hızlı ve etkin sağlayabiliriz. 
Bu anlamda bütçenin açılması gerekiyorsa bu altyapı çalışmaları için açılabilir. Bunun orta ve uzun dönemde çok büyük getirileri olacaksa bu yatırımdan korkmamak gerekiyor. İstihdamı yukarı çekebilecek bir maliye politikası içerisinde düşünmek gerekir. Kamu yönetiminde de biliyorsunuz ihale yasalarının yeniden düzenlenmesi, bu anlamda daha şeffaf ve daha görülebilir ve Uluslararası rekabete açık bir düzenleme yapılması çok önemli. Kamu maliyesinin daha etkin olması ve daha verimli çalışmayı gündeme getirmesi memurların işe alımını da etkiliyor. Dönüşüm reformları, ihracatta finansmanı elde edemezse, Türkiye sermaye ihraç edemezse ekonomisini gelişmiş ülkeler seviyesine getiremez. Türkiye'ye yatırım yapacak yatırımcının uzun vadede finansmanını sağlayacak reforma ihtiyacımız var. Eğitim ve işgücü reformu da ortaya koymamız gerekiyor. Aynı zamanda tarımda da reform yapılması lazım.”
“Demokrasinin tanımı çok farklı”
Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç Dr. Selman Öğüt ise Demokrasinin tanımı çok farklı olduğun belirterek; ““Sürecin analizi hem siyasal hem hukuki açıdan çok önemli. Ama bu analizi yapabilmek için önce “evet” ve hayır” cephesi arasındaki problemi tespit etmek lazım. Temel problemimiz bilgi dezerformasyonu. Hani yarı cahiller cahillerden daha tehlikelidir ya... Yarım doktor candan, yarım imam da imandan eder deriz ya, ülkede de böyle yarım cahiller var. En büyük problem zaten bilgiyi bu kadar hızlı bir şekilde ulaşılabilir kılarken bunun bir sonucu olarak yarı cahiller yaratmış olmak. 
Bu tabii ki kişi bazında kalmıyor ve kavramlara sirayet ediyor. Kavramlar da doğru düzgün tanımlanamıyor. Ben 2011 yılında başlayan bu anayasa uzlaşma komisyonunda son 5-6 ayda mecliste uzman olarak görev yaptım. 4 parti orada eşit şekilde temsil edildi. Her partiden 3'er tane milletvekili geldi. Aslında orada ampirik demokrasi olması gerekiyordu. Siz bütün kesimlerin isteklerini bir anaysa içerisine koyamazsınız. Demokrasinin modern anlamdaki tanımı çok farklı” dedi.
4Hakan Karaca

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.